Eser, makineleşmeyle beraber insan gücünün azalmasını ve makineleşmenin işçilerin üzerinde yarattığı büyük olumsuzluğu anlatmaktadır. Ekonomik koşulların aileleri dağıttığını, para için insanın çocuğundan bile vazgeçebileceği mesajını vermektedir.
Eskici ve Oğulları kitabının kahramanlarından Eskicinin adı yoktur. Kitapta sürekli “Topal Eskici” olarak anılmaktadır. Eskicinin iki erkek çocuğu ve Zeliha adında bir kızı vardır. Kızı olmasına rağmen kitap adı “Eskici ve Oğulları”dır. Eskicinin karısının adı da kitapta geçmez. Karısı sadece aşağılanmak ve ev işlerini yapmak için vardır. 1940’ların erkek egemen toplumu olduğu gibi yansıtılmıştır.
Eskicinin topal olma nedeni savaşta bacağını kaybetmesidir. Uğruna bacağını kaybettiği vatanında bir değer görememenin, herkesin tek derdinin para olması onun çok ağrına gitmektedir. Her şeyin üzerine bir de geçinmek için pamuk toplamaya giderler. Oranın hastalığı, mücadelesi, açlık-susuzluk savaşı hiç bitmez. Geriye dönüp baktığında koca bir ömrün heba olduğunu görür.
Kitabın konusu ve vermek istediği mesaj güzel fakat çok sıkıcı ilerliyor. Yazarın bu kadar uzatmasına gerek yoktu diye düşünüyorum. Tavsiye ediyorum diyemem ama okuyacaklara iyi okumalar
Türk milleti Avrupalılardan ziyade faziletperverdir, onun için ahlaksızlar tarafından idare edilmişlerdir. Ahali saf ve namusludur. Hükümete çok inanır. Bu zaafı anlayan hükümetler göz önünde çalıp halkın isyanından da korkmamışlardır.
Kara Ahmet Destanı üçlemenin son kitabıdır. İlk iki kitapta edebi değer ağır basarken bunda biraz sönük kalmış. Yazar, diğer kitaplarında da mesaj verme gayesindededir ama diğer kitaplarında bu gayede daha başarılı olmuştur. Burada ise edebi değeri düşürmüştür. Kitabın ortalarına kadar o kadar sürükleyiciydi ki bazı yerleri sindirebilmek için ara veriyordum. Fakat ortalardan sonuna kadar zor bitirdim.
Kara Bayram ve ailesi artık tamamen şehre yerleşmiş, hastanede çalışıp çocukları okula yazdırmışlardır. Fakat hastanede işler tersine döner. Eski yöneticilerin yerlerini tarikatçılar alır ve Kara Bayram’a baskı yaparlar. Bayram işini kaybetmemek için namaza başlar, çocuklarını hafız yapmak ister. Çocukları bu duruma karşı çıkıp okumak istediklerini belirtince imam hatip okuluna gitmeleri için zorlar. Karısı Haçça ve çocukları bu duruma da karşı çıkarlar en son Bayram baskı yapmayı bırakır. Çocukların üniversiteye gitme yaşı geldiğinde sadece Ahmet’i göndermeye razı olur. Şerfe’yi kız olduğu için göndermez en küçük oğlunu ise para harcamamak için göndermez. Ahmet o çok istediği üniversiteye gider ama orada baskılara boyun eğmez ve başına olmadık işler gelir. Ahmet doğru mu yaptı yoksa yanlış mı yaptı bilemiyorum. Bu konuda kararsız kaldım. Okuyanların fikrini merak ediyorum.
Kitabın sonu böyle bitmemeliydi. Bence yarım kalmış bir son olmuş. Köydeki muhtarın bir sonu olmasını beklerdim. Kitap benim için 8/10 oldu️ İlk iki kitabı okuyanlar bunu da tabii ki okumalı diyorum. Kitapla kalın