Devletin büyümesi, devlet gücünü ellerinde tutanlara daha çok kötülük eğilimi verdiği için, onlara güçlerini kötüye kullanma araçları sağlar. Bu yüzden hükümet, halkı dizginlemek için elinde ne kadar güç bulundurmak zorundaysa, egemen varlık da hükümeti dizginlemek için eli altında o kadar güç bulundurmak zorundadır. Burada sözünü ettiğim mutlak güç değil, devletin çeşitli parçalarının görece gücüdür.
Devleti sağlamlaştırmak mı istiyorsunuz, iki ucu elden geldiğince birbirine yaklaştırın. Ne çok varlıklıların bulunmasına göz yumun, ne de çok yoksulların.
Halkın görüş ve düşünüşünü yükseltin, ahlakı, töreleri kendiliğinden arınır. İnsan her zaman güzel olanı ya da güzel bulduğunu sever; ama asıl güzel üstüne verdiği yargıda aldanır: Demek, yapılacak şey bu yargıyı düzenlemektir. Töreleri yargılayan onuru yargılar, onuru yargılayan da kamuoyuna dayanır.
Bir gün gelecek ve yaşları otuzun etrafında birtakım genç generaller, Abdülhamit ve adamlarının, adları anılınca bile titredikleri Düvel-i Muazzama'nın, yani dünyanın büyük devletlerinin ordularını, nice defalar yeneceklerdir.