Handan
10/10
·312 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:58
"Halide gece yaşamayı severdi kendi yalnızlığına ortak olsun diye gece açan çiçekleri sevdi hep.Kim bilir belki de kendine benzetiyordu o çiçekleri.." Güneş Bana Bak Osmanlı zindanlarında idamını bekleyen Derviş Ali ile Refik Paşa'nın kızı Handan arasında geçen yarım kalan bir aşk Diğer yandan İstanbul Vefa'da Can Feda konağına uzanan bir aile dramı, sırlarla dolu bir hikaye geçmiş ile şimdinin hikayesi gece açan çiçekler. Konağın satışı için bir araya gelen Halide ,Zeliha ,Cihangir ve Nihalin yaşadıkları , sakladıkları, günahları... Bir geceleri vardır konuşmak için sırlarla dolu odasının kapısı nihayet açılacaktır konuşulacaktır her şey çok bekledi Halide Paşagil bu günü kardeşleriyle kavuşmayı, konuşmayı 16 yıl boyunca uğursuz konakta bir hayalet olarak esaret altında kaldı. Öğreniyoruz her bir kardeşin hikayesini neden bu konakta mutsuz olduklarını,neler yaşadıklarını babaları tarafından terk edilişlerini.. Konakta asılı duran Handan Hanımın resmedildiği büyük anneanneleri bildikleri Handan'ın sırlarını.. aslında tablonun Fauto Zonaroya ait olmadığını arkasında ki sır perdelerini Tarık Tufandan okuduğum ilk kitap ve çok beğendim kalemini, dilini..
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 18. kitabı
Roman tarihi polisiye bir kitap..16.yüzyılda 3.Murat döneminde 1577 yılında ramazan ayinin ilk gününde gökyüzünde bir kuyruklu yıldız görünür …bu kuyruklu yıldızla beraber kaçırılan hamile kadınlar ve kirletilmiş kutsal kitap sayfaları halk arasında büyük bir paniğe  yol açar tabii ki de bu olayların arkasında Azdahak adlı bir örgüt bulunmaktadır… nefret ve kanla beslenen bu örgüt dünyada ne kadar kan akarsa kurtarıcıının o kadar çabuk geleceğine inanmaktadır… tabii ki de bunları önlemek isteyen iyi niyetli iki hafiye üzerinden sadrazam ve vezir üçgeninde olaylar gelişir.. Bazı yerlerde yapılan ayinler işkenceler akılalmaz ritüeller bugünün dünyasına da ışık tutmaktadır.. okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum..
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,566 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
SHAKESPEARE OKUMALARI ATAOL BEHRAMOĞLU Ataol Behramoğlu, edebiyat tarihinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilen Shakespeare hakkında pek çok yazı kaleme alınmış olmasına rağmen, onun oyunlarının dil ve anlatım özelliklerini, kurgu içindeki serbest çağrışımlarıyla birlikte ele almak istemiştir. Bu eserinde temel amacı, Shakespeare’in oyunlarının yalnızca tiyatro kurgusu üzerinden değil, içerdiği düşünsel sorunlar, şairliği ve bir düşünür olarak ortaya koyduğu metaforlar ve özdeyişler üzerinden de değerlendirmektir. 2017 ve 2021 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan 20 yazının bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitap, Shakespeare üzerine ezbere dayalı yorumlardan uzaklaşmayı amaçlar. Behramoğlu, Shakespeare’in oyun yazarlığını mümkün olduğunca içselleştirerek kendi kişisel izlenimlerini, sorularını, beğenilerini ve eleştirilerini okuyucuyla paylaşır. Behramoğlu, Shakespeare’in Hamlet oyunu için her yerde rastlanabilecek bir trajedinin, büyük ustalıkla işlenerek benzersiz bir esere dönüştürüldüğünü söyler. Shakespeare’in eserleri ne zaman okunursa okunsun farklı şekillerde idrak edilip yeniden değerlendirilebilir. Tekrar okuma isteği uyandırmasının sebebi ise kurgusundaki özgürlük ve akıcılıktır. Shakespeare dili yalın ama güçlü bir kılıç gibi kullanır; olay örgüsü okuru içine çeker ve kişi kendisini adeta oyundaki kahramanlardan biri gibi hisseder. Macbeth üzerine yaptığı değerlendirmelerde Behramoğlu, Shakespeare’in kadınlara karşı ön yargılı olduğu yönündeki düşüncelerden bahseder. Metinde pek çok yerde erkek karakterlerin yüceltildiğini, Lady Macbeth’in kişiliği övülürken bile kullanılan dilde sert ve zehirli bir taraf bulunduğunu ifade eder. Romeo ve Juliet oyununun Shakespeare’in ilk dönem eserlerinden biri olduğunu ve sanki biraz aceleyle
Edebiyat
Shakespeare OkumalarıAtaol Behramoğlu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202515 okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 181. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 13:54
Püsküllü ayraçlı kitapları çok seviyorum. Yayınevinin bu ayırıcı özelliği çok mutlu ediyor insanı. Yine çok beğenerek okudugum bir kitapla geldim .. Birinci Dünya Savaşı zamanları .Emily soylu bir ailenin kızı.Bir çiftlikte yaşıyorlar. Abisi savaşta ölmüş. Küçük kardeşi de difteriden ölmüş. Tek çocuk kalmış. Okul arkadaşı Clarissa orduya hizmet için eğitim alıp Fransa da hemşirelik yapıyor. Emily de istiyor ama ailesi izin vermiyor . Yakınlarda ki yaralı askerlere annesiyle kek götürüyorlar. Orda Robbie ile karşılaşıyor. O bir Avustralyalı pilot .Yaralanmış ve tedavi görüyor. Emily dogumgününe onları da çağırıyor ve aralarında bir yakınlaşma başlıyor. Annesi bunu hoş karşılamıyor ve Robbie yi baska bir hastaneye sevkettiriyor . Emily de devlete hizmet icin başvuruyor ama hemşire ihtiyacı olmadığı icin geri çevriliyor .Kadın Kara ordusu adlı oluşum yiyecek temin etmek için kurulmuş .Tarla işleri ,hayvan bakımı, çiftçilik. Emily ona katılıyor. Asıl bir ailenin kızı oldugu belli oluyor o toplulukta. Ama o her şeyi öğrenmeye çalışıyor Robbie yle de görüşmeye devam edip birlikte oluyor. Savaş bitince evlenme kararı alıyorlar. Leydi Charlton malikanesine bahçeyi düzeltmek için işçi isteniyor .Emily Alice ve Daisy i alıp gidiyor .Orda harabe bir kulubeye yerlesiyorlar .Leydi suratsız bir kadın .Ama Emily in bir asilzade olduğunu öğrenince onunla konuşmaya, çay içmeye davet ediyor .Gitgide aralarında guzel bir arkadaşlık gelişiyor. Emily kulübede bir sandıkta bir defter buluyor .16 .yy da yaşamış bir cadının o evde oturdugu anlaşılıyor. Sonra da bir ogretmen olan Susan oturmuş oda yazmış deftere .Köyde o ev lanetli olarak anılıyor. Defteri okuduktan sonra Robbie savaşta ölüyor ve Emily hamile oldugunu anlıyor . Ve bundan sonrası hayatta kalma mücadelesi ..Savaşın çirkin
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202635 okunma
Esme, üzümlü kekim
Puan vermedi·192 syf.··
2026 6. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 02:09
Ah Esme, üzümlü kekim… kitabı çok uzun bir süre zarfında okudum, birkaç kez de elimden bıraktım açıkçası, aslında çok seri kitap okurum ve yarım bırakma alışkanlığım yoktur, birkaç kez de baştan alırken buldum kendimi çünkü karakter aralarındaki geçişler, şu an kim konuşuyor, olay tam olarak ne bağdaştırmakta çok zorlandım. Sonlarına doğru üzülürken buldum kendimi bittiğine. Özellikle de böyle bir bitiş beklememiştim. 1930’lu yıllarda kız çocuklarından beklenen evliliğe hazırlanan kadın rolüne uymayan, 16 yaşında denediği bir kıyafet yüzünden akıl hastanesine kapatılan , tüm hayatı elinden alınan Esme’nin hikayesi beni çok derinden etkiledi. Ancak biraz daha anlaşılır -karakterler arasındaki geçişler- yazılsaydı hikayenin içine girmek daha kolay olabilirdi. Yine de kitap zor ve yavaş okunsa da sonunda güzel bir izlenim bırakıyor.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20242,957 okunma
9/10
·293 syf.··
2026 11. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:41
Maggie O'Farrell'in Hamnet romanı, tarihî bir kişiliğin gölgesinde kalan bir çocuğun hikâyesini merkeze alırken aslında kaybın, sevginin ve aile bağlarının derinliğini anlatan etkileyici bir eserdir. Yazar, Shakespeare'i doğrudan öne çıkarmak yerine onun oğlu Hamnet'in kısa yaşamı ve ölümünün aile üzerindeki etkilerini anlatmayı tercih etmiştir. Bu yönüyle roman, büyük tarihî olaylardan çok insanların iç dünyalarına odaklanır. Eserde en dikkat çekici unsur, Anne Hathaway karakterinin güçlü ve sezgisel yapısıdır. O'Farrell, dönemin kadınlarına farklı bir bakış açısıyla yaklaşarak Anne'i sıradan bir tarihî figür olmaktan çıkarıp romanın merkezine yerleştirir. Özellikle Hamnet'in ölümünden sonra yaşanan sessiz acı, abartıya kaçılmadan fakat son derece etkili bir şekilde aktarılmıştır. Romanın dili şiirsel ve akıcıdır. Betimlemeler, okuru 16. yüzyıl İngiltere'sinin atmosferine taşırken karakterlerin duygularını da derinden hissettirir. Hamnet'in ölümü etrafında şekillenen olaylar, yalnızca bir çocuğun kaybını değil, sanatın ve edebiyatın bazen en büyük acılardan doğabileceğini de düşündürür. Sonuç olarak Hamnet, tarihî roman olmanın ötesinde insan ruhunun yasla mücadelesini anlatan güçlü bir eserdir. Okuyucusuna hem duygusal hem de düşünsel bir deneyim sunan roman, geçmiş ile edebiyat arasındaki bağı etkileyici bir şekilde kurmayı başarmaktadır.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,3bin okunma