Bedi siracussurc

Bedi siracussurc
@14siracussurc
Hayırlı Cumalar
------------------------------ İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar. Tarihçe-i Hayat
Bedi siracussurc
📌sizlerde bir vecize yazabilirsiniz inşâallah📕 ..
Reklam
"Ve,O Âdem'e her şeyin ismini Öğretti,Sonra onları meleklerin önüne koydu ve "dedikleriniz doğruysa haydi bu bu [ şey] lerin isimlerini bana söyleyin bakalım." dedi. ~•°•*Bakâra Süresi/ âyet31 Bu Kavramın (Talim-i Esma) Anlamı: İslam alimlerinin yorumlarına göre bu öğretme, Hz. Adem'e yalnızca kelimelerin ve varlıkların adlarının ezberletilmesi değil; eşyanın özelliklerinin, tabiatın işleyişinin, dilin ve ilim üretme kabiliyetinin potansiyel olarak verilmesi anlamına gelir. Bu yönüyle insan; eşyayı tanıma, isimlendirme ve öğrenme yeteneğiyle donatılmış, yeryüzündeki ilahi hilafet görevini bu bilgi kapasitesiyle üstlenmiştir. Lafzen" bütün isimleri" Bütün dilbilimcilere göre "isim terimi",bir maddenin,bir eylemin veya bir niteliğin bilgisini temsil eden ayırd edici ifadelere [ Lane IV, 1435] ; felsefe terminolojisinde ise" kavrama"işaret eder.Buradan hareketle tüm isimlerin bilgisi"nin,bu anlam örgüsü içinde,mantıki tanımlama ve dolayısıyla" kavramsal düşünme Melekesine" delalet ettiği sonucuna varabilir.

Fahri Cktr

@KalbVeKulak
·
"İnsanın varlık skalasında en üst mertebeye taşıyacak olan cevher, onun bilme vasfıdır."
Kitap Alıntısı
Bedi siracussurc
Yirminci Söz'ün Birinci Makamında tafsilen beyan olunan üç âyettir ki, şahs-ı Âdem'e talim-i esma unvanıyla nev'-i benî-Âdeme ilham olunan bütün ulûm ve fünunun talimini ifade eder. Ve Âdem'e, melaikenin secde etmesi ve şeytanın etmemesi hâdisesiyle nev'-i insana semekten meleğe kadar ekser mevcudat musahhar olduğu gibi, yılandan şeytana kadar muzır mahlukatın dahi ona itaat etmeyip düşmanlık ettiğini ifade ediyor. Hem kavm-i Musa (A.S.) bir bakarayı, bir ineği kesmekle Mısır bakarperestliğinden alınan ve "İcl" hâdisesinde tesirini gösteren bir bakarperestlik mefkûresinin Musa Aleyhisselâm'ın bıçağıyla kesildiğini ifade ediyor. Hem taştan su çıkması, çay akması ve dağılıp yuvarlanması unvanıyla; tabaka-i türabiye altında olan taş tabakası, su damarlarına hazinedarlık ve toprağa analık ettiğini ifade ediyor. Sözler - 401