“Gerçek kaybolduğunda geriye yalnızca karanlığın fısıltıları kalır”
Herkese merhaba..Karanlık atmosferiyle sizi yutuverecek benim favori türlerimden biri olan bir psikolojik gerilim önerisiyle geldim bugün.
Karanlığın Fısıltıları,Charlie Parker serisinin 21.kitabı.Evet yanlış okumadınız 21!!Toplamda 23 kitaptan oluşuyormuş seri ve bilin bakalım bunu kim bilmiyordu? Dahası da var yazarımız John Connolly,2007 - 2013 yıllarında en iyi edebiyat ödülü ve en iyi kurgu dışı eser dalından ödüllere layık görülmüş ve Edgar ödülünü kazanmış..Şimdi düşünün karşımızda nasıl bir kitap var!
Sessizlik bir suç olabilir mi?
Bir düşünün..Annesiniz ve çocuğunuzla evinizde,mutlusunuz ve güvende olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ama sabah kalktığınızda çocuğunuz ortadan kaybolmuş, ondan geriye ise sadece arabanızda kanlı bir battaniye var. Bunlar da yetmezmiş gibi sorgular,soruşturmalar ilerledikçe tüm şüpheler üzerinize toplanıyor ve bir anda katil damgasını yiyorsunuz?Düşünmesi bile boğucu değil mi ama?
Charlie Parker..Kesinlikle serinin diğer kitaplarını da okurum dedirten bir karakter.Kendi geçmişinde de kırılganlıkları olan,soruşturmayı yürütürken bir yandan kendiyle de sürekli mücadele eden,kendine rağmen gerçeğin peşini asla bırakmayan biri.Kesinlikle farklı bir dedektif,mantığının yanında sezgilerini de dinleyen..
Soruşturmalar sonunda açığa çıkan sırlar,politik çıkarlar,ailedeki çatlaklar,insanların geçmişleri ve gizlenen gerçekler her şeyi sorgulamanıza neden oluyor.Kitap boyunca herkesten şüphe ettim.Hele Colleen konusunda..Çoğunda masum olduğuna inanmak istediysem de “ya gerçekten yaptıysa?” diye düşünmeden de edemedim.Ölülerin sesini duyan Sabine Drew’den bahsetmedim üstelik daha??
Kitap 468 sayfa ve ilk 150-200 sayfası çok akıcıydı,ortalarda detaylara girildikçe biraz tempo