Biz bu yöneldiğin kıbleyi özellikle Resule uyanlarla sırt çevirenleri açıkça ayırt edelim diye belirledik. Bu, Allah'ın hidayet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelecektir. Allah imanınızı asla zayi edecek değildir...
"Bireysel düzlemde kalan ve kurumsallaşmayan iltimasla pek kolay olmasa da bir şekilde mücadele edilebilir. Ancak örgütlenmiş iltimasla başa çıkmak, çok daha zor bir iştir. Özellikle dinî inançları ideoloji hâline getiren örgütlü yapıların hem kamusal hem de sivil alanda yarattıkları sinsi ve süpürücü iltimas bağlantıları evrensel bir patolojidir. Bundan istifade eden insanların olup bitenden rahatsızlık duymamaları açıklanmaya muhtaçtır. Belki Eric Hoffer'ın "Bütün aktif kitle hareketleri ... taraftarları ile dünyanın gerçeklikleri arasına olguları örten bir perde koymaya uğraşırlar."143 sözünden ilham alarak örgütlerin günahları meşrulaştırma yeteneklerine bakıp bir izah imkânı aranabilir"s.121
Kasım 1922’de Mısırlı bir delikanlı, İngiliz Mısırbilimci Howard Carter’ı (1874–1939) Tutankhamun’un mezarına geden merdivenlere götürdüğünde yeni bir ilgi çılgınlığı başladı.Carter, ortaya çıkaracağı hazineleri ve bilgiyi hayal dahi etmemişti.Tutankhamun’un mumyalanmış bedeninin bandajlarına sarılmış 143 adet küçük eser, altın ve değerli mücevherlerle parıldayan tılsımlar vardı.Tanrı ve tanrıçaların sembolleriyle şekillendirilmiş, temsil ettikleri mitteki güçlerle donatılmış olan bu eserler arasında, Nekhebet için kanatlı başlıklı bir yaka, Horus için göz şeklinde bir bilezik, tanrıça Meretseger olarak insan başlı kanatlı bir kobra, Tutankhamun’un yeraltına yolculuğunu temsil eden tekne şeklinde parçalar vardı.Hepsini taçlandırmak için miğferinin altında, Yukarı ve Aşağı Mısır’ı yönetme hakkını temsil eden iki sembol olan şahin ve yılanın olduğu bir taç bulundu.Tutankhamun’un mezarının keşfedilmesine büyük ilgi duyulsa da Howard Carter’ın ünü yayıldı, Carter’ın kaldığı evin yakınında tanrı ve tanrıçalarla ilgili şaşırtıcı ve ilginç buluntular vardı.Howard bu resimleri, heykelleri ve yazıtları inceleyebilirdi.Bunlardan biri, tanrıça İsis’ti.