Merhaba kitap dostlarım! “Saç Örgüsü”nden sonra yazardan okuduğum ikinci kitap. Bu kitabı da oldukça çok beğendim. Kısa sürede bitirmiş oldum.
Saç Örgüsü kitabının tamamen devamı diyemeyiz. Ama bazı hikayelerin bu kitapta biraz da olsa kesiştiğini, izler taşıdığını söyleyebiliriz.
Kitapta Hindistan’da yaşayan kadınların zorlu yaşamlarını, dayatılan körü körüne bağlanılmış gelenek göreneklerini, çocuk gelinleri, kadınlara biçilen rolleri, kastlar arası hiyerarşi ve birbirilerine uyguladıkları baskıları, uygulanmayan yasaların acı bir şekilde konu olarak işlendiğini görüyoruz.
Kitabın baş kahramanı Lena’nın geçmişte yaşamış olduğu trajik bir olaydan kaçarak Hindistan’a gelmesi ve orada trajik olaylara şahit olmasını okuyoruz, hatta birebir yaşıyoruz…
Lena’nın çabasına, mücadelesine, verdiği savaşa hayran kaldım. Bir küçük kızla hayatı nasıl kesişiyor? İkisini neler bekliyor? Okurken merakla sayfaları çevirip bakmak istiyorsunuz.
Tavsiyemdir. Mutlaka okuyun. :)
Kitaptan Alıntılar
*”Yaşam geriye bakarak anlaşılır. Ancak unutmama gerekir ki ileriye bakarak yaşanmalıdır.” (Syf 58)
*Rüzgar karşısında direnen bir sazlık gibiydi: Eğiliyor ama kırılmıyordu.(Syf 75)
*Yas, paylaşılmayan bir acıydı; kimse yaşınızı taşımanıza yardım edemezdi. (Syf 86)
*”Eğitim hayata hazırlık değildir.
Eğitim hayatın ta kendisidir.”
~John Dewey (Syf 121)
*”Çocuklar her şeye sahipler, elinden alınanlar dışında.” (Syf 143)