Ritim
Dolto için ritim, yalnızca müzikal ya da bedensel bir organizasyon değildir; öznenin en arkaik bedensel hafızasına dokunan bir yapıdır. İnsan, daha doğmadan önce ritim içindedir: annenin kalp atışı, nefesin devinimi, yürüyüşün salınımı ve seslerin titreşimi. Bu ilk ritmik çevre, bedenin kuruluşunda silinmez bir iz bırakır. Dolto tam da bu yüzden, insan memelisinin bütün organik canlılığının tamtamlar ve vurmalı müzikte “arkaik bir dilsel biçim” altında yeniden ortaya çıktığını söyler. Ona göre Afrikalılar ve Kızılderililer, davulların vuruşları eşliğinde saatlerce dans edip şarkı söylerken yorulmazlar; çünkü burada beden artık enerji harcayan bir organizma değil, ritmin taşıdığı bir beden olarak işler. Sanki zaman ve mekanın dışına çıkmış, yeniden in uterodaki (rahimdeki) süreklilik haline dönmüş gibidirler. Dolto’nun burada işaret ettiği şey biyolojik dayanıklılık değil, ritmin bedeni taşıma kapasitesidir. Dans ve özellikle vurmalı ritimler, özneyi bu arkaik bedensel matrise yeniden bağlar. Bu bağlanma, bedeni parçalı dürtülerin dağınık akışından geçici olarak kurtarır ve ona bir birlik verir. Lacancı bir okumada ritim, kapitone noktası (point de capiton) işlevi görür: jouissance’ın dağınık, çözülmüş akışını geçici olarak düğümler ve bedene bir tutarlılık kazandırır. Bu anlamda dans, özneyi düşünceden önce gelen bedensel bir zamana geri götürür; dilin henüz bedeni kesip bölmediği, canlılığın kesintisiz bir şimdi içinde aktığı o ilksel ritmik alana. _*«Je pense que toute cette vitalité organique du mammifère humain se retrouve sous forme langagière archaïque dans les tam-tams et la musique de percussion. Les Africains et les Indiens dansent et chantent au martèlement des tambours pendant des heures et des heures, sans se fatiguer apparemment, comme hors du
Tarihteki ilk işletim sistemi, General Motors ve North American Aviation tarafından 1956 yılında IBM 704 bilgisayarı için geliştirilen GM-NAA I/O sistemidir. Çoklu görev ve modern sistemlerin temelini atan ilk örnek ise 1962'de Manchester Üniversitesi'nde geliştirilen Atlas Supervisor olmuştur.Genel olarak kabul gören bu başlangıçların yanı sıra; bilgisayar dünyasında dönüm noktası olan diğer önemli ilk adımlar şu şekildedir:Tarihsel Dönüm Noktalarıİlk Gerçek Masaüstü İşletim Sistemi: 1971'de Datapoint 2200 bilgisayarı için oluşturulan CTOS (Cassette Tape Operating System) kabul edilir.İlk Yaygın Mikrobilgisayar İşletim Sistemi: Gary Kildall tarafından 1974'te geliştirilen ve ilk disk tabanlı sistem olan CP/M (Control Program/Monitor) olarak bilinir.PC Çağını Başlatan Sistem: 1981 yılında IBM PC için Microsoft tarafından geliştirilen MS-DOS (Disk Operating System) sistemidir.İlk Popüler Grafik Arayüzü (GUI): Microsoft'un 1985 yılında MS-DOS üzerinde çalıştırdığı Windows 1.0 işletim sistemidir.Türkiye'nin İlk Yerli İşletim SistemiÜlkemizde TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen Pardus, ilk kararlı sürümünü 27 Aralık 2005'te yayınlayan Debian/GNU-Linux tabanlı ulusal işletim sistemimizdir.İşletim sistemlerinin temelleri ve Unix mimarisinin tarihine derinlemesine bir bakış: Eğer spesifik bir dönemi veya işletim sistemini merak ediyorsanız (Örn: Linux çekirdeğinin doğuşu, macOS serüveni
Reklam
"Ağlasa iyi olacaktı ama ağlayamıyordu.” Michael Ende
Alıntı
Susup, biraz daha biraz daha düşündükten sonra sürdürdü konuşmasını: “Caddeyi bütünüyle görüp düşünmemeli. Hep bir sonraki adımı, bir sonraki nefesi ve bir sonraki süpürgeyi… Ve hep bir sonra geleceği… O zaman zevkli olur. Önemli olan işini iyi yapmaktır. Ve öyle yapmak gerekir.” Momo Michael Ende
1985 li başûrê Kurdîstanê dayikek bi zarokên xwe re. t.me/weneyenKevnBikurdi
Kurdî
ATATÜRK “BENİM BİR DİNİM YOK”
(Dini ve Namusu olanlar Kazanamazlar) Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. / Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkûmdurlar. Onun için önce din ve namus telakkisini kaldırmalıyız. (Andrew Mango, Atatürk, s 447 / İstanbul, Tekin Yayınevi, 1990, s 83-84) ✔ Kur’an Gökten İndiği Sanılan Bir Doğmadır: Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. (Söylev ve demeçler, cilt 1, s 389. (1 Kasım 1938' deki son meclis konuşması)) ✔ Suçlu Allah'ın Dinidir: Kralların ve padişahların istibdadına (baskılı yönetim), dinler mesnet olmuştur. (Atatürk’ün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, s 30) ✔ Bütün Dinler Utanmaz Peygamberlerin Kurgusudur: Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur. (Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, Afet İnan) ✔ İnsanları Allah Değil "Tabiat" Üretti: Natür (Tabiat) insanları üretti, onları kendisine taptırdı da... / Çünkü malumdur ki, insan tabiatın mahlûkudur. / İnsanlar, kurtçuklar gibi sulardan çıktılar en önce... İlk ceddimiz balıktır. İşler daha daha ilerledikçe o insanlar, primat zümresinden türediler. "Biz maymunlarız"; düşüncelerimiz insandır. (Atatürk den Düşünceler, Derleyen: Prof. Enver Ziya / Atatürk’ün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, Afet İnan / Ruşen Eşraf Ünaydın, Atatürk Tarih ve Dil Kurumları, s 53) 👹 Atatürk’ün Din Algısı: “Onlar (Ashab-ı Kiram) aptallaştılar.” (M. Kemal) ✔ Din, Körü Körüne Bağlanmaktır: Gerçekte dinleri konusunda halkın hiçbir fikri yoktur, din dediği şey, bilinmeyen inanç
Reklam
Reklam