Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
57
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
E-kitap
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·57 syf.··
2022 156. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2022 02:28
Uğur Mumcu'nun gelecek tarihe bıraktığı, habercilik, araştırmacılık nasıl yapılır herkese gösterdiği kitaplarından biri. Cumhuriyet ve Milliyet Gazeteleri köşe yazılarını derlediği kitapta, "Dersim" dışında da birçok ayaklanmaya yer verdiğini görüyoruz. Çok uluslu topraklarımıza dışarıdan gelen müdahalelerin azınlık kesimi Türk'e karşı nasıl kışkırttıklarını, özellikle Kürt kesim aracılığıyla ülkede bölücülük faaliyetlerini sürdürdüklerini geçmişten günümüze görüyoruz. Kürdistan kurma adına Ermeni ve Kürt kesim,İngiltere tarafından Türk'e karşı ayaklanmıştır. "Azınlık Şovenizmi" diye tanımladığı Kürt Milliyetçiliği, çoğu zaman Kürt'ün haklarını korumaktan çok Türk'ün başına dert olmak için terörist eylemlerle desteklenmiştir. Hatta bu eylemler Kürt'ü Kürt'e bile kırdırmış, Öcalan kardeşim dediği Kürt halkına bile acımamıştır. Sosyalist ideolojiler de Türkiye için kullanılan araçlardan birisi olmuştur. Sovyetler Birliği'nin Ermeni Devleti kurulurken Türk topraklarının Doğu ve Güneydoğu bölgesinin onlara verilmesini vaat etmesi, Ermenileri kışkırtmaya yetmiştir. Böyle bir devletin kurulmasında bariz diğer ülkelerin, özellikle İngiltere ve ABD, çıkarları bulunmaktadır. Mumcu yazılarında Şeyh Sait Ayaklanması'na da yer vermektedir. Bu ayaklanma Türk topraklarına bir çok şey kaybetmiştir. Dinin siyasete alet edildiğini, laiklik ilkesinin yanlış yansıtıldığını, toprak refomlarının engellendiğini vurgulamaktadır. Ve sonunda Mustafa Kemal Paşa Şeyh Said'i idam ettirmiştir. Bölücü güçlerin Türk ve Kürt halkı üzerindeki oyunlarına fırsat vermediğimiz, kendi içimizdeki din istirmacılarını susturduğumuz, laikliği 'dinsizlik' değil de gerçek anlamıyla anlayıp devlet yönetim sisteminde yaşadığımız bir ülke olabiliriz diye umuyorum. İyi okumalar.
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma
"DİNİ" SÜSLEMELİ "KÜRT" KANCIKLIĞI
Puan vermedi·57 syf.··
2020 117. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2020 11:44
•Osmanlıdan bu yana topyekûn ve imtiyazsız bir şekilde bir arada bulunduğumuz çok uluslu devletimiz içinde Kürt, Arap, Ermeni, Çerkez,Türk ayrımı olmaksızın Kurtuluş Savaşı da dahil birçok mübadeleyi hep birlikte atlattığımız zengin tarihsel sürecimiz içinde malesef ki bunun gibi birtakım milletleri kullanarak ÜLKE ALEYHİNE KIŞKIRTMALAR tarih sahnesinde boy göstermiştir. •İnandığım içtimai  fikir sistemi olan Türk Milliyetçiliği'nin ana kıstasları içinde Türk'e ve Türk Milletine yararlı olanı yaşatmak esas kuraldır. Kavmimin yaşaması ve aziz Türk Milletimin varoluşu için yürütülen bir içtimai kavramdır benim için Türk Milliyetçiliği. •Türk Milliyetçiliği ilkesinde Türk'ün yaşaması gayesi dışında bir IRKÇI tutumu olamaz. •Türk ; hiçbir ırkın ya da milletin ölmesini ,yok edilmesini , SOYKIRIMI talep etmez. •Kürt de vatana faydaları kadar insandır. Türk de. Eşitlik hususu vatan, bayrak üzerinedir. İnandığım Ülküm bunu gerekirir. •Türk Milliyetçiliği her türlü sınıfsal yönetime, komünizme ve iştirakçılığa karşıdır. •Bayrak ve Atatürk İlkeleri husundaki sert tavrımız kesin ve değişmez bir çerçeve içerisindedir. Bu sebepten ötürü Türkiye; Türk, Laz ve Kürt milletlerin bir arada yaşadığı bölünmez toprak parçası anlamına gelir ve bu ülke içerisinde her hangi bir İşçi Sınıfı ya da Kürdistan Özerkliği kurulamaz. •Bu gereksiz açıklamaları da sırf IRKÇI ,PİS FAŞİZAN demesinler diye  yaptığıma göre çok sevdiğim Uğur Mumcu abimin şu güzelim eseri hakkında konuşabilirim. :))) •Bizde Türk'e karşı üç millet kullanılır. Bunlar ; - Ya Ermeni - Ya Kürt - Ya da yine kendi milletidir. •Türk'ün Türk'e düşürülmesi; en yakın tarih örnekleri olarak sağ-sol kavgası olarak düşünülebilir. •Bu Moskof kılıklı düşünceler tahrik ve tahkikte bir an geri durmayıp  zararlı fikirlerini bugün
Tarih
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2019 58. kitabı
Kitap, merhum Uğur Mumcu'nun 1984-1992 tarihleri arasında Cumhuriyet Gazetesi köşesinde yazdığı bazı köşe yazılarının derlemesinden oluşmakta. Köşe yazılarının birçoğu doğrudan Dersim isyanı ile ilgili olmayıp; Cumhuriyet tarihindeki Kürt aşiret isyanları ile bunların kökenleri/dış bağlantıları, PKK, Kuzey Irak ve gündemdeki bazı gelişmelerle ilgili değerlendirmelerden ibarettir. Kitaba neden "Dersim" ismi verildiğine pek bir anlam veremedim. Köşe yazıları oldukça kısa olduğu için çok derinlemesine bir analiz içermemekte olup, birçok köşe yazısında benzer konular anlatıldığından dolayı çokça tekrara düşülmüş. Anlatılanlar o günlerde belki ilk defa dile getirilen önemli tespitler olsa da, günümüzde artık birçoğumuzun duyduğu ve bildiği konular. Uğur Mumcu'nun konu ile ilgili bakış açısını merak edenler okuyabilirler fakat belirttiğim sebeplerden dolayı da kitabı okumamanız durumunda çok şey kaçıracağınızı düşünmüyorum.
Siyaset
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma
7/10
·57 syf.··
2020 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2020 21:59
Uğur Mumcu'nun Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde yazmış olduğu yazılardan oluşuyor. Kitapta sadece Dersim (Tunceli) ayaklanması değil 1900'lü yılların başlarında ülkemizi karanlığa çekmek için başlatılan diğer isyanlar hakkında da bilgi vermekte. İsyan başlatıcıların İngiliz devleti tarafından desteklendiği ve bu konular hakkındaki resmi yazışmalara yer veriliyor. Anadoluya hakim olabilmek adına din istismarcılarının, çeşitli paşaların, ağaların desteğini alarak birşeyler amaçlanmıştır. Doğu ve Güneydoğuda Ermenilerin kötü emellere ulaşmak adına Kürtlerin devlete karşı kışkırtılması, ermeni terör örgütü Asala'nın pkk ile birlikte olmasıda bu işin beraber yürütüldüğünü gösteriyor. Kitabın 90'lı yıllarda yazılmış olması araştırma kitaplarını seven kişilerin şuan rahat olarak bilebileceği konuları barındırıyor. Herkese iyi okumalar dilerim.
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma
Puan vermedi·57 syf.·
2023 466. kitabı
Uğur Mumcu (d. 22 Ağustos 1942, Kırşehir - ö. 24 Ocak 1993, Ankara), Türk gazeteci, araştırmacı ve yazar. 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir.". "1987'de araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı kabul edilen Rabıta ve 12 Eylül adlı kitapları; 1991'de en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925yayımlandı.. "1993 Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü ünvsnını aldı.. Türk Gazeteci, Araştırmacı ve Yazar Uğur Mumcu Mumcu 'nın hürriyet ve Cumhuriyet gazatelerinde yazdığı yazılardan oluşan bır brlge niteliğinde kıtap kısa içi dolu.. Dersim (Tunceli) Ayaklanması değil 1900 yıllstınfa Türkiye de başlatılan ve yasanılan isysnların hakkında bilgı veriyor. . İsyan başlatıcıların İngiliz devleti tarafından desteklendiği ve bu konular hakkındaki resmi yazışmalara yer veriliyor. Anadoluya hakim olabilmek adına din istismarcılarının, çeşitli paşaların, ağaların desteğini alarak birşeyler amaçlanmıştır." Kıtabı bitirirken bu ağıdı da dinlemeden olmaz diye düşündüm.. Buyurun Dersim youtu.be/zmVvnecqstc?si=...
Araştırma-İnceleme Siyaset-Politika Tarih
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma
"Bu Kürtler ne yaptı size?"
Puan vermedi·57 syf.·
2025 284. kitabı
Merhabalardan bir demet. Bir mesajımdan yola çıkarak yazıyı derleyip toparlamam sonucu bu inceleme ortaya çıktı. İyi okumalar. Not: Bahsettiğim kesim, bölücü hainler. Ağzından köpükler çıkara çıkara ne etsem de şuradan demagoji yapsam diyen aşağılıklara da iyi okumalar. =) Öncelikle Milliyetçilik nedir: “Milliyetçilik, aynı topraklar üzerinde benzer koşulları pay­laşan insanların, dışa karşı korunma ve dayanışma gereksinme­ lerini karşılayan bir ideolojidir.”¹ Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği "ATATÜRK MİLLİYETÇİYDİ. ANCAK, O'NUN MİLLİYETÇİLİĞİ, ÜMMETÇİ, GERİCİ, IRKÇI, TURANCI, KAFATASÇI, SÖVEN, SALDIRGAN, AYIRICI, BÖLÜCÜ VE YIKICI BİR MİLLİYETÇİLİK DEĞİL; KAYNAŞTIRICI, BİRLEŞTİRİCİ, BÜTÜNLEŞTİRİCİ, BİLİMSEL, AKILCI, GERÇEKÇİ, BARIŞÇI, İNSANCIL VE ÇAĞDAŞ BİR MİLLİYETÇİLİKTİ.""² Sömürülen Atatürkçülük s.53 Yolumuz Atatürk'ümüzün yolu. #194752859 #167421101 Atatürk Türk çatısı altında topladı Laz'ı, Çerkes'ı, Kürt'ü... Peki ya neden Türk diye sorarsan... Biz Türkler hep vardık burada. Zaten elini nereye atsan biz Türklerin izi var. Hepsini ayrıştırıp, başka yere göçe zorlayabilirdi. Yapmadı. -Da keşke dedirtiyorsunuz- "Gelin beraber kardeşçe sırt sırta yaşayalım"dı tek amacı. “Tamam siz de ayrı devlet olun” diyemezdi. Demesi saçma olurdu. Ki bu kelime Atatürk ile yan yana gelemez, getirilmesi düşünülemez. Peki ya Lazların, Kürtlerin, Çerkeslerin (ki onlar da isyan etti) hepsi ayrı toprak istese, devlet kurmak istese ne olurdu? -Şapkanızı önünüze koyup düşünün.- Kürtler istedi. Hep istedi. Hala da isteyen o kadar çok var ki. Ama alırlar. Tabii ki sarı torbayı. =) Neyse. Gazi Paşa ne güzel gelin bir olalım demiş, “kendini Türk olarak gören herkes Türk'tür” demiş. Buradan, "Bizi yok saydı"
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma
8/10
·57 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2019 20:40
Cumhuriyet döneminde 1925-1937 yılları arasında yer alan ayaklanamlar ile hükümetin bu ayaklanmalar karşısında aldığı kararları ve uyguladığı önlemleri ve verilen raporları okumadan, bu dönem genel ve soyut sözcükler ve kavramlarla anlamaya ve anlatmaya olanak yoktur. (Cumhuriyet, 13 Eylül 1992)
Tarih
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma
Puan vermedi·57 syf.·
2022 8. kitabı
Kitap merhum Uğur Mumcu'nun Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerindeki bazı köşe yazılarından derlenmiştir. Dersim ayaklanması dışında, Şeyh Sait isyanından ve Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan diğer ayaklanmalardan ve pkk yapılanmasından da bahsetmektedir. Bu ayaklanmaların arkasındaki dış güçler, kışkırtmalar ve gizil amaçlar ifade edilmekte. Dini kisveyle ortaya çıkan isyanların altında etnik milliyetçiliğin ve yabancı devletlerin farklı çıkarları olduğunu açıkça görmekteyiz. Bu ayaklanmaların ardında yatanları bugün yabancı kaynaklardan da inceleme olanağı olduğu ifade edilmektedir.( İngiliz gizli belgeleri gibi...) Kitapta ele alındığı üzere Dersim ayaklanmasının sebepleri; -Doğu ve Güneydoğudaki feodal yapı -Atatürk' ün toprak reformu düşüncesi -Hükümetin aşiretlerin elindeki silahları toplamak istemesi - Yabancı güçlerin(İngilizler) kışkırtması ve desteği gibi... Keyifli okumalar...
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma
Çözüm yolu, barış, demokrasi, hoşgörü ve uzlaşmadadır.
Puan vermedi·57 syf.··
Beğendi
·
2020 282. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2020 13:56
Uğur Mumcu'nun köşe yazilarindan derlenmiş güzel bir kitap. Yazilarda resmi belgelerden bilgiler var. Kürk sorunu, pkk, Dersim ve diger ayaklanmalari ve bu ayaklanmalardaki diş güçlerin etkilerine iliskin resmi ingiliz belgelerinin konu edinilmesi güzel olmus.Umarim ayni dönem türk resmi belgelerinin üzerindeki yasak kalkarda (belki de bu gün kalkmistir bilemiyorum 1990'larin başında Ugur Mumcu kalkmadi diyor) olaylari cok yönlu degerlendirme imkani olur. Kürt sorununda en büyük gereksinim duyduğumuz konu, “nesnel bilgi”dir. Yakın tarihte olanları anlayabilmek için bu döneme ilişkin bilgi kaynaklarını taramak gerekir. Çözüm yolu, barış, demokrasi, hoşgörü ve uzlaşmadadır.
Siyaset
DersimUğur Mumcu · 0107 okunma

Yazar Hakkında

Uğur MumcuYazar · 87 kitap
Uğur Mumcu (d. 22 Ağustos 1942, Kırşehir - ö. 24 Ocak 1993, Ankara), Türk gazeteci, araştırmacı ve yazar. 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir. Ailesi Annesi Nadire Hanım, babası Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey idi. Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 tarihinde, Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Eşi Şükran Güldal Mumcu (Homan) ile olan evliliğinden bir oğlu (Özgür) ve bir kızı (Özge) olmuştur. Uğur Mumcu anısına ailesi tarafından Ekim 1994'te Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı adında bir vakıf kurulmuştur. Eşi Şükran Güldal Mumcu, 23. Dönem TBMM'ye İzmir Milletvekili olarak girmiş ve halen TBMM Başkanvekilliği görevini yürütmektedir. Ağabeyi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Ceyhan Mumcu'nun Uğur Mumcu ile ilgili röportajlarının bir kısmı Kardeşim Uğur Mumcu adıyla bir kitapta toplanmıştır. Eğitim yaşamı İlk ve orta okulları Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi'nde okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. 1961'de başladığı üniversite eğitimini avukat olmak üzere başladığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde 1965'te tamamladı. Henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü'nü aldı. 1963'te fakültede öğrenci derneği başkanı seçildi. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı. Askerlik dönemi Askerliğini yapmaya hazırlandığı sırada 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek" ve "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı. Mamak Askeri Cezaevi'nde pek çok aydınla birlikte bir yıla yakın kalan Mumcu, bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat bu karar Yargıtay tarafından bozuldu ve Mumcu serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra askerliğini yedek subay olarak yapması gerektiği halde, 1972-1974 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. Gazetecilik dönemi Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığı yapan Uğur Mumcu, 1975'ten itibaren Cumhuriyet'te 'Gözlem' başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda Anka Ajansı'nda çalışmaktaydı. 1975'te Mart dönemini sergilediği makalelerinden oluşan Suçlular ve Güçlüler adlı kitabını yayınladı. Aynı yıl, Altan Öymen' le birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel'in yeğeniYahya Demirel'in hayali mobilya ihracatını konu edinen, Mobilya Dosyası adlı kitabı yayınlandı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. "Gözlem" başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 1977'de Sakıncalı Piyade ve Bir Pulsuz Dilekçekitapları yayımlandı. Ertesi yıl, Sakıncalı Piyade adlı yapıtını Rutkay Aziz ile birlikte tiyatroya uyarladı. Oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu tam 700 kere sahneledi. 1978'de, ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı Büyüklerimiz yayımlandı. 1981'de terörün silah kaçaklığıyla ilgisini ortaya koymak ve kamuoyunu bu konuda uyarmak için yazdığı Silah Kaçakçılığı ve Terör yayımlandı. Aynı yıl, Mehmet Ali Ağca'nın Papa'yı öldürme girişiminden sonra Ağca üzerine inceleme ve araştırmalarını yoğunlaştırdı. Türkiye'de terör olaylarının artması nedeniyle 1979 yılında 12 Mart dönemi öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı Çıkmaz Sokak'ı yayımladı. 1982'de Ağca Dosyası, ardından Terörsüz Özgürlük adlı makale derlemesi yayımlandı. 1983 yılında Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı. 1984 yılında Aziz Nesin öncülüğünde bir grup tarafından Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığına sunulan, ancak Kenan Evren'in imzalayanları "vatan hainliği" ile suçlayarak dava açtığı Aydınlar Dilekçesi'nin hazırlanmasına katıldı; 12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkenceyi anlatan Sakıncasız adlı oyunu yazdı; Papa-Mafya-Ağca kitabını yayımladı. 1987'de araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı kabul edilen Rabıta ve 12 Eylül adlı kitapları; 1991'de en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925yayımlandı. 1991 yılında İlhan Selçuk ve yaklaşık seksen Cumhuriyet gazetesi çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesindeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü. Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihinde "Mossad ve Barzani" isimli bir yazı yazdı. Bu yazısında Barzani, CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi ve yazısını şöyle bitirdi: "Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında?" "Yoksa CIA ve MOSSAD, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?" 8 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki Ültimatom başlıklı yazısında ise yakında yayınlayacağı kitabında istihbarat örgütleri ile Kürt milliyetçileri arasındaki bağlantıları açıklayacağını yazmıştı. Kardeşi İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu, cinayetten önce Uğur Mumcu'nun İsrail elçisiyle görüşme yaptığını basına gönderdiği açıklamada yazmıştı. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmeden önce polis-mafya-siyaset ağının derin boyutlarını araştırmaktaydı. Öldürülme sebebi olarak Abdullah Öcalan'ın bir müddet MİT için çalıştığını araştırması iddia edilmektedir. Suikast Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konan C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikaste kurban giderek yaşamını yitirdi. Suikastın hemen ardından olay yerinde inceleme yapan uzmanların hiçbir delil bulamadığı, patlamayla etrafa dağılan ve cımbızla toplanması gereken delillerin ise süpürgeyle süpürüldüğü iddia edilmiştir. Suikasti; İslami Hareket, İBDA-C, Hizbullah, PKK gibi örgütler üstlendi. Suikastin arkasında Mossad'ın ve kontrgerilla'nın olduğu da iddia edilmiştir. Ergenekon Davası sanıklarından Ümit Oğuztan, iddianamede yer alan ifadesinde, Mumcu'nun seri numarası silinmiş ve şu an Irak Devlet Başkanı olan Kürdistan Demokratik Partisi lideri Celal Talabani'ye götürülen silahlarla ilgili araştırması nedeniyle öldürüldüğünü iddia etti. Ayrıca ağabeyi Ceyhan Mumcu kendi yaptığı araştırmada ölümüne yakın bir süre içerisinde Mossad ve Barzani ilişkisi ortaya çıkınca İsrail büyükelçisinin ısrarla kardeşi Mumcu'yla birebir olarak görüşmek istediği, ancak Uğur'un tek görüşmeyi kabul etmemesine rağmen görüşmenin yapıldığını belirtmiştir. Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'yu ziyaretleri sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ve İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, "cinayeti çözmenin, devletin namus borcu olduğu"nu belirterek adeta namus sözü verdiler (1993). Suikastın failleri yakalanamamıştır. Ödülleri 1962 Yunus Nadi Ödülü ("Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle) 1979 Türk Hukuk Kurumu Yılın Hukukçusu Ödülü 1979 Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın Gazetecisi Ödülü 1980 & 1987 Sedat Simavi Vakfı Kitle Haberleşme ve Gazetecilik Ödülü 1980, 1982 & 1992 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (inceleme dalında) 1983 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (röportaj ve seri röportaj dalında) 1984, 1985 & 1987 Nokta Dergisi Yılın Doruktaki Gazetecisi Ödülü 1987 İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Ödülü (güncel yazılar dalında) 1987 Cumhuriyet Gazetesi Örnek Gazeteci Ödülü (Rabıta Olayı dolayısıyla) 1988 Cumhuriyet Gazetesi Bülent Dikmener Haber Ödülü 1993 Nokta Dergisi Doruktakiler Basın Onur Ödülü 1993 Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü