Vartan İhmalyan 1913'de Konya'da doğdu. 1944'de Robert Kolej'in mühendislik bölümünü bitirdi. 1948'de Fransa'ya gitti. Daha sonra da Macaristan, Polonya ve Çin'e... 1961'de Moskova'ya gelen İhmalyan, 1987'de ölümüne kadar orada yaşadı. "Benim iki anadilimden ilki Türkçe'dir" diyen İhmalyan'ın anılarını (Vedat Türkali ve Mete Tuncay'ın yapıt üzerine düşüncelerini yansıtan yazılarıyla birlikte) Türk okuruna sunarken, aynı zamanda onun, kitabının Türkiye'de yayınlanma dileğini de yerine getirmiş oluyoruz.
Edebiyat
NEDİR SAVAŞ? En ucuz tüfekle yoksul eve bir banyo Bir topla oyun yeri mahalle çocuklarına Bir tankla on derslikli on okul Bir uçakla yedi köye bir hastane İki denizaltıyla üç ırmak çöle ulaşır Bir roketle koca şehir kurulur Bir taburun postallarıyla çocuklar Kızamıktan kurtulur Beş yıl birikse bir kolordunun parası Kansere ilaç bulunur Ölenlere dikilen anıtlar da para Kalanlara nişanlar kolayla mı takılır Bir ordunun bütçesiyle on il bağlık bahçelik olur Düşün, ne yer, kaça semirir bir general Bırak atom savaşlarını bir an İki komşu arasında sıradan bir savaşı düşün Kimileri yıllar yılı bitmiyor Atılan bombalar, harcanan mermiler Alınteri vergilerden Yakılıp yıkılmış bir şehir Kolayla mı yapılır yeniden Evlerin asansörü merdiveni penceresi Bir düşün serin kanla lütfen Dirilir mi yirmisinde ölen asker, askerler Bir düşün serin kanla, yada sor bir uzamna Yanıtla şu küçük soruya rica ederim Aptallık değil de nedir Nedir savaş?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Cemil Meriç "Kendini tanımak marifetlerin marifeti." 13 Haziran 1987 Sevgi ve rahmetle...
1000Kitap
Rahmetle...13/06/1987
Ve yalnızlık Deniz gibi büyüyor. Ölüm gibi büyüyor. Kavgaya girmek. Kiminle, kimin için? Sen gemidesin. Ben sahilde. Geminde kimler var? Cemil Meriç
Kitap Alıntısı
Ve bir gün tüm şiirlerini topladı, arkadaşı Haydar Ergülen ile de paylaştı. Hatta birkaç şiiri Beyaz ve Şiir Atı gibi dergilerde yayımlandı. 1987'nin sonbaharında şiirlerini topladı, utana sıkıla Haydar Ergülen'e götürdü. On yıldır yazdığı şiirler olduğunu söyledi yazdıklarının, eğer Haydar Ergülen okuyup beğenirse bu şiirleri Şiir Atı Yayınları'ndan yayımlayıp yayımlamayacaklarını sordu. Paniğini kukla yapmış bir çocuk mahcubiyeti vardı yüzünde. Haydar Ergülen şiirleri birkaç gün içinde okudu, şaşırtıcı buldu. Çok iyi bir şairi haber veriyordu şiirler... Hemen Nilgün Marmara'ya telefon etti. Şiirleri yayımlayacaklarını söyledi. Nilgün Marmara çok sevindi. Üzerinden bir yük kalkmış gibi ferahladığını söyledi. Şiir kitabı yayımlanacak, Nilgün Marmara kitabına dokunacak, mahcup mahcup imzalayacaktı. Cemal Süreya, Ece Ayhan, Tomris Uyar, Lale Müldür, Haydar Ergülen, İlhan Berk ve daha kimler kimler... Yine Kızıltoprak'taki o eve gelecek, şiirden bu defa Nilgün Marmara'nın şiirinden konuşacaklardı. Çılgın Zelda butları fırına atacaktı, gülüşeceklerdi. Tebrik edeceklerdi kitap için. Nilgün Marmara ırmağın akışına müdahale etmek istemeseydi. Kitabın yayımlanacağı günü gerçekten bekliyor muydu, yoksa yayımlanabilme ihtimalini öğrenip de bu dünyadan öyle mi gitmek istemişti, bunu kimse bilemeyecekti. "Sus..." demişti bir gün, gelecekte yapacağı şeyler-den bahseden ablasına. "Sus, zeki insanlar planlarından asla bahsetmezler, onları gerçekleştirirler." Nilgün Marmara
Sultan
Seçkin bir kimse değilim İsmimin baş harfleri acz tutuyor Bağışlamanı dilerim Sana zorsa bırak yanayım Kolaysa esirgeme Hayat bir boş rüyaymış Geçen ibadetler özürlü Eski günahlar dipdiri Seçkin bir kimse değilim İsmimin baş harflerinde kimliğim Bağışlanmamı dilerim Sana zorsa yanmaya razıyım Kolaysa affı esirgeme Hayat boş geçti Geri kalan korkulu Her adımım dolu olsa İşe yaramaz katında Biliyorum Bağışlanmamı diliyorum Abdurrahman Cahit Zarifoğlu 7 haziran 1987 ölüm yıl dönümünde rahmet, sevgi ve saygıyla... ruhu şad olsun.
Şiir