4/10
·368 syf.·
2026 58. kitabı
Zorunlu yakınlık sözleşmeli evlilik Önceki kitaptan tanıdığımız Damian, hayatını koruyucu aile sisteminde geçirmiş anne babasının kim olduğunu bilinmeyen biridir. Meğer babası Kevin adında süper zengin bir adammış ve kendi çocukluk arkadaşının kızına babalık yaparken saçma sapan kadınlarla evlenip boşanıp duruyormuş. Bir de Maple denilen Kevinin ailesinin hizmetçisi dadısı gibi bir kadın var. Kevin Stellayı bu kadının yardımıyla büyütmüş sözde. kadını sadece ama sadece Damianla ilgili meselelerde görüyoruz stellayı gerçekten kötülere karşı savunması gerektiği zamanlar da ise kadın resmen hiç var olmamış gibi. Kevin vasiyetinde mirasını hayatında birkaç ay kalan eski eşlerine cömertçe paylaştırırken kendi kızı gibi büyüttüğü kızı ile ölmeden kısa süre önce varlığından haberdar olduğu oğluna gelince şartlar koymuş eğer evlenmezlerse Stellaya karşı kötü davrandığı için boşandığı kadınlara tüm servetini veriyormuş bu şartı da stellayı kendi zihninden korumak için belirlemiş Yani yazar o kadar saçma kurmuş ki kurguyu ... Bir de Stella 28 Damian 21 yaşında ama Stella 13 yaşında bir çocuk zekasındayken Damian 40 yaşında bir adam gibi.. ayrıca Damianın daha bu kadar gençken kendinden 7 yaş büyük ve bariz şekilde akılsız bir kadınla evlenmek zorunda kalması beni sinir etti çocuk zaten zor bir hayattan gelmiş.. dahası bir de Stellanın narsist sevgilisi pzvnk Jeff var sona doğru öğreniyoruz ki Stella ondan hamileymiş meğer kitabın sonuna geldikçe yazar ay daha ne saçmalasam diyip bunu saçmalamak istemiş. Tüm kurgu ve Damian hariç karakterlerin hepsi rezaletti. Yüz karası ve Karışık Kasetin yazarının bu serinin yazarıyla aynı olduğuna inanmak zor. Yazarın önceki kitaplarını sevdiğim için serinin tüm kitaplarını almak gibi bir hata yaptım malesef kitabın tek iyi yanı kolay
Batı DalgalarıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 2025265 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2022 110. kitabı
Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956), Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biridir. Şiirlerinde genellikle bireysel temaları (yaşama sevinci, aşk, yalnızlık, ölüm korkusu) sade, akıcı ve içten bir dille işlemiştir. En ünlü eseri olan “Otuz Beş Yaş” şiiri, 1946’da CHP Şiir Yarışması’nda birincilik kazanmış ve Türk edebiyatının kült şiirleri arasına girmiştir. “Bütün Şiirleri” (veya “Otuz Beş Yaş” toplu şiirleri) içinde yer alır ve şairin ölüm, zamanın geçişi ve yaşlanma kaygılarını en yoğun biçimde yansıtır. Asım Bezirci, şiirleri yayım tarihlerine göre kronolojik olarak sıralamıştır. Kitap şu bölümlerden oluşur: Sunu — Asım Bezirci’nin sunuş yazısı. Şiir Üstüne — Tarancı’nın bir röportajı / şiir üzerine düşünceleri. Öncekiler (23 şiir) — Erken dönem, kitaplara girmemiş şiirler. Ömrümde Sükût (1933, 21 şiir). Aradakiler (81 şiir) — Dergilerde kalmış ara dönem şiirleri. Otuz Beş Yaş (1946, 108 şiir) — Şairin en ünlü ikinci şiir kitabı. Düşten Güzel (1952, 35 şiir). Sonrakiler (6 şiir) — Geç dönem ve ölümünden sonra yayımlananlar. Çeviri Şiirler — Baudelaire, Verlaine, Apollinaire gibi şairlerden çeviriler. Temalar ve Tarancı’nın Şiir Anlayışı Tarancı’nın şiirleri genel olarak:Yaşama sevinci, aşk, doğa, yalnızlık ve ölüm korkusu etrafında döner. Sade, akıcı, içten ve halk diline yakın bir üslup kullanır. Hece ölçüsünü ustaca benimser. Hiçbir akıma sıkı sıkıya bağlı kalmamıştır; bireysel ve hümanist bir sesi vardır. Behçet Necatigil’in ifadesiyle: “Yaşamanın ve aşkın güzelliğini öven, ölümün üstünlüğünü vurgulayan, Türkçeyi bütün tatlılık ve anlatım gücüyle şiire geçiren” bir şairdir. Önemi Tarancı’nın dağınık dergi şiirlerini bir araya getirerek kalıcı bir külliyat oluşturur. Okuyucular ve araştırmacılar için temel referans kitaptır. Türk şiirinde bireysel
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·424 syf.··
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 12:41
Bugün, Kusursuzca Kusurlu serisinin onuncu kitabı olan Tutsak Duygular'ın incelemesiyle karşınızdayım. Karanlık Günahlar kitabından tanıdığımız Zahara ve Massimo'nun hikâyesini okuyoruz. Bu kitabı gerçekten çok beğendim, aslında serideki her kitabı beğendim. Şimdi, kısaca konusunu özetleyeyim: Massimo ve Zahara üvey kardeşlerdir. Zahara çok küçükken Massimo hapse atılmıştır. Bağlantıları sayesinde hemen hapisten çıkacağını düşünse de işler beklediği gibi gitmemiş ve 18 yıl hapis yatmıştır. Bu süre zarfında sadece Zahara'nın babasıyla iletişim kurmuş ve perde arkasında işleri başarıyla yönetmiştir. Beklenmedik bir şekilde, üvey kız kardeşi Zahara'dan mektuplar almaya başlar. Zahara mektuplarında, okulda neler yaptığından, kumaşlardan, diktiği kıyafetlerden ve Massimo'nun hiç ilgilenmediği diğer konulardan bahseder. Ancak Massimo, doğru yönlendirmeyle Zahara'dan bilgi alabileceğini fark ederek mektuplarına cevap vermeye başlar. Zamanla bu yazışmalar bir dostluğa dönüşüyor. Böylece Zahara, Massimo'nun dışarıdaki ajanı olur. Mektuplarında her şeyi titizlikle anlatan Zahara, bir şeyi açıklamaktan özellikle kaçınır. Zahara vitiligo hastasıdır. Yıllarca bu yüzden alay konusu olmuş ve kendi kabuğuna çekilerek yaşamıştır. Massimo'nun hapisten çıkması ve onu yanında tutma isteğiyle Zahara, kendisinin gerçek potansiyelini fark eder. Ancak aralarındaki çekim istenmeyen bir durumdur ve aile bunu asla kabul etmeyecektir. Bu nedenle Massimo, ondan uzak durmak için elinden gelen her şeyi yaparken aynı zamanda kendisine ihanet edenlerin peşine düşer. Peki tüm bu kaosun ortasında, ona iyi hissettiren tek şeyden ne kadar uzak kalabilir? Bunu okuduğunuzda öğreneceksiniz Şimdi, benim yorumuma geçeyim: Bu kitapta beni rahatsız eden iki şey vardı. Birincisi: Yaş farkları hakkında okumayı
Tutsak DuygularNeva Altaj · Artemis Yayınları · 2025359 okunma
Ne arıyorsun?
7/10
·224 syf.··
2026 286. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 21:57
Hayatında bir çıkmaza girmiş 5 ayrı insan, 5 hikaye, bir kütüphane.. Tomoka, 21 yaşında, işinden memnun değil ama ne yapacağını da bilmiyor, ekstra bir niteliği yok Ryo, 35 yaşında, hayali antikacı olmak fakat güvenli diye muhasebeci olarak çalışıyor, mutsuz Natsumi, 40 yaşında, doğum yaptığı için çok sevdiği işine ara vermiş, tekrar tutunmakta zorlanıyor Hiroya, 30 yaşında, mesleğini yapamamış başka hiçbir işte de başarılı olamamış, utangaç, annesiyle yaşıyor, ne yapacağını bilmiyor Masao, 65 yaşında, 42 yıl aynı yerde çalıştıktan sonra emekli olmuş, boş zamanlarıyla ne yapacağını bilmiyor kitap bu beş insanın hayatını ve minicik de olsa kesişmelerini anlatıyor. kütüphaneye yolu düşenler, eninde sonunda kendini buluyor.. sakin sakin okunabilecek, ufak dersler çıkarılabilecek tatlı bir kitap. her yaştan karaktere yer verilmesini de sevdim Japonca eserlerdeki bu sakin havayı ve derin mesajları seviyorum. puanım 7/10
1000Kitap
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,732 okunma
10/10
·564 syf.··
2026 74. kitabı
Feretti Syndicate serisinin 11. ci kitabı kendileri ve resmen bayıldım kitaba çok tavsiye ederim bakın tabi yine bu benim fikrim :P Bu seriyi ne zamandır listeme almıştım zaten ilk altı kitap ayrı 7.ciden itibaren bu aileye geçiyor .Temelde konu mafya ama sonda bir aksiyon dışında mafya işlerine çok girilmedi . Ana karakterler arasında yaş farkı fazlaydı yine ama o kadar güzeldi o kadar şahaneydi ki her şey benim için hiç umursamadım bakın . Antonella 21 yaşında şahane bir hatun 16 yaşındayken çok sevdiği büyükannesi ölüyor 18 yaşındayken annesini çok hızlı bir kanser türü yüzünden kaybediyor aile . Baba kafayı yiyor aileyi salıyor kumara vs düşüyor Antonella kendisinden 3 yaş küçük kız kardeşine ve 5 yaş büyük erkek kardeşine resmen anne oluyor . Kız inanılmaz akıllı naif güzel olgun bir hatun kitap boyu tek hatası salakça hareketi olmadı bakın . Bunların baba gidip 2 milyon dolar borç yapınca kumarda durum felakete dönüşüyor . Antonella'nın babası tam mafya değil ama aşırı güçlü bir aile ile bağlantılı bu aileye 1.2 milyon başka aileye 800 bın borç yapmış manyak adam . Sonuç olarak aile bunlardan bir kız istiyor Don ları ile evlenecek ve aile kontrol edilecek . Bruno 40 yaşına basması yakın yakışıklı fakat müthiş kırık bir adam hayat boyu Don pozisyonu için hazırlanmış . İki sene önce yine bir anlaşmalı evlilik yapılacakken kiliseye Bratva baskın yapıyor bir kardeşi ölüyor . Adam ağır yaralanıyor 6 ay komada kalıyor ve uyanınca bacakları tutmuyor . Tekrar Don olmak kendini toplamak istiyor ama tabi aslında ruh hali uygun değil onun yokluğunda Don olan erkek kardeş aslında geri vermek istiyor pozisyonu . Bruno'ya bazı şartlar koşuyorlar işte bu durumun dönüşü için biri evlilik . Ve bu sebeple Antonella ve Bruno evleniyor ben dedim kız şimdi devamlı dram keser adam
BrunoSherry Blake · 02 okunma
10/10
·639 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 17:20
Yaşar Kemal diyor ki: “İnce Memede başladığımda 24 yaşındaydım. İnce Memed de 21 yaşındaydı. Ben İnce Memed’in 4. kitabını bitirdiğimde 60’ıma geçmiştim. İnce Memed daha 25 yaşında” İnce Memed serisi, Yaşar Kemal’in yaklaşık 40 yıla yayarak yazdığı dört ciltlik büyük bir anlatıdır ve aslında tek bir hikâyeden çok, Anadolu’nun “epik bir panoramasıdır.” Yaşar Kemal kendini 4 kitapta tekrarlıyor olarak görülebilir. Ancak tam olarak öyle değil, nüanslar var. İlk kitapta ilk zalime karşı bireysel bir başkaldırı var. İkinci kitapta Memed var olmanın, var kalabilmenin mücadelesini veriyor, üçüncü kitapta tam bitti derken bir yerden filizler boy gösteriyor tekrar ve dördüncü kitapta Memed-Memedler oluyor. İyilikte bulaşıcıdır kötülükte, direnmekte bulaşıcı teslimiyette. Yaşar Kemal’i Yaşar Kemal yapan kimsenin söyleyeme cesaret edemeyeceği şeyleri söyleme cesareti gösteren büyük bir kalem olmasıdır. Neler sorgulatıyor kitap? -Kurtuluş Savaşından sonra ‘ödül’ olarak verilen çok büyük toprakların yarattığı ağalığı. -Ağalığın sadece doğuda olmadığı (bu ırkçıları üzebilir, şayet biliyoruz ki bu ülkede Egeli bir toprak ağası başbakan oldu) -Eşkıya diye küçümsenen, aşağılanan, hırsız-terörist damgası ile karalananların aslında Kurtuluş Savaşında düzenli ordu kurulmadan çok daha önce Kuva-yi Milliye ki bunlara düzensiz birlikler deniyor aslında eşkıyalar aracılığı ile Adana, Maraş, Antep, Urfa savunmalarında çok çok aktif oldukları. -Haksızlığa, zulme her başkaldırının ‘terör’ olarak tanımlanıp vatanın varlığına ve birliğine bir tehdit oluşturduğu algısı. -Sermayenin (gücün, ağanın) her zaman devlet eliyle korunduğu. “İnce Memed hem Homeros şiiri hem orta çağ türküleri hem de bir proleter destanı ya da bir serüven romanı, toplumsal bir belge niteliği taşıyor.” Jacqueline
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,6bin okunma