Bitmedi, sürüyor
1980'lere ve 1990'lara cumhuri­yet tarihinde eşi görülmemiş yolsuzluk dalgaları damgası­nı vurmuştu. Cumhuriyetin ilk dönemindeki klientalist iliş­kilerin yerini iktidardaki siyasetçilerin yasadışı kazançları­nı içeren pratikler almıştı. 1980'lerde ANAP iktidarının iyi Özal dönemindeki gelişmeler bilinen skandallarından birisi dönemin Başbakanı Turgut Özal ve ailesini içeriyordu. Daha sonra bu tarz yolsuzluklar 1989'da yerel seçimleri kazanan merkez sol Sosyal Demok­rat Halkçı Parti'den (SHP) politikacılara, DYP'ye ve RP'ye de yayıldı. 1996'dan 1997'ye kadar başbakan olan Necmed­din Erbakan daha sonra yolsuzluktan yargılandı ve ev hap­sine mahkum edildi.
Sayfa 90 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Dalkavuk Sahte Hocalar
Enteresandır ki, o zaman ki yönetimin bu tavrı, bu gelişmeler, İslam'a ve müslümanlara karşı alınan bu engelleyici, köstekleyici, kahredici ve topyekün imhaya yönelik tedbirler, içinde bulunduğumuz ortama da tıpatıp uymaktadır. Özellikle cumhuriyet dönemi ve yakın tarih siyaseti ve 1997 sonrası yıllardaki resmi uygulamalar, Ekber Şah devri yönetimini andırmaktadır. Her ikisi de tam bir resmi ideoloji, baskı, zulüm ve dayatma siyasetidir. İşte, sözünü ettiğimiz o yönetim, birçok ulemayı da yanına almış ve desteklerini sağlamış iken, İmam-ı Rabbanî'yi karşısında buldu. İmam-ı Rabbanî ki, dalkavuk, tavizci ve batıl ideolojiler yanlısı olmadığı gibi "Allah'ın dininin aziz kılınmasından ve yüceltilmesinden başka bir gayesi ve onun aşağılanmasından başka bir korkusu" olmayan bir kimse idi.
Sayfa 48·Kitabı okudu
İslâm Dini
Reklam
28 Şubat (1997) süreci, 12 Eylül'le konan hedeflerin tutmadığının, bazı hatalar yapıldığının dolaylı itirafı olarak da değerlendirilebilir. 12 Eylül'le yapılan, toplumun özellikle 1950 sonrası giderek güçlenen, kendi kaynak ve tercihleriyle modernleşebileceğine ve değişebileceğine dair özgüveninin ve enerjisinin ciddi biçimde kırılmasıdır.
Sayfa 344·Kitabı okuyor
Bir araştırmada, hayatlarının çok stresli bir döneminde - ilk çocuklarının doğumundan birkaç ay önce ve çocuk doğduktan sonraki bir yıl - anne babaların kullandığı savunma mekanizmaları incelenmiştir ( Ungerer, Waters, &Barnett, 1997). Bebeğin gereksinimleri, anne - baba olmanın getirdiği maddi ve kişisel yükle bir araya geldiğinde, büyük bir stres ve kaygı kaynağı olabilir. Bu stresle başa çıkamayan çiftlerin, çoğu zaman ilişkilerinden duydukları genel memnuniyet düzeyi de düşüş gösterir. Araştırmacılar, bu gözlemleri destekleyecek şekilde, anne- babalıkla ilgili kaygılarla başa çıkmak için inkar ve yansıtma gibi gelişmemiş savunma mekanizmalarını kullanan çiftlerin, eşlerinden daha az memnun olduğunu bulgulamıştır. Öte yandan, yüceltme gibi daha olgun savunma mekanizmalarını kullanan çiftlerin, bebeğin hayatlarına getirdiği zorluklar ve kaygılara rağmen, ilişkilerinden memnun kalmaya devam eder.
Sayfa 128·Kitabı okuyor
Erol Mütercimler, 12 Eylül müdahalesi ile 28 Şubat sürecini karşılaştırmıştır. 12 Eylül müdahalesinin CIA tarafından organize edildiğini ve 28 Şubat sürecinde kendisine Atatürkçü imajı çizen generallerin Atatürk imgesinden faydalanarak 28 Şubat müdahalesini gerçekleştirdiklerini ve ABD talepleri doğrultusunda başka bir partinin yolunu açtıklarını belirtmiştir. "12 Eylül 1980 anti-Kemalist, altyapısını CIA'nın kurguladığı, ülkücülerin sokaklarda kullanıldığı Amerikancı darbeden 28 Şubat 1997 tarihinde uzanan sürecin sonunda, yine Atatürkçü oldukları iddiasındaki generaller ve amiraller desteğiyle milli görüşçü kökenli ama küreselci AKP'nin kuruluşunun yolu açılmış, 17 yılda bu dünya görüşünü savunan beş başbakan üç cumhurbaşkanı yaratılmıştır.
İçinde Sinop geçti diye :)
Sinop'ta, kale burçlarından denize bakan bir kadın, yıllar sonra, üstelik bulanık bir kentin soğuk odalarında hala iç ge­ çiriyorsa, bundan büyük gerçeklik olur mu? Ah, elindeki hazineyi yitirme ustası, hiç olmazsa geçmişini koru. "İnsan ya­ şarken görür güzelliği / Acı bile bir dünya nimetidir sonunda / Ancak yaşayanların anısı olur." (Şükrü Erbaş) 1997
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam