aynı noktaya geri geldik sancılı sarsıcı etkileyici...
7/10
·168 syf.··
2026 75. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:18
"Kocalarımızı ilk gördüğümüzde onları kesinlikle tanıyamayacağımızı bilmiyorduk. Bize gönderilen fotoğrafların yirmi yıl önce çekildiğini bilmiyorduk. Bize yazılan mektupların kocalarımız değil, mesleği yalan söyleyip gönülleri fethetmek olan, güzel el yazılı kişiler tarafından yazıldığını bilmiyorduk. Suyun ötesinden isimlerimizle bize seslenildiğini ilk duyduğumuzda birimizin eliyle gözlerini kapatıp arkasını döneceğini ama diğerlerimizin başlarımızı öne eğip kimonolarımızın eteğini düzelterek sakin ve ılık güne adım atacağını bilmiyorduk. Burası Amerika, diyecektik kendimize, endişelenmeye gerek yok. Ve yanılmış olacaktık." EVİ NASIL TANIMLARIZ? HERKESİN EV TANIMI AYNI MIDIR ? "Geceleri kapı eşiğinde durup batıya doğru baktığımızda uzaklarda soluk, titrek bir ışık görürdük. Orası, demişti kocamız, insanların yaşadığı yer. Artık biliyorduk ki evimizden hiç ayrılmamalıydık. Ne var ki annemize ne kadar seslensek de sesimizi duyuramayacağımızın farkındaydık; bu yüzden elimizdekiyle yetinmeye çalıştık." Kimine göre büyüleyici kimine göre baş yapıt kimine göre kitabın elmas hali Ödüllere de doymayan bir eser. 2011 National Book Award Finalisti 2012 Pen/Faulkner Roman Ödülü Yılın en iyi kitabı BOSTON GLOBE, VOGUE 1900'lerin başında "Amerikan Rüyası" vaadiyle ABD'ye göç eden yüzlerce Japon gelininin trajik ve sarsıcı hikayesini anlatır. Eser, bireysel bir karakter yerine tüm göçmen kadınların ortak sesi olan "biz" diliyle yazılmış tarihi ve edebi bir romandır. Julie Otsuka tarafından kaleme alınan Tavan Arasındaki Buda DUYGU AKIN'a ait ceviri ile domingo yayınlarından 168 sayfalık sarsıcı roman. Farklı şehirlerden genç Japon kadınları, ellerinde sadece yakışıklı erkek fotoğraflarıyla San Francisco'ya doğru okyanus aşırı bir gemi yolculuğuna çıkarlar. Ancak limana indiklerinde
1000Kitap
Tavan Arasındaki BudaJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 20181,234 okunma
güldürüp, düşündüren, tüyleri diken diken etmeyi başaran klasik!
8/10
·168 syf.··
2026 71. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:18
“Az yaşa, çok yaşa, akıbet gelir başa…” "Sen bu mektubu aldığın zaman, ben sonsuzluğun kucağında hissiz uyumuş olacağım. Oh ne iyi!.. Çünkü benim için hissetmenin acı çekmekten başka manası yoktur." Türk edebiyatınında ilk yerli polisiye romanlarından biri sayılan Hüseyin Rahmi Gürpınar 1921'de tefrika edilen ve 1942'de kitaplaştırılan Kesik Baş adlı romanı Türk klasiklerinden Türkiye İş Bankası Kültür yayınlarından 168 sayfalık polisiye romanını yazarın mizahi şekilde yazdığını ve sürükleyici bir anlatımı olduğundan kısa sürede keyifli okunacak bir tavsiye olduğunu söyleyebilirim. Yazarın kendi deyimiyle "zabıta romanı" dır. Geleneksel polisiye unsurlarını ( zeki dedektif, çaylak yardımcı, mantık yürütme gibi) İstanbul'un yerel kültürünü o dönemin İstanbulunu toplum yapısını inançlarını psikolojilerini şiveleriyle harmanlar. Eser, sarhoş bir halde evine dönmeye çalışan Nafiz Efendi'nin gece vakti düştüğü bir kuyuda bezlere sarılı, boyanmış kesik bir insan başı bulmasıyla başlar. Düşmeden önce de aslında kollarının arasında lahanası vardır. Eve dönüş yolunda sırf kayınvalidesi ile uğraşmamak için almıştı.Kuyuda da lahanasını alırken hemen hemen aynı büyüklükte ikinci bir lahananın olduğunu düşler. Oysa bu düş kabusu olacaktır. Bu korkunç sırrı çözmek için görevlendirilen deneyimli zabıta memuru Remzi Efendi ve çaylak yardımcısı Seyit Efendi, İstanbul'un arka sokaklarından İtalya'ya kadar uzanan gizemli ve komik bir macerada başlar. ‟Adalet, aradığını kaçırmaz. Bazen geç olur, güç olur ama ezeli intikam nihayet yerini bulur. ˮ Polisiye severler için , yaz döneminde keyifli bir kitap arayışında olanlar için ya da Türk edebiyatında yeni bir yazarla tanışmak isteyenler için Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Kesik Baş adlı romanı iyi bir başlangıç olabilir okuyacaklar için keyifli
1000Kitap
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025580 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·176 syf.··
2026 31. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:53
Selamün aleyküm kardeşler Şu gördüğünüz kitap Mesut Karakulak tarafından yazılmış ve Osman Paşa'nın biyografisini Plevne savaşını ve Osman paşa'nın askeri, siyasi ve normal psikolojisini yazmaktadır. Şahsen Kitabı beğendim yazarın eline sağlık güzel yazmış verdiği bilgiler gayet kıymetli ülkemizde'de Paşa'nın hayatını anlatan böyle başka bir kitap yok kendi kanaatimce çok kolay bir kitap her okuyucu kitlesindeki insan açıp okuyabilir. Eleştirilere gelecek olursak ilk 100 sayfaya kadar çoğu şeyi tekrar ediyor hiç sevmedim aynı şey kitapta 2-3 kez karşınıza çıkabilir onun dışında pek sıkıntı görmedim 168 sayfa zaten hepinize iyi okumalar
Gazi Osman PaşaMesut Karakulak · Kronik Kitap · 20263 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 88. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Yalan Roman Yazar Adı: Émile Ajar Çeviri: Roza Hakmen Sayfa Sayısı: 168 Kitap Türü: Roman Bu hafta okumak için Yalan Roman adlı kitabı seçtim. Buradaki yerel kütüphanede rastladım, daha önce gözüme takılmamıştı; belli ki yeni gelmiş. Yazar, farklı bir dille biraz insanları, biraz da kendisini eleştiriyor. Kitap, aidiyet duygusuyla başlayıp, insanın kendini bulma arayışıyla sona eriyor. Yazara göre dünyada birçok şey oluyor ve herkes, hiçbir şey yapmasa bile, dolaylı ya da doğrudan olan bitenlerden sorumlu. Émile Ajar'ın çok kendine has bir kalemi var. Düz ve alışılmış anlatımlardan uzak, zaman zaman karmaşanın içinde akıp gidiyor. Özellikle insanların ‘normal’ ve ‘mış gibi yaşayanlar’ olarak ikiye ayrıldığı bu dünyada, o keskin sınırı çizmesi etkileyici. Bu kadar spoiler yeter Kitaptan birkaç alıntı: Hepimiz birer artıyız. Aidiyet semptomlarım ne zaman başladı bilmiyorum. Kendimden kaçmak için her yolu denedim. Dünya düzenine karşıydım, belki de tüm dünya bana karşıydı. Zayıf bir bebekti ama verdiği umut kocamandı. Doktor, kendi ırkıma düşmanım ve kendimden de nefret ediyorum. Ama umut beni yiyip bitirmeyi sürdürdü. Dünya yeterince paranoyak olmayan insanlarla dolu. Çoğu öyküde hep büyümeyi reddeden bir çocuk vardır. Belki yazmak bana iyi geliyordu; bu sayede uzaklaşıyordum kendimden ve ırkımdan. Bu tarz kitaplara ara ara şans vermek gerek. Benden de bir not: Herkes dünyayı sorgular, ama asıl sorgulanması gereken; dünyaya geliş sebebimiz, görevimiz ve öğrenmemiz gerekenlerdir....Aylin Özgür
1000Kitap
Yalan - RomanRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2021456 okunma
Değeri bilinmeyen kitaplardan
Puan vermedi·298 syf.·
2026 22. kitabı
Bir eleştiri ile başlayacağım; dizgi kötü, fazlaca yazım hatası vardı ve okurken rahatsız ediyordu. Hikaye güzel başladı. Sürükleyiciydi. Baş kısmı anlamak için kitabın kapağını kapatana kadar yani son sayfaya kadar okumak gerekiyor. Ağır kalp hastası 10 yaşında bir çocuk ile 100 yaşına girmiş bir yaşlının ortak paydada buluşması, kuşak farklarının etkisi ama sevgi ve umudun birleştirici gücünü çok güzel yansıtmış yazar. Çıkış noktası çok iyi. Bu kitabın daha çok kişiyi ulaşmasını isterdim. Yeni baskısı yok maalesef. İsmini ilk kez gördüğümde bambaşka bir şey canlandı zihnimde ama kitap tamanen ters köşe yaptı. Biz kıymetli bir kaç arkadaşımla birlikte okuduk ve tahlil ettik. Kitabı öneren arkadaşıma bir kez de buradan teşekkür etmek isterim. Beni güzel bir yazar ve güzel bir hikaye ile buluşturdu. Kitabı o kadar çok beğendim ki anlatamam. Yüz yaşındaki Murray'ın hayatının son zamanlarına gelen neşe, dinçlik, umut; ölmek üzere olan on yaşındaki Jason'un ölüm korkusu, sorgulamaları, neşesi, umudu. Birbirlerine şifa oldular. İyi geldiler. Çok güzeldi çok. Kesinlikle okumalısınız. Beni etkileyen ve aklımda kalmasını istediğim bir kaç kısım (kitabın içeriği hakkında bilgi içerdiği için okumak isteyenler bundan sonrasını okumayabilir.) • Ölüm hakkında konuştukları sayfa çok etkileyiciydi. "Çok acımasın istiyorum" Jason (s 168) • Jason'ın beyzbol oynamak için evden kaçtığı gece valizde Thigen'i taşımasına çok güldüm. :)) • Murray Jason ile hastanede yatarken öldü. Öncesinde kalbini Jason'a vermek istedi hatta bunun için ilacını almadı ve ölmeye karar verdi ama hem hastanede olduğu için müdahale ettiler hemde yüz yaşındaki kalbi on yaşında bir çocuğa uygun değildi. • Tiegan Jason uyandığında şeker yesin istediği için annesini ikna edip yola çıktı. Hava
İnceleme
Dilek SihirbazıJoe Siple · Floki Yayınları · 2024501 okunma
Üç Başı Mamur Bir Ankara Romanı: Ankara! Mon Amour
Puan vermedi·167 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:26
Bu yazıya kadar, hakkında yazdığım kitaplar, özellikle de romanlar, hep gelip beni bulmuşlardı. Karşıma çıkmakla kalmayıp bir şekilde beni etkileyen bu kitaplar henüz bitmeden, zihnimde tahlil cümleleri dolaşıma giriverir, haliyle de dayanamayıp o eserler hakkındaki analizlerimi satırlara dökmek zorunda kalırdım. Dergimizin bu sayıdaki ana temasının ‘Ankara’da Edebiyat’ olacağı kararlaştırıldığında bir kere daha bana kitap analizi düştü. Böylece ilk defa bir roman hakkında yazmak için bizzat arayış içine girmiş oldum. Elbette Ankara’mız, edebiyat dünyamızda hatırı sayılır bir alan işgal ediyor ancak roman söz konusu olduğunda bu alan bir hayli daralıyor. Konusu bütünüyle ya da büyük oranda Ankara olan roman sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmiyor. Ankara ile alakalı roman söz konusu olduğunda, edebiyata ilgisi biraz yoğun olan birçok kimsenin olduğu gibi benim de aklıma ilk gelen Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ‘Ankara’sı oldu. Lakin bu roman, hakkında ziyadesiyle yazılan, birçok analize konu olan eserlerden biriydi. Ayrıca, İbrahim Eryiğit Hocamız, bu sayı için hazırladığı ve önceden vâkıf olduğum hayli zengin içerikli yazısında, söz konusu kitapla ilgili de kısa ama tatmin edici bilgilere yer veriyordu. Ve ilk seçenek böylece elendi. Bir de ‘Yaşanmayanların Romanı’ vardı tabii. Muhammed Ali Koçak ile tanışmama ve dergimizin yazarlarından biri olmasına vesile olan bu roman hem neredeyse bütünüyle Ankara’da geçiyor hem de Ankara’nın kadim tarihine dair birçok bilgi içeriyordu. Lakin onun hakkında da yakın zamanda web sayfamız ve e-dergimizde bir analiz yayınlamıştım. Araştırmamı sürdürürken nihayet istediğim özelliklere sahip romanı yakaladım. Hem adı hem de hikâyesi Ankaralıydı. Başta da ifade etmeye çalıştığım gibi bu sefer kitabı ben arayıp bulmuştum;
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,643 okunma