Cennetin Hafriyatı
9/10
·183 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:49
İnsan, cennet gibi bir yer bulduğunda ilk iş orayı cehenneme çevirmek için mi uğraşır? Son Ada, tam olarak bu korkutucu sorunun peşine düşüyor. Zülfü Livaneli, baskıcı yönetimlerin, doğa katliamının ve toplumun derin uykusunun resmini o kadar sade ve keskin çiziyor ki, okurken kendi rahat hayatlarımızı sorgulamaya başlıyoruz. Kitapta barış dediğimiz o hassas dengenin, tek bir gücün emriyle nasıl vahşi bir çılgınlığa dönüştüğünü görüyoruz. Martılar sadece birer kuş olmaktan çıkıp sistemin uydurduğu hayali düşmanlara dönüşüyor. Ada halkı ise masum kurbanlar olmanın çok ötesinde, kendi rızasıyla özgürlüğünü teslim eden birer suç ortağı haline geliyor. Livaneli, insanın içindeki o karanlık boyun eğme isteğini ve doğadan üstün olma çabasını yüzümüze çarpıyor. Bu kitap, kitaplıklarda tozlanan hayali bir ülke olmaktan çok uzak, her sabah uyandığımız, beton binalarımızda sessizce onay verdiğimiz o bildik ve gri gerçeğin ta kendisi. Güç, zalimin elinde bir silaha, korkağın elinde bir kalkana dönüşür.
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,1bin okunma
Lüks Nermin
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 21:17
RESMİ AŞK TACİRİ – LÜKS NERMİN Şaziye Karlıklı tarafından kaleme alınan ve 208 sayfadan oluşan "Resmi Aşk Taciri: Lüks Nermin" kitabını okuyup bitirdim. Kitap, 1950'li yılların Türkiye'sinde "Lüks Nermin" olarak tanınan Şaziye Topçu'nun gerçek yaşam öyküsünü konu alıyor. Aşık olduğu genç tarafından evlilik vaadiyle kandırılan bir kadının geneleve düşüşü, ardından hayat kadınlığından genelev patroniçeliğine uzanan sıra dışı yükselişi ve lüks yaşamı etkileyici bir şekilde anlatılmış. Bir kadının yükselişi ve çöküşü, Dönemin devlet büyükleriyle olan ilişkileri, Hayatın acı gerçekleri, Şaşaalı bir yaşamın perde arkası... Tüm bunlar, dönemin kaynaklarına ve belgelere dayandırılarak okuyucuya aktarılmış. Tarihî ve biyografik eserleri sevenler için oldukça ilgi çekici ve akıcı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Henüz okumayanlara tavsiye ederim. Ayrıca kitabı temin ederek okumama vesile olan değerli hocam Muammer Kayakuş'a teşekkür ediyorum.
Resmi Aşk Taciri Lüks NerminŞaziye Karlıklı · Doğan Kitap · 202614 okunma
Reklam
10/10
·330 syf.··
2017 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2017 00:00
Okuyanı, kitap bitene kadar başından kaldırmayacak bir eser. Gizem duygusunu çok iyi yansıtıyor; bu sebeple insan, sonunu bir an önce öğrenmek istiyor. Çok yalın ve sade anlatımının da bu duyguyu yansıtma işinde etkisi olduğunu düşünüyorum. Serenad ile karşılaştırılmaması gereken bir kitap bence. Serenad; içinde tarih, aşk, bilim, psikoloji gibi birçok kavramı harmanlamış ve bunları okuyana en güzel ölçüde verebilmiş bir kitap. Oysa Kardeşimin Hikâyesi’nde böyle bir bütünleşmeden ziyade, yalın kavramlar ön planda. Yalnızlık tutkusu, inziva, günlük yaşamın sadeliği, diyaloglar; en yalın ve anlaşılır sebepleriyle açıklanmış kitap boyunca. Sonlarına doğru bir acele sezilmesi olası. Yürüteci gizem olan kitapların çoğunda aynı durum göze çarpıyor. Yine de bu, kitap adına bir eksi sayılmaz. Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biri olarak değerlendirebilirim. Daha önce hiçbir Zülfü Livaneli kitabı okumamış kişiler için de güzel bir başlangıç olabilir. Zülfü Livaneli
1000Kitap
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,4bin okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 11:07
#okudum #kitapyorumu #kitapöneri #düşünceler #sorgulama #morsandıktakiyazılar #insan Kitap Adı: İrade Terbiyesi Yazar: Jules Payot Sayfa Sayısı: 208 Kitap Türü: Kişisel Gelişim, Eğitim, Felsefe Değerli Okur: İrade Terbiyesi kitabı Haziran ayının ilk kitabı oldu. Jules Payot'un İrade Terbiyesi adlı eseri ilk bakışta bir kişisel gelişim kitabı gibi görünse de, bana göre aynı zamanda insan doğası üzerine düşündüren felsefi bir metin niteliği taşıyor. Kitap, iradeyi doğuştan gelen bir güç olarak değil; alışkanlıklar, düşünceler ve bilinçli seçimlerle geliştirilebilen bir yeti olarak ele alıyor. Özellikle "Çalışmanın Getirdiği Mutluluk" bölümünde çalışma, yalnızca bir zorunluluk değil; insanı olgunlaştıran ve iç huzura götüren bir süreç olarak anlatılıyor. Bu yaklaşım, mutluluğun çoğu zaman sonuçta değil, anlamlı bir emek sürecinde bulunduğunu düşündürüyor. Kitabı okurken zaman zaman bazı cümlelerde durup kendime şu soruyu sordum: "Ben bunu neden böyle algıladım?" Ardından ikinci bir sorgulama geldi: "Düşüncem neden bu yönde şekillenmiş?" Böylece sadece yazarı değil, kendi düşünce biçimimi de incelemeye başladım. Bence kitabın en güçlü yanlarından biri de bu. Her okur farklı bir noktada takılabilir; bu da kitabın eksikliği değil, aksine derinliğidir. Çünkü bir cümlede durup düşünmek, çoğu zaman metnin özüne temas etmek anlamına gelir. O anda kişi yalnızca yazarı değil, kendisini de okumaya başlar. Kitapta karşıma çıkan Schopenhauer göndermeleri de ayrıca düşündürücüydü. “İnsan egoisttir” fikri ilk bakışta rahatsız edici görünse de, burada kastedilen şey kaba bir bencillik değil; insanın doğal olarak kendi yaşamını merkeze almasıdır. Önemli olan bu doğayı inkâr etmek değil, onu daha bilinçli ve yüksek amaçlara yönlendirebilmektir. Bana göre İrade Terbiyesi, yalnızca
1000Kitap
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,4bin okunma
8/10
·416 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 13:01
Zülfü Livaneli Serenad Genel olarak beğendiğim ve dikkatimi çeken bir kitap oldu. Olay örgüsünün ilerleyişi, geçmiş ve günümüz arasında kurduğu bağ, özellikle de Struma faciası ekseninde anlatılan hikâye oldukça etkileyiciydi. Kitap, sadece bir aşk hikâyesi anlatmakla kalmıyor; tarihin karanlık sayfalarında unutulmuş insan hikâyelerini de gün yüzüne çıkarıyor. Ancak kitabın anlatım tarzı benim için zaman zaman yorucu oldu. Karakterlerin yaşadıkları olaylar aktarılırken yazarın siyasi görüşleri ve toplumsal eleştirileri çok sık araya giriyor. Başörtüsü, Kürt meselesi, Alevi sorunu, Ermeni sorunu, kadın hakları gibi birçok önemli konuya değinilmesi elbette değerli; fakat bana göre bunların hepsinin aynı hikâyede yoğun şekilde işlenmesi, asıl anlatılan olaydan zaman zaman kopmama neden oldu. Ayrıca yazarın öğretici bir tavırla sürekli yeni bilgiler verme çabası içinde olduğu hissine kapıldım. Bazı bölümlerde tekrarların fazla olması ve günlük detayların uzun uzun anlatılması da kitabın gereğinden uzun geldiği hissini oluşturdu. Buna rağmen Serenad’ı tavsiye ederim. Çünkü çok geniş bir okur kitlesine hitap eden, çoğunluk tarafından sevilen ve önemli tarihî olaylara dikkat çeken bir eser. Benim beklentilerimle tamamen örtüşmese de okurken farklı bakış açıları kazandıran, üzerine düşündüren bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Şimdiden okuyacak herkese keyifli okumalar.
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021163,8bin okunma
10/10
·192 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 00:00
Zülfü Livaneli’den okuduğum ilk kitaptı. Kitabı büyük bir hevesle almıştım ancak içimde bir ukde, birkaç küçük önyargı vardı. Kitap daha ilk sayfadan tüm önyargılarımı kırdı, içimdeki ukdeleri ortadan kaldırdı. Livaneli'nin yazım dili ve betimlemeleri beni o kadar etkiledi ki anlatamam. Türk edebiyatı okumaya başlamak istiyorsanız, bu kitapla başlamanızı şiddetle tavsiye ederim. Bu kitap, benim için sevginin en masum, ayrılığın en acıklı ve bekleyişin en sabırlı hâliydi.Beni en çok etkileyen nokta Leyla ve Selim’in sevgilerini büyük sözlerle değil, fedakârlıklarla anlatmalarıydı. Zülfü Livaneli her şeyi o kadar güzel anlatmışki. Kadınların yaşadığı haksızlığı, adaletsizliği, fedakârlığı, bekleyişi, sevgiyi, direnişi... Gönül isterdi uzun uzun anlatmak lakin kelimeler kifayetsiz. Tümü birer emare olarak kalıyor.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Reklam
Reklam