Kayan yıldız sırrı...
(...) Mecazî anlamda, “Necib Fazıl’ın ölümünün sırrı”dır. Üstad Necib Fazıl kayan bir yıldızdır; veya eski bir efsaneye göre, her ölenin gökte bir yıldızı kayar… Salih Mirzabeyoğlu, kendi hayatı için çok önemli bir dönüm noktası olan bu ölümü, hece vezninde kaleme aldığı tek şiir kitabında, “Kayan Yıldız Sırrı” diye ele alır. “Ben kimim?” diye sormak, “ölüm nedir?” diye sormakla birdir, hikmeti çevresinde… Kitaba ismini veren “Kayan Yıldız Sırrı” şiiri ise şudur: Göklerde kanat açmış gûya gönlümce hür kuş Ben değil mi yine ben kedere hedef durmuş Gizleniyor bildiğim saklambaç oyununda Benim gölge âlemde kendisine kaybolmuş *** Bu mahmurluk sırtımda kaplumbağa kabuğu Rahatı rahatsızlık şu dünyanın seyrinde Ah geçmiş ne gelecek şimdiyse uçan buğu Yollar ki birbirine kavuşmanın derdinde *** Su üstünde ürperti hep gurbetlik duygusu Nakışa düşen mânâ deniz üstünde desen Zamanın nabzımı tutsun diye kurduğu Dalgada gölge eşya benim gözümde de sen *** Bir kayanın üstünde bilmem böyle kaç vakit Rüyâların izinde tâbirlerin peşinde Yıldırım düşen levha kumaşım ki mücerret Açıktan geçen gemi yüreğim o gemide *** Tedirgin bekleyişler berzah sırrında hapis Fikir ki saklı güzel gözümde açık derin Pervane çeken mihrak nisbet kurduğum akis Rüyâların ötesi müjde verdi güvercin *** Ağı germiş çoktandır yıldız köşeler cinsi Gebe dumanlı dünya sancı sarınca doğum Rüzgâr dinlenen dalga kıyı idrakı şimdi Ruh nisbeti bir harman ışık içinde oyun!
KAYAN YILDIZ SIRRI -Şâh Eser – Şâheser-II-, 30 Ağustos 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Turgut Özal (1927-1993). Malatya’da doğdu, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Fakültesi’ni bitirdi. ABD’de ekonomi eğitimi gördü. 1965’te Süleyman Demirel’in teknik danışmanlığım üstlendi. 1967’de Devlet Planlama Teşkilatı başkanlığına getirildi. 1971 darbesinden sonra Dünya Bankasında çalışmak üzere Washington’a gitti, 1973-1979 arasında özel sektörde çalıştı. 1979’da başbakanlık müsteşarlığına getirilerek ekonomik reform paketinin yürütülmesinde kendisine özel görev verildi. 1980-1982 arasında generallerin yönetimi döneminde ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığına getirildi. Bankerler sıkandalının ardından istifa etti. 1983’te Anavatan Partisi’ni kurdu. 1983-1989 arasında başbakanlık yaptı, 1989’dan ölümüne kadar Türkiye’nin sekizinci cumhurbaşkanlığı görevini yürüttü.
Reklam
Cezasızlık
Türkiye`de henüz örneği görülmese de ABD'de ve Avrupa`da iş kazaları sonrası açılan "cinayet davası" örnekleri bulunuyor. Örneğin ABD'de 1983'te, isci Stefan Golab'ın siyanür gazı soluyarak ölümünün ardından beş firma yetkilisine bu suçtan dava açıldı ve üçer yıl hapis cezası verildi. ABD Adalet Bakanlığı 1988'de aldığı kararla, iş kazası durumunda işverenlerin cinayetten yargılanabileceğine hükmetti. 1991'de North Carolina'da bir tavuk çiftliğindeki yangında yirmi beş işçinin ölümüne ilişkin tesis sahibine yirmi yıl ceza verildi. Avrupa'daki en bilinen örnek, 2007'de Italya Torino'daki Thysen Krupp Demir-Çelik tesisinde yedi işçinin ölümünden sonra açılan dava oldu. Torino Ceza Mahkemesi 2011'de şirketin CEO'su hakkında on altı yl altı ay hapis cezası verdi. Yargıdaki bu bakış, Türkiye'nin ilerisinde olsa da, ABD ve Avrupa'da da istisnai hal sayılıyor. Bu nedenle Mony, cezasızlık politikalarına dikkat çekerek, uluslararası iş ceza mahkemesi kurulmasını öneriyor: "İşverenlerin ve emir vericilerin işlediği suçların büyük çoğunluğu, çalışanların işlediği suçların aksine, bütünüyle cezasız kalır. Bu cezasızlk, temelinden sorgulanmalıdır. İnsanlığa karşı işlenen suçları yargılamak üzere uluslararası ceza mahkemesi kurulmuştur. Bilinçli olarak iş yerlerini şiddet ve ölüm mahalli haline getirenleri yargılamak üzere bir iş ceza mahkemesi ne zaman kurulacaktır?" Evet, ne zaman?
Sayfa 69 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
PKK'nın yayın organı "Sexwebun"un 14 Şubat 1983 tarihli sayısında başlatılacak savaşın yöntemi ve hedefi konusunda şu tespit yapılmıştır: "PKK, özellikle askeri güç dengesizliği giderilip dengeye ulaşılıncaya kadar gerillayı temel mücadele biçimi olarak alacaktır. Askeri mücadeleyi uzatarak düşmanı yıpratmak, maddi zarara sokmak, askeri yönden geriletmek, siyasal olarak ulusal ve uluslararası kamuoyunda tecrit etme gibi bütün görevler bu aşamada gerçekleştirilecek, bunda da en büyük rol gerillaya ait olacaktır."
Alıntı
Her şey bu feministlerin ayağının altından çıkıyor :)
Zorunlu tek eşliliğe, Adrienne Rich (1983) zorunlu heteroseksüelliği sorguladığı gibi yaklaşıyorum. Zenginlere göre, zorunlu heteroseksüellik, kadınları erkeklerle yakın ilişkilere zorlayan bir sosyal inanç, gelenek ve uygulama ağı veya sistemidir. Bir kurum olarak, zorunlu heteroseksüellik sistematik olarak erkeklerin kadın bedenlerine, emeğine ve çocuklarına erişimini ve "sahipliğini" sağlar. Rich'e göre, zorunlu heteroseksüellik, erkek kimliği, androcentrizm ve lezbiyen varlığının silinmesi ile karakterize edilir ve bu nedenle kadınların cinsel, duygusal ve politik olarak birbirleriyle bağlantı kurmasını engeller. Çığır açan makalesinde Rich, kadın kimliği ve lezbiyen cinselliğinin feminist uygulama için önemli olduğunu öne sürdü, çünkü erkeklerin kadınlara olan hakimiyeti ve erişiminin merkezi bir mekanizması olarak zorunlu heteroseksüelliği reddettiler ve bozdular.
Sayfa 15·Kitabı okudu
SEVGİ 1983
Nedir bilinmez, Nasıldır çizilmez Hiçbir zaman görülmez Yalnız kalplerdedir O Şekli şemali bilinmez Ağzı burnu çizilmez Her zaman görülmez Yalnız kalplerdedir O.
Sayfa 12 - Cinius Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam