Namık Kemal 5Temmuz 1869 tarihli Hürriyet'te söyle yazdı:
Bizim çocuklar beş altı yaşında mahalle mektebine verilip, iki üç senede bir hatim indirdikleri ve bir kaç sene dahi tecvid ile hatimler tekrar okunduğu ve beş altı yıl sülüs ve nesih karaladıkları halde,ellerine bir gazete verilse okuyamazlar. İki satır bir tezkere kalem almak nerede?
Allah için can verenlere ve hem yine aynı dert, aynı dava ve aynı şuurla tankların altında, babasının yanında, anasının kucağında yalın ayak, silahsız ve sırf namusu, vatanı, milleti, devleti ve imanı için can verenlere rahmet olsun.
Ve elbette lanet olsun bunca mukaddes bir davanın kurulduğu bu topraklarda fesat çıkaranlara, ihanet denen pislik çukurunun içinde kendi pisliklerini yiyerek içi pislikle dolmuş ve büsbütün pislik olmuş ve asırlardır aynı hain sülalenin kan bağıyla değilse de ihanet bağıyla akrabası olanlara, masum insanların üzerine silah doğrultan, insandan doğmuş ama insan olmamışlara, çocukların üzerine bomba yağdıran, anaları evlatsız, babaları kanatsız, çocukları yetim bırakanlara ve bence bütün bu zulmü, ihaneti, vahşeti görüp, duyup, bilip de susanlarada lanet olsun...
Ordunun Sakarya istikametinde geri çekildiği ve bir meydan savaşı hazırlığının yapıldığı günlerde, 15-21 Temuz 1921 tarihlerinde Mustafa Kemal'in talimatıyla Maarif Vekaleti'nin organizasyonunda Ankara'da Maarif Kongresi toplanmıştır. Türk İstiklal Harbi esnasında böyle bir kongrenin gerçekleşmesi, yeni kurulacak Türk Cumhuriyeti'nin eğitim ve kültüre ne dere önem verdiği ve ileride eğitim politikasının neler olacağı ve aynı zamada düşmanın muhakkak yenileceğinin içeriye ve dışarıya ilan edilmesi açılarından fevkalade önemlidir.
Müfettiş zihinden hesap etti:
- Bugün otuz temuz 1816... Demek tutuklanalı on yedi ay olmuş.
- Aman efendim! Bir mahkum için on yedi ayın ne demek olduğunu bilmiyorsunuz galiba!... On yedi ay, on yedi sene, on yedi asır gibidir. Hele benim gibi suçunun ne olduğunu bilmeyen biri için... Hele benim gibi en mutlu gününde, sevdiği kızla evlenmek üzere iken, ziyafet salonunda ellerine kelepçe vurulup dostlarından koparılan biri için... Ömrünün baharında tam kaptanlığa yükselmişken denizden koparılan bir genç için... İhtiyar babasının yaşayıp, yaşamadığını, nişanlısının kendisini bekleyip beklemediğini merak eden bir genç için... On yedi ay, on yedi sene kadar uzundur mösyö!...
Bir başka terör örgütü üyesi Reşo Sait:
''1993 Temuz ayı ortalarında Genç ilçesi Seki köyüne gittik. Amacımız köyü tamamen yakmaktı... Sonra da korucunun karısını kaçırdık.''