9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:19
Kitabın başında takip etmelte biraz zorlandım. Geçmişi ve şimdiyi farklı karakterlerin gözünden okumakbiraz kafa karıştırıcı ama bir yerde oturuyor. Yazar Hamnet kitabındaki gibi karakterle kendimizi öyle bir bütünleştiriyor ki sanki kendiniz yaşamışçasına burnunuz sızlayabiliyor bazı satırlarda. Esme'nin yaşamının 60 küsur yılının acımasızca elinden alınması yetmemiş gibi bir kadının yaşayabileceği en büyük acılardan biri yaşatılmış ona. Hem de belki de hayatta en güvendiği insan tarafından. Bunun yanı sıra kaderin acımasızlığı: Bir yandan hep yuva kurmak, evlenmek isteyen çeyiz düzen bir genç kız, diğer yanda erkeklere dönüp bakmayan aklı bir karış havada kız kardeşi. Böyle olmaz zorunda mıydı dedirtiyor. Kitabı çok beğendim. Özellikle 162. sayfada Kitty ve doktorun konuşmasında hiç beklemdiğim ters köşe iyle birlikte kitabı elimden bırakamadım... keşke Alex ve Iris'i biraz daha okuyabilseydik.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20242,949 okunma
10/10
·293 syf.··
2026 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 23:35
Bir kitap bir yas belki de bin acı. Bir insanı en çok kimin kaybı yaralar? Annesinin mi, babasının mı, evladının mı? Toplumda annesini ya da babasını kaybetmiş birine verilen bir isim vardır. Peki ya evladını kaybedene? Hamnet , işte bize evladını kaybetmiş anne babanın yas sürecini anlatıyor. Kitabın özeti kitabın girişinde aslında dördüncü perdenin beşinci sahnesinden yapılmış bir alıntıyla. Öldü, güzel sultanım, çoktan öldü, Öldü, gömüldü bile Taşında yemyeşil otlar büyüdü Taşı dikildi bile Okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim. Gerek dili ile gerek hikayesiyle. Öyle derin hislerle yazılmış ki anlatılan duyguları hissetmemeniz neredeyse imkansız. Hikayeyi farklı zaman dilimlerinden öğreniyoruz. Kahramanları hem şimdiki zamanda hem de geçmişte okuyoruz. Arasındaki geçiş ve bağlantı çok akıcı bir şekilde yapılmış bu nedenle hikayeden kopmuyorsunuz. Shakespeare’ı adıyla hiç okumuyoruz. Hikayede ilk olarak Latince öğretmeni adıyla tanışıyoruz onunla. İlerleyen sayfalarda ise Agnes’ın kocası, Judith’in babası, Hamnet ’ın babası adlandırmalarlarıyla karşılaşıyoruz. Daha çok Agnes üzerinden yazılmış. Anne yüreğinden. Evladını kaybeden her anne baba yas sürecini elbette yaşar nitekim bunu hikayede de görüyoruz. Ancak kadının duygusal yaratılışı erkeklerden farklı olduğu için duygu yoğunluğu Agnes’tan daha fazla alıyoruz. Okurken yüreğim ezildi, gözlerim doldu, içim titredi, boğazım düğümlendi. Hele Hamnet’in öldüğü sahne beni benden aldı. “Sen kalıyorsun ben gidiyorum. Hayatımı sana vermek istiyorum. Al, senin olsun. Sana veriyorum. “ (s.162) küçücük kalbiyle çok büyük düşündü bu sözlerle. Tüylerim diken diken oldu. Beni bu kadar etkilemesinin nedeni galiba evladını kaybeden anne babamın yüzlerinin gözümün önünden gitmemesi. Çünkü ben
Alıntı
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·168 syf.··
2026 4. kitabı
Açıkçası bu kitaba başlama sebebim, herkesin övmesi ve sürekli “ölmeden önce okunması gereken eserler” arasında gösterilmesiydi. Konusundan çok, yapılan övgülerin gerçekten karşılığı var mı diye merak ederek aldım. Ancak dürüst olmak gerekirse, benim beklentimi tam anlamıyla karşılayamadı. Yaklaşık 162 sayfalık kısa bir kitap olmasına rağmen, özellikle ilk 120 sayfası bana oldukça boğucu ve akıcılıktan uzak geldi. Orozkul karakterine okurken ciddi anlamda öfke duydum; zorbalığı, çıkarcılığı ve çevresindekilere yaşattıkları insanı sinirlendiriyor. Bir yandan Mümin Dede’nin iyi niyetli ama fazlasıyla boyun eğen tavrı da içten içe üzüyor. Torununa olan sevgisi, onu sabahın ayazında okula götürmesi gibi detaylar etkileyici olsa da, sürekli ezilmesine rağmen yeterince karşı duramaması insanda burukluk bırakıyor. Özellikle çocuğun hikâyesi ve final kısmı, insanı derinden etkiliyor. Benim bu romandan çıkardığım en güçlü anlam ise şu oldu: İnançlara, efsanelere ve değerlere en çok bağlı olduğunu söyleyenler, bazen fırsatını bulduğunda onları ilk yok eden kişiler olabiliyor. Her şeye rağmen, verdiği mesajlar ve düşündürdükleri için okunabilir; ancak benim açımdan Toprak Ana kadar güçlü bir Aytmatov romanı olmadı.
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020122 okunma
Ne okuyorum
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 10:21
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski - Yeraltından Notlar Yeraltından Notlar, sadece bir kitap değil; insanın iç dünyasındaki en karanlık ve dürüst köşelere tutulmuş bir ayna. Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben. Dünya edebiyatının en sarsıcı girişlerinden birine sahip olan bu eserle, insanın kendi içindeki o 'yer altına' inme vakti geldi. Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, modern insanın huzursuzluğunu 162 yıl öncesinden bugüne fısıldıyor. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Dizi | Alt Dizi: Klasik | Rus Edebiyatı Tür: Novella Sayfa Sayısı: 140
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
5/10
·675 syf.··
2026 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 09:43
Portekizli yazardan okuduğum ilk kitabın ilk sayfaları işte bu aradığım kitap, dedirtti ama bu heyecan pek fazla uzun sürmedi, sanki birer yemekti benim için bu kitap. Evet, aynen öyle, belki de ekşi hafif bir tatlı. Başlarda görünüşü ve damağa gelen ilk tadın hazzı bambaşka oluyor lokmaların devamı nedense o ilk deneyimdeki hissiyatı bozuyor daha iyisi yeniden inşa ediyor, bu okuduğum çoğu kitaptaki genel süreç: İnşa edilen ve edilmekte olan yapı ilk satırların ve sayfaların gölgesine bütünüyle özellikle de ortalarına doğru sığınmakla yetiniyor, onu aşamıyor. Ben şimdi bunun nedenini arıyorum, bu kitap bana bu konuda ciddi anlamda destek verdi, okurken fark etmemi sağladı üstelik okuma süreçlerinde ki bu deneyimi aktarmadan ki ben kendisi üzerinden deney yapmış bulunmaktayım. İlk başlarda işte aradığım tarz bu dedirtirken yavaş yavaş kendini soldurması tamamen olağan! İnsan her şeye alışır____haklılar, ben sıkıldım o kadar. Gerçi biraz da karakterin görüşleri etkili oldu, bu görüşler yer yer tekrara düştü, yer yer huzur dahi verdi! Eh, tabi huzursuzluğun kitabında huzur bulunca o kısa soluk alınan satır da bunalttı insanı. Kitabın kendisine döneyim yazarın hayali olarak oluşturduğu yazarlarından birinin bilinç akışı aforizmaları deyip geçmeden gerçi aforizmadan çok kısa hikayesiz anekdot. Konu belli zaten, yaşamak! Ah, hayır, öyle değil! Bildiğimiz yaşamak değil. Uyuyan Adam'ı, Yer Altından Notları hatırlatıyor şayet uyuyanın sersemliği, yer altındakinin keskin virajlarını göz ardı edersek zira karakter eminsiz vücuda anlam yüklü kumaştan pelerin seriyor, uçmak için değil, yazar kendini izlemek istiyor olabilir ancak ben her cümleyi dikkatle irdelemek isteyebileceğim kadar oyuncu rolünü giremeyeceğim. Dedim ya yemek bu, belki de soğudu artık.
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,5bin okunma