her şeyi soğukkanlılıkla hesaplayabilen insanlar bile, hayatlarında, kendilerine yarar sağlayan insanları ve koşulları gerçekten derinliğine duyumsayabilenlerinkinin yarısı kadar bile başarı kazanamazlar.
Farkındalık arttıkça kişi, düşüncelerinin esiri olmaktan çıkar ve bilinçli bir seçim alanı yaratır. Bu alan, harekete geçmenin en sağlıklı zeminidir. Çünkü farkındalıkla atılan adımlar tepkisel değil, bilinçlidir. Böylece insan sadece alışkanlıklarının değil, değerlerinin ve hedeflerinin yön verdiği bir yaşam kurmaya başlar.
Kısaca; düşünce başlatır, farkındalık yön verir, harekete geçmek ise değişimi mümkün kılar.
İnsanlık bir merdivenin basamaklarından çıkar gibi yükselmez. Zıplamalar, hep aynı istikamete yönelmiş değildir. Zar atar insanlık, kah kazanır, kah kaybeder