Puan vermedi·126 syf.··
2022 38. kitabı
"Genç Werther'in Acıları", Johann Wolfgang von Goethe'nin 1774 yılında yayımlanan ünlü mektup romanıdır. Goethe bu eseri 25 yaşındayken, sadece iki hafta gibi kısa bir sürede yazmıştır. Roman, Sturm und Drang (Fırtına ve Atılım) akımının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir ve Romantizm akımının öncülerinden sayılır. Duyguların, doğanın, bireysel tutkuların ve iç çatışmaların ön plana çıktığı bir yapıttır; aynı zamanda realizm unsurları da taşır. Roman, Werther adlı genç bir hukuk stajyerinin (aydın, hassas ve tutkulu bir karakter) mektuplarından oluşur. Werther, büyük şehrin yarattığı ruhsal bunalımdan kaçarak Wahlheim adlı küçük bir kasabaya yerleşir. Orada doğayla iç içe, basit köylü hayatından etkilenir ve mektuplarını hayali dostu Wilhelm'e yazar.Bir baloda tanıştığı Lotte (Charlotte) adlı genç kadına ilk görüşte âşık olur. Lotte, annesinin ölümünden sonra kardeşlerine bakan, güçlü ve sevilen biridir. Ancak Lotte, Albert adlı daha olgun ve mantıklı bir adamla nişanlıdır (sonra evlenirler). Werther, bu imkânsız aşka rağmen Lotte ve Albert'le yakın dostluk kurar. Zamanla aşkı dayanılmaz bir acıya dönüşür; toplumsal kurallar, ahlak ve Lotte'nin bağlılığı yüzünden mutluluğa ulaşamaz. Werther'in duyguları mektuplarda giderek daha tutkulu, melankolik ve umutsuz bir hal alır. Sonunda acısına dayanamayıp intihar eder.Kitabın sonunda, isimsiz bir editörün notları devreye girer ve olayları tamamlar. Hikâye büyük ölçüde Werther'in iç dünyasını, doğa tasvirlerini ve duygusal çöküşünü yansıtır. Esin Kaynakları Goethe, romanı kendi yaşam deneyimlerinden esinlenerek yazmıştır: Wetzlar'da hukuk stajı yaparken Charlotte Buff adlı nişanlı bir kadına âşık olması. Arkadaşı Karl Wilhelm Jerusalem'in evli bir kadına olan aşkı nedeniyle intihar etmesi. Bu kişisel
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,1bin okunma
5/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 05:00
Yazarın okuduğum ilk eseri. Şayiaya göre yazar bu romanı bir günde, hem de anadili olmayan Fransızca olarak yazmış ve 1787'de yayımlamıştır. İsmiyle başlayalım. Vathek isim olarak, Abbasiler'in 9. halifesi el-Vasık'ın tahrif edilmiş halidir. Vathek, Mutaasım'ın oğlu, Harun Reşid'in torunudur. Genç yaşta tahta geçen Vathek, sefahat içinde bir hayat sürer. Kadınlara ve lüksüne pek düşkündür. Beş duyusuna hizmet etsin diye, beş ayrı saray yaptırır. Vathek'in en temel özelliklerinden biri de çok meraklı olmasıdır. Her şeyi, ama her şeyi bilmek ister. Roman bu ya, bütün bu hadiseler olurken Hz. Muhammed (a.s) göğün yedinci katında Vathek'i izliyordur. Bu arada şatolar, büyücüler, cinler vs. gibi ögeler havada uçuşur. Okurken hafakanlar bastı resmen. Sevemedim. Türkiye İş Bankası Yayınları'ndan çıkan kitap, 90 sayfa.. Hediyesi için sevgili kardeşim Büşra Kaya'ya teşekkür ediyorum.
VathekWilliam Beckford · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025834 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·184 syf.·
2025 817. kitabı
Wolfgang Amadeus Mozart Klasik dönemin üretken ve etkili bir bestecisiydi . Kısa yaşamına rağmen, erken yaştan itibaren hızlı beste yapma temposu ve ustalığı, döneminin hemen hemen her Batı klasik türünü temsil eden 800'den fazla eser ortaya çıkarmıştır. dâhi müzisyen hakkında bilmeniz gereken her şeyi sunuyor. Mozart gerçekte nasıl biriydi? Onu iyi tanıyan Herman Hesse “Mozart'ı ne kadar çok sever, onunla ne kadar çok meşgul olursanız, kişiliği sizin için o kadar karmaşık hale gelir” der. Mozart, döneminin tüm popüler türlerinde eserler verdi ve hepsinde de başarılı oldu. Figaro'nun Düğünü (1786), Don Giovanni (1787) ve Sihirli Flüt (1791) gibi birçok başarılı opera yazdı. Mozart ayrıca birçok senfoni ve sonat da besteledi. Son senfonisi olan Jüpiter Senfonisi , muhtemelen en ünlüsüdür. Mozart'ın özelliği nedir? Mozart'ın kendine ait tarzı klasik müziğin tamamının gelişimine paraleldir. Çok yönlü bir besteciydi ve hemen hemen her türde müzik yazardı. Bunların arasında senfoni, opera, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kentet ve piyano sonatları da vardır. Kısa net bilgilerle Mozart 'i tanıdık Keyifle okundu Şipşak Mozart
Biyografi-Edebiyat
Şipşak MozartReinhold Hartmann · Doğan Kitap · 201318 okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2025 30. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 02:27
Kitaptaki listeyi aşağıda belirttim, elimden geldiğince de süslemeye çalıştım. Listede gereksiz birkaç kişi olduğunu düşünüyorum. Öncelikle Bizans imparatoru olarak 21 numara varsa, bu listede Fatih Sultan Mehmet kesinlikle olmalıydı. Bizans'ı yıkmak, kurmaktan daha zordu diye düşünüyorum. Bugünkü Avrupa'nın belki de iskanında pay sahibi olan Tanrının Kırbacı da kesinlikle olmalıydı. Çinli devlet liderleri, kendi toprakları için elbette bişeyler başarmıştır ancak hiçbirinin dünya mirası konusunda gerekli bir eylemde bulunduklarını düşünmüyorum. Çinli isimlerin bu kadar yer alması, bence kitabın pazarını artırmakla ilişkili, başka mantıklı bir açıklama yapamıyorum kendime. Bunun dışında, bence Lenin, Stalin ve Gorbaçov'dan daha etkili bir liderdi Atatürk. O'nun da bu listede yer alması gerekirdi. Liste beni tatmin edici olmadı aslında ama neticede ben kimim ki zaten.. Dünya Tarihine Yön Veren En Etkin 100 Kişi; 1. Hz Muhammed (571-632), İslam Peygamberi 2. Isaac Newton (1642-1727), modern fiziğin kurucusu 3. Hz. İsa (MÖ. 7-30), Hristiyan dininin kurucusu 4. Budda (MÖ. 563-MÖ 483), Budizm'in kurucusu 5. Konfüçyüs (MÖ 551- MÖ 479) Çinli Filozof 6. Aziz Pavlus (St. Paul) (MÖ 4- 64), Hristiyanlığın en büyük misyoneri 7. Ts'ai lun (50-114), Çinli Kaşif (Kağıdın Mucidi)
Dünya Tarihine Yön Veren En Etkin 100Michael H. Hart · Neden Kitap · 2008601 okunma
10/10
·316 syf.··
2025 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 13:54
Adsız Roman Sema Soykan Selam Yine çok güzel bir kitapla geldim . Çok severek okudum ama çok da üzüldüm. Neri'nin yaşadıkları aile geçmişi beni çok üzdü . Ama daha kötüsü Adsız Romanda geçen 1860 'larda yaşanan soykırım. Roman içinde roman sizde okuduğunuzda sizide çok etkileyecek. Nasıl katlandı insanlar bunca acıyı okumak bile insana bu denli yaralar açarken. Açlık ,işkence ,tecavüzler , yanan evler ,ahırlar,acimadan katledilen hayvanlar Karda kışta bile hayatta kalma mücadelesi . Konusu Kitabımız günümüz Istanbul'da geçiyor . Neri ailesinin bir intikam uğruna ölünce dedesi tarafindan zorla yurt dışında gitmek zorunda kalır . Genç kız oniki yıl sonra İstanbul'da dönünce kendisini annesinin onu çocukken götürüldüğü antikacının kapında bulur . Çocukken gördüğü Suhpi amcası yerine bir adam karşısına çıkar. Bu kişi Aras, Suhpi Bey'in de oğludur . Aras'ababasına vermesi için bir çömlek bırakır . Ama bu çömleğin içinde bazı mektuplar ve Adsız Roman vardır . Bu romanda Anneanesinin geçmişteki atalarının çektiği zulümler vardır. Hepsi çok şaşırır, en çok Neri . Adsız Roman Romanda Jankat (Osmanlı ve Çerkez askerlerine bilgi taşıyan gözü kara mert bir savaşçı. Nişanlısı Janset ise köyde yolunu gözler ama sevdiği adamdan önce Rus askerleri evini basar genç kız fena dayak işkence görür Daha sonra imdadına Elbruz yetişiyor. Genç adam at üstünde mola vermeden köyüne sevdiği kızı merak ettiği için geliyor Elbruz aslında köye gelmemek için yemin etmiş. Çocukluk arkadaşı Janset'e yıllardır aşıktır . Daha Sonra Janset ve Elbruz'u çetin bir yaşam mücadelesi bekliyor .
1000Kitap
Adsız RomanSema Soykan · Alfa Yayıncılık · 2024909 okunma
"Bu Kürtler ne yaptı size?"
Puan vermedi·57 syf.·
2025 284. kitabı
Merhabalardan bir demet. Bir mesajımdan yola çıkarak yazıyı derleyip toparlamam sonucu bu inceleme ortaya çıktı. İyi okumalar. Not: Bahsettiğim kesim, bölücü hainler. Ağzından köpükler çıkara çıkara ne etsem de şuradan demagoji yapsam diyen aşağılıklara da iyi okumalar. =) Öncelikle Milliyetçilik nedir: “Milliyetçilik, aynı topraklar üzerinde benzer koşulları pay­laşan insanların, dışa karşı korunma ve dayanışma gereksinme­ lerini karşılayan bir ideolojidir.”¹ Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği "ATATÜRK MİLLİYETÇİYDİ. ANCAK, O'NUN MİLLİYETÇİLİĞİ, ÜMMETÇİ, GERİCİ, IRKÇI, TURANCI, KAFATASÇI, SÖVEN, SALDIRGAN, AYIRICI, BÖLÜCÜ VE YIKICI BİR MİLLİYETÇİLİK DEĞİL; KAYNAŞTIRICI, BİRLEŞTİRİCİ, BÜTÜNLEŞTİRİCİ, BİLİMSEL, AKILCI, GERÇEKÇİ, BARIŞÇI, İNSANCIL VE ÇAĞDAŞ BİR MİLLİYETÇİLİKTİ.""² Sömürülen Atatürkçülük s.53 Yolumuz Atatürk'ümüzün yolu. #194752859 #167421101 Atatürk Türk çatısı altında topladı Laz'ı, Çerkes'ı, Kürt'ü... Peki ya neden Türk diye sorarsan... Biz Türkler hep vardık burada. Zaten elini nereye atsan biz Türklerin izi var. Hepsini ayrıştırıp, başka yere göçe zorlayabilirdi. Yapmadı. -Da keşke dedirtiyorsunuz- "Gelin beraber kardeşçe sırt sırta yaşayalım"dı tek amacı. “Tamam siz de ayrı devlet olun” diyemezdi. Demesi saçma olurdu. Ki bu kelime Atatürk ile yan yana gelemez, getirilmesi düşünülemez. Peki ya Lazların, Kürtlerin, Çerkeslerin (ki onlar da isyan etti) hepsi ayrı toprak istese, devlet kurmak istese ne olurdu? -Şapkanızı önünüze koyup düşünün.- Kürtler istedi. Hep istedi. Hala da isteyen o kadar çok var ki. Ama alırlar. Tabii ki sarı torbayı. =) Neyse. Gazi Paşa ne güzel gelin bir olalım demiş, “kendini Türk olarak gören herkes Türk'tür” demiş. Buradan, "Bizi yok saydı"
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma