B.

27 sene sürmüş olan Halk Partisi iktidarı, adeta bir Sovyet Rusya prensliği anlayışı içinde, dediği de­dik buyruğu ile, tarih, iman ve mefahire yaylım ateşi açarak, Türk milletine kan kusturmuştu. İşte, Türk milleti de, eline bir gerçek seçim fırsatı geçer geçmez, Halk Partisi'ni kapı dışarı ederek, mu­halefette olan Demokrat Parti'ye iktidar imkanı tanı­mıştı.
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şu halde dergahların kapatılmasından, doğan ne­tice: Bir tarafta taassubun, dini pençesine alması, bir tarafta dinsizliği bir ilericilik haline getirerek Türk milletini, iman gibi tarihi nafakasından mahrum bı­rakmış olmasıdır.
Edebiyat
Baş aşağı giden bir memleketin bütün müessese­leri bu çöküntüden hisselenirken, dergahların da, ay­nı inkırazdan pay almayacağı ve almadığı, elbette söylenemez. Amma, bilhassa son devirlerde acı, yer­siz, kasıtlı ve körü körüne uydurularak tenbelhane, miskinhane diye damgalanmak istenen dergahlar, bütün iftiralara rağmen, son anlarına kadar, cemiye­tin bir çeşit emniyet süpabı vazifesini görmekte idi. Onun için de bu müesseseler, hür imanın filizlen­diği ve taassubun geri püskürtüldüğü bir ocak olarak faaliyette bulunduğu müddetçe cemiyete seçkin ve arınmış insanlar hediye etmiştir.
Edebiyat
Türkiye'de dergahlar kapatıldı; fakat hem gün-be­ gün adetleri artan mason locaları açıldı, hem de siyo­nizmin ileri karakolu olan bu locaları arkadan takvi­ye edici yardımcı kuvvetler müesseseleşerek, Lions, Rotary Kulüp gibi isimler altında, locaların bir nevi hisarpeçesi ve ihtiyat kuvveti oldu. Yeryüzünü saran Yahudi hegemonyası, bugün dünya iktisadiyatına, ticaretine, siyasetine, içtimai ve vicdani revişine hükmeder olmuştur. İşte milletlerin tarihi ve an'anevi hayatına açtığı yaylım ateşini gizle­yebilmek için de bu cephe gerisi ihtiyat kuvvetlerine, hayır cemiyeti süsü vererek, onların arkalarına giz­lenmeyi ustaca becermiş ve başarmış bulunmaktadır.
Edebiyat
Dünyanın da bir başı ve sonu var. O da, evvela doğan, sonra ölen insan gibi, gün gelip son bulacak. Amma, kıyamet-i kübradan evvel kendini düşün. Dü­şün de, bir an evvel şu nefsinin kıyametini kopar ki, esaretten kurtulup hürriyete geçesin... ancak o zaman Peygamber'ini utandırmaktan kurtulup, yeryüzünün rehberi ve meş'alesi olabilesin.
Edebiyat