Uyuyalı daha 2 saat olmuştu, uykunun içine ettik yıne...
Edebiyat
Muharrem Ayı
Muharrem-i şerîf ayı, Hicrî senenin birinci ayıdır. • Bu ayın ilk gecesi, akşam namazı ile yatsı namazı arasında, Allâhü Teâlâ’nın rızası için iki rekât namaz kılınır. Namaza şöyle niyet edilir: “Yâ Rabbi! Bizi yetiştirmiş olduğun bu seneyi, hakkımızda mübarek kılman, afv-ı İlâhî’ne, feyz-i İlâhî’ne mazhar kılman, dünyevî ve uhrevî saadetlere nâil eylemen için, Allâhü Ekber.” Her rekâtte 7 Fâtiha-i şerîfe, 7 Âyetü’l-Kürsî, 7 İhlâs-ı şerîf okunur. Namazdan sonra: 11 defa, “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît, ve hüve Hayyün lâ yemût, biyedihi’l-hayr, ve hüve alâ külli şey’in kadîr.” 11 istiğfâr-ı şerîf, 11 salevât-ı şerîfe okunup dua yapılır. Duada, geçmiş senenin günahlarının affı ve yeni seneye günahsız girmek için ilticâ edilir. • Muharrem ayının birinci gecesi ayrıca şu şekilde niyet ederek bir Tesbîh Namazı kılınır: “Yâ Rabbi! Bu yeni senede beni mağfiret-i İlâhiyye’ne, rızâ-yı İlâhî’ne ve hidâyet-i İlâhiyye’ne mazhar eyle, yeni açılan amel defterimi, rızâ-yı İlâhî’ne muvâfık amel ile doldurmayı bana nasip eyle, beni gadab-ı İlâhî’ne dûçâr edecek amellerden muhafaza buyur.” Tesbîh Namazı’nda (15 tesbîhden sonra) şunlar okunur: 1. Rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Âyetü’l-Kürsî, 2. Rekâtte: 1 Fâtiha-i şerîfe, 1 Âmene’r-rasûlü.. (Sûre-i Âl-i İmrân’ın ilk 2 âyeti de ilave edilerek)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
SIKINTI ANINDA YAPILAN DUÂ 🤲: (( لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ.)) ✨ 122- (4/1) "Azîm ve Halîm olan Allah'tan başka hak ilah yoktur. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka hak ilah yoktur. Göklerin ve Kerîm Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka hak ilah yoktur."[1] 🕌 (( اَللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو، فَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ، وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ.)) 123- (4/2) "Allahım! Sadece senin rahmetini umarım. Göz açıp kapayıncaya kadar -bile olsa- beni nefsime bırakma. Bütün işlerimi (ve hâlimi) düzelt. Senden başka hak ilah yoktur."[2] 🤲 (( لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ.)) 124- (4/3) "Senden başka hak ilah yoktur. Seni tüm noksan sıfatlardan tenzih ederim. Gerçekten ben zâlimlerden oldum."[3] 🌙 (( اللهُ اللهُ رَبِّي لاَ أُشْرِكُ بِهِ شَيْئاً.)) 125- (4/4) "Ey Allah! Ey Allah! Ben Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmam."[4] 🤲
Din İslam
📚 + ☁️ = 📸📷 ​1. Fyodor Dostoyevski - Yeraltından Notlar ​"Öyle bir zaman geliyor ki, insan artık sadece nefes almaktan bile yoruluyor." ​2. Yusuf Atılgan - Aylak Adam ​"Dünyanın bütün yolları yalan, bütün insanları iki yüzlü." 3. Lev Tolstoy - İvan İlyiç'in Ölümü ​"Doğru yaşadın mı İvan İlyiç, doğru yaşadın mı?" ​4. Mihail Bulgakov - Köpek Kalbi ​"Zorla bir şeyi elde edebilirsin ama zorla bir şeyi sevdiremezsin." 5. Jack London - Martin Eden ​"Zekânın en acı verici yanı, aptal bir dünyada yaşamak zorunda olmasıdır." ​6. Émile Zola - Nasıl Ölünür ​"Zenginlerin canı tatlıdır, fakirlerin ise hayatı ucuz." ​7. Marlo Morgan - Bir Çift Yürek ​"Sen, sonsuzluğun içinde bir an'sın." 8. Michel Foucault - Hapishanenin Doğuşu ​"İktidar sadece yasaklar koymaz; o aynı zamanda hakikatler de üretir." ​9. Şermin Yaşar - Söyleme Bilmesinler ​"Bazen susmak, en gürültülü çığlıktır." 10. Osamu Dazai - İnsanlığımı Yitirirken
Alıntı
Malya’nın Yabancı Kılıcı: Babai İsyanı’nda Frenk Paralı Askerleri ve Selçuklu Meşruiyetinin Epistemik Kırılması 1240 yılında Malya Ovası’nda patlak veren Babai İsyanı’nın tasfiyesi, Türkiye Selçuklu tarih yazımında genellikle bir iç asayiş vakası ya da Moğol istilası öncesi dinsel-sosyal bir patlama olarak ele alınır. Ancak bu isyanın bastırılmasında kritik bir "operasyonel koçbaşı" olarak devreye sokulan zırhlı Frenk (Latin/Haçlı) paralı askerleri, askeri bir zorunluluğun ötesinde, Selçuklu merkezî otoritesinin teolojik, bürokratik ve toplumsal meşruiyet zeminindeki derin bir çürümenin sembolüdür. Bu makale; Malya Ovası’nı Selçuklu’nun yapısal fay hatlarının kesiştiği bir kriz nexusu (kesişim merkezi) olarak kabul ederek, Frenk askeri kullanımının toplumsal hafızada, askeri teolojide ve merkez-çevre geriliminde yarattığı kümülatif kırılmayı tarih sosyolojisi merceğinden incelemektedir. 1. Bir Kriz Nexusu Olarak Malya Ovası Anadolu Selçuklu Devleti, göçebe ve yarı göçebe Türkmen kitlelerinin askeri mobilitesi ve fetih dinamizmi üzerine inşa edilmiş heterojen bir yapıydı. Ancak devletin kurumsallaşma, yerleşik hayata geçme ve Fars kökenli bürokrasiyle merkezîleşme politikaları, sistemi kuran asli unsur olan Türkmenleri zamanla taşraya ve yönetimsel çepere itti. II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde zirveye çıkan vergi adaletsizlikleri, toprak düzenindeki bozulmalar ve Moğol baskısıyla sıkışan nüfus, Baba İlyas ve Baba İshak’ın karizmatik liderliğinde teolojik-siyasal bir patlamaya (Babai İsyanı) dönüştü. İsyanın Amasya ve Tokat hattından başkent Konya’ya doğru bir çığ gibi büyümesi, Selçuklu’nun yerel askeri mekanizmalarını felç etti. Devlet, tahtı ve rejimi korumak adına son çare olarak Malya Ovası’nda ağır zırhlı Frenk süvarilerini cepheye sürdü. Niceliksel olarak
Tarih
PENGUEN 2
"O büyük ve muazzam zamanda unuttum Kanatlarım çok oldu üşüyor benim Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor Bu yüzden eğik boynum. Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı Bundan gözlerimdeki kayalık, İçimdeki serseri buzullar Dürtme içimdeki narı Üstümde beyaz gömlek var." Birhan Keskin
Şiir