Hüseyin Rauf Bey (Rauf Orbay) (1881-1964). Bir Osmanlı amiralinin oğlu. 1913’te Hamidiye kruvazörü komutanı olarak ülke çapında ün kazanan bir deniz subayı. I. Dünya Savaşı’nda donanmada ve İran’da bir Osmanlı ajanı olarak görev yaptı. Bresı-Litovsk barış görüşmelerinde Osmanlı delegasyonunda yer aldı. Mondros Mütarekesi pazarlıklarını yürüten delegasyonun başkanlığını yaptı. 1919 Mayısı’nda ulusal direnişi örgütlemek üzere Anadolu’ya gitti. 1920’de son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda ulusal direniş yanlısı grubun başkanlığını yaptı. Aynı yıl Malta'ya sürgüne gönderildi. 1922’de ülkeye döndükten sonra Ankara hükümetinde vekillik ve heyeı-i vekile reisliği yaptı. 1923’te Halk Fırkası içinde Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’ya karşı muhalefeti yönetti. 1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu. 1926 İzmir Suikasti’nin arkasındaki beyin olmakla suçlandı ve gıyabında on yıl hapse mahkum oldu. 1936’ya kadar yurtdışında yaşadı. 1942-1944 arasında Londra büyükelçiliği yaptı.
Enver Paşa (1881-1922). 1906 sonrasında İttihat ve Terakkinin önde gelen üyelerinden biri. 1908'deki “Hürriyet Kahramanları’ndan. Özellikle, 1913 darbesinden sonra generalliğe yükseldikten ve harbiye hazırlığı görevini üzerine aldıktan sonra İttihat ve Terakkinin askeri kanadının yöneticisi oldu. Çok yakın olduğu Alınanların yardımıyla Osmanlı ordusunu yeniden örgütledi. Osmanlıların savaşa katılması için aktif olarak çalıştı. 1918’de savaş kaybedilince Almanya’ya kaçtı. Daha sonra dünya genelinde bir Müslüman devrimci hareket örgütlemeye çalıştı ve Sovyet desteğiyle Anadolu’ya dönmek için uğraştı. Bu girişimi 1921’de başarısızlığa uğrayınca, artık inanmış bir pan-Türkisı olan Enver Sovyet desteğiyle Orta Asya’ya gitti. Ama daha sonra Türki milliyetçilerin saflarında Ruslara karşı savaştı. Kızıl Ordu'yla girdiği bir çatışma sırasında öldürüldü.
Kuzey Afrika eyaletlerine gelirsek, onların "modernleşme" deneyimi İstanbul'dan çok, 1830'dan sonra Fransızların Cezayir'i işgaliyle Avrupa'da gelişen olaylarla daha yakından ilişkiliydi. 1830 yılı net bir biçimde on binlerce yaşam pahasına silahlı kuvvetlerin dayattığı Fransız muhayyel "modernizminin" Cezayir insanlarının geçmişiyle ilişkisinin kesilmesine işaret etti. Osmanlı idaresi 1881'e kadar Tunus'ta, 1914'e kadarsa Mısır'da hâlâ devam ediyormuş gibi görünecekti. Gerçekte ise, Kuzey Afrika'nın çoğu 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu tarafından kesin olarak "kaybedilmişti." Kuzey Afrikalıların çoğu için, "modernleşme" Avrupalıların kendilerine dayattıkları modernleşme tecrübesiyle birlikte emperyalizm anlamına geliyordu.
Çanakkale ve Sakarya zaferleri, yalnız Türkiye ve Yakın Doğu tarihinde değil, dünya tarihinde derin yankıları olan büyük olaylardır. Bu zaferlerin kahraman siması Mustafa Kemal Atatürk'tür. 1881'de Selânik'te dünyaya gelen Makedonyalı çocuğun, kısa hayatında bir büyük askerî deha, emperyalist dünyaya meydan okuyan milliyetçi bir lider, altı yüz yıllık bir saltanatı tarihe gömen bir ihtilâlci ve yeni bir devletin kurucusu olacağını o zaman kimse kestiremezdi. Sakarya ve Lozan, Asya'da Batı emperyalizmine karşı uyanış ve mücadelenin hareket noktasıdır.
Kürt tarih yazımında Bedirhan Bey ayaklanmasının yeri oldukça önemlidir ancak modern anlamda Kürt milliyetçiliğinin nüvelerinin ilk olarak Şeyh Ubeydullah Ayaklanması ile ortaya çıktığı kabul edilir. Osmanlı ve İran otoritelerine karşı bazı Kürt aşiretlerinin bağımsızlık arzusu ile yola çıktığı İslam birliği ya da ümmetçilik temelli siyasi duruşa sahip 1880-1881 Şeyh Ubeydullah Nehrî Ayaklanması, ilk modern Kürt milliyetçi hareketlerinden biriydi. Kürt emirliklerinin ortadan kaldırılması giderek nüfuz kazanan Nakşibendi şeyhlerinden Şeyh Ubeydullah Nehrî’yi sosyopolitik bir lider konumuna taşıdı.