Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır.
Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah.
Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim.
Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii.
Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde:
1. RASULULLAH (S.A.V)
2. YUNUS (AS)
3. SÜLEYMAN (A.S)
4. EYYUB (A.S)
5. ADEM (A.S)
6. LOKMAN (AS)
7. NUH (A.S)
8. İSA (A.S)
9. MUSA (A.S)
10. DAVUD (A.S)
11.MUSA (A.S)
12.ÍSA (A.S)
13. İBRAHİM (A.S)
14. YUSUF (A.S)
15. EYYUB (A.S)
16. SÜLEYMAN (A.S)
17.İSA (A.S)
18. DAVUD (A.S)
19. EBU BEKR ES-SIDDIK
20. ÖMER B. HATTAB
21.OSMAN B. AFFAN
22.ALI B. EBİ TALİB
23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö-
rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise
“manevî fakirlik”tir.
1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği:
İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki:
“Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin-
dir” 5
, ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde
de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6
“Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7
İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir.
2- Manevî Fakirlik:
Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin,
hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar,
siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni-
dir.”8
ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9
ayetleri bu anlamda-
ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10
buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür
ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle,
kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr
anlamında kullanılmıştır.
Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de
kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş”
manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin
hizmetkârı) derlerdi.
İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Daha önce İttihat ve Terakki Cemiyeti ile bu cemiyetin liderleri hakkında kitaplar okumuş ve bu kitaplarda kısmen de olsa Ermeni Tehciri hakkında bilgi edinmiştim. Daha detaylı bilgi edinmek için bu konuda mecliste yaptığı açıklamaların videolarını gördüğüm Yusuf Halaçoğlu'nun bu eserini okumak istedim.
Kitap, ilk olarak Türklerle Ermenilerin ilk karşılaştıkları dönem olan Selçukluların Anadolu'ya düzenledikleri ilk seferlerle başlıyor. Daha sonra yüzeysel bir şekilde Anadolu Selçuklu, Türk Beylikleri ve Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemlerinde Ermeni varlığı ve ilişkilerinden bahsediyor. 19. yüzyıl başlarına kadar bu dönemin hızlı ve yüzeysel bir şekilde geçilmesi ise bu döneme kadar Ermenilerin herhangi bir siyasi isyan veya taleplerinin olmaması olarak açıklanıyor.
Giriş bölümünün ardından 19. yüzyıl sonrası Batılı devletlerin Şark Meselesi ile Osmanlı Devleti bünyesinde bulunan Ermenileri kullanmak istemesiyle başlayan siyasi ve askeri olaylar detaylı bir şekilde ele alınıyor. Başta Ruslar ve İngilizler olmak üzere Batılı Devletlerin kışkırtmaları ile silahlanan Ermenilerin tehcire kadar giden süreci detaylı olarak açıklanıyor. Dernekleşime faaliyetleri, silahlı katliamlar, Osmanlı-Rus Savaşı'nda cephe gerisinde Türkleri katletme, Ruslara askeri ve kritik bilgiler aktarma gibi Ermenilerin ateşe barutla yaklaşan faaliyetlerinden bahsediliyor.
Sonraki bölümde 9 ay boyunca olayları itidalli bir şekilde çözmeye çalışan Osmanlı Devleti'nin savaşa girmenin de verdiği handikapla almış olduğu tehcir kararı detaylı bir şekilde ele alınıyor. Tehcirin kimlere ve nasıl uygulandığı, tehcirin nasıl gerçekleştiği, Ermenilerin hangi bölgelere sürüldüğü, tehcir esnasında yaşanan istenmeyen olaylar gibi birçok önemli bilgiye yer veriliyor.
Bana göre hataları, günahları olsa da
Ermeni TehciriYusuf Halaçoğlu · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2007451 okunma
Umre ibadeti nedir ve nasıl yapılır? Bu ibadetteki fiil ve davranışların anlamı nedir?
İşte elinizdeki kitapçık, bu tür sorulara az da olsa cevap verebilmek ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Umrenin yapılışı, ayrıntıya girilmeden -nerede ne yapılacaksa- basit bir anlatım ile adım adım açıklanmıştır.
Umrenin şeklî birtakım davranışlardan ibaret kalmaması için, anlam olarak umre fiil ve davranışlarının açıklaması büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan kitapçıkta umre fiil ve davranışlarının anlamı da izah edilmeye çalışılmıştır.(kitaptan alıntı)
İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ 5 GİRİŞ ......................................................................................................................................7 BİRİNCİ BÖLÜM UMRE NEDİR? ...............................................................................................12 Umrenin Zamanı ....................................................................................12 Umrenin Fazileti ....................................................................................12 UMRENİN YAPILIŞI ....................................................................................13 I. İhram .....................................................................................................13 A. Niyet ................................................................................................14 B. Telbiye .............................................................................................15 C. İhram Yasakları ..............................................................................15 İhramlı iken Yasak Olmayan Bazı Fiil ve Davranışlar ................................16 Harem Bölgesine Giriş
Tekrardan merhabaalar:)
Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim.
Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum.
Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi.
Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı.
Güncel listem
Türk Edebiyatı
Okunanlar:
1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa)
2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa)
3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa)
4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa)
5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa)
6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa)
7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa)
8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa)
9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa)
10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa)
11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa)
12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa)
13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa)
14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa)
15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa)
16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa)
17. Aşk -