B.

İnsan oğlu, karnı aç, sırtı çıplak olsa da dayanabi­lirdi. Ama ona, bedeni ve cismani ihtiyaçlarından yoksun olmaktan çok fazla, ruhi ve deruni nafakasın­dan kesilmiş ve iç aleminin çırılçıplak bırakılmış ol­ması daha güç ve elim idi.
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Başlangıcı bir damla su, akıbeti ise bir leş olan Ademzadenin "ben" demekten kurtulması, eteklerine takılan benlik dikenlerini ayıklamasına bağlı…
Edebiyat
Hamuruna yalan, yapmacık ve riyanın bol bol karıştığı siyasi güç, sırasında tarih yazan kaleme bile diş geçirip istediğini söylettiği, istediğini gizlettiği az mı görülmüştür?
Edebiyat
Hasta, sözün nereye varacağını merak eden kom­şusuna bakarak: "Oğlum, der, ben Sultan Abdülha­mid'i Osmanlı tahtından indirmek isteyen sözde Meş­rutiyetcilerle, o gafil ve alaylı siyasetçilerle birlik olup onlara yardım etmek hatasını işlemiş bir hainim. Na­sıl oldu da o maceracılara kapıldım? Nasıl oldu da gi­riştikleri hareketin memleket için bir felaket olacağı­nı düşünemedim? Böylece de Türk'ü alem haritasın­ dan silmek isteyen garbın ve siyonizmin bu gafil ve kör maşalarına hizmet eyledim? Bu basiretsizliğimin cezası pek büyüktür. Yapmış olduğum ne alçaklıktır ki devletin, o dahi idareciye en muhtaç olduğu bir de­virde, düşmanla birlik olarak yıkılmasına yardımcı oldum. Ben kendimi af edemezken, Allah'dan nasıl af etmesini dileyebilirim?"
Edebiyat
Yalan, iftira, intikam... Bunlar ve bunlara benzer manevi illetler insan oğlunu kemiren, küçük düşüren, ruhen yok-yoksul bırakıp sefil hatta rezil eden, edna zaaflar... Tedavisi ise hem çok kolay, hem de çok güç. Çok kolay... Tevhid anlayışını kendisine rehber düzene. Çok güç... Kesrete saplanıp kalmış olana...
Edebiyat