İşte Peygamberimiz’in içine bir ara şeytan girdiğini söyleyen bu hadislerin yanında, Allah’ın bu olay üzerine 22-Hac Suresi 52. ayeti ve sonrasını vahyettiği söylenir. Elbette ayetlerden böyle bir olay anlaşılmamaktadır. Ama esbabı nüzulü hadislerle anlamaya kalkanların saplanacağı bataklığa bu uydurma bir örnektir. Ne yazık ki bu bataklığın örneği çoktur.
Haydarpaşa garında
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk
ve telaş.
Bir adam
merdivenlerde duruyor
bir şeyler düşünerek.
Zayıf.
Korkak.
Burnu sivri ve uzun
yanaklarının üstü çopur.
Merdivenlerdeki adam
-Galip Usta -
tuhaf şeyler düşünmekle meşhurdur :
"Kaat helvası yesem her gün" diye düşündü 5 yaşında.
"Mektebe gitsem" diye düşündü 10 yaşında.
"Babamın bıçakçı dükkanından
Akşam ezanından önce çıksam" diye düşündü 11 yaşında.
"Sarı iskarpinlerim olsa kızlar bana baksalar" diye düşündü 15 yaşında.
"Babam neden kapattı dükkanını?
Ve fabrika benzemiyor babamın dükkanına"
diye düşündü 16 yaşında.
"Gündeliğim artar mı?" diye düşündü.
20 yaşında.
"Babam ellisinde öldü,
ben de böyle tez mi öleceğim?"diye düşündü
21 yaşındayken.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü 22 yaşında.
1. Serahs Zaferi ve Selçuklu Devleti'nin İlk Temelleri (Mayıs 1038)
Serahs zaferinin ardından üçlü şeflik sistemi (Tuğrul, Çağrı ve Musa Yabgu) devam etse de Tuğrul Bey "Sultan" olarak öne çıkmış ve Nişabur'a girerek Sultan Mesud’un tahtına oturmuştur. Selçuklular burada halkı korumuş ve yağmacılığı yasaklayarak meşru bir devlet gibi davranmaya başlamışlardır.
Tarihçinin Anlatımı:
"Selçuklular, kazandıkları bu ikinci zaferden sonra, hemen bir kurultay toplayıp Tuğrul’u başlarına hükümdar seçtiler. ... Nişabur, Horasan’ın merkezi ve aynı zamanda en mühim bir şehriydi. Bundan dolayı Selçuklular, kurdukları devlete payitaht olarak Nişabur’u seçmişlerdi."
2. Karşılıklı Aldatmaca: Mütareke ve Diplomatik Savaşlar (1039)
İki taraf da aslında barış istemiyordu. Sultan Mesud çölde savaşacak teçhizat (at, deve, altın) toplamak için zaman kazanmaya çalışırken; Selçuklular da mütarekeyi hiçe sayarak çevre bölgeleri (Cürçan, Belh çevresi) istila etmeye ve yeni müttefikler (Börü Tekin gibi) bulmaya devam ettiler.
"Gazneliler düştükleri çıkmazdan kurtulmak için Selçuklularla mütareke akdine mecbur olmuşlardı. ... Selçuklu şeflerinin de anlamış olmalarıdır. Selçuklu şefleri bu karşılıklı aldatmaca oyununda Gaznelilerden hiç de aşağı kalmamışlardır."
3. Dandanakan'a Giden Yol: Açlık, Susuzluk ve Nihai Bozgun (1040)
Sultan Mesud, Tuğrul Bey’i yakalamak için Nişabur’dan Bâverd’e, oradan Nesâ’ya sürekli hareket etti. Ancak Selçuklular "vur-kaç" yaparak Gazneli ordusunu çöle çekti ve su kuyularını tahrip etti. 23 Mayıs 1040’ta Gazne ordusu Dandanakan Kalesi'ne ulaştığında susuzluktan ve iç rekabetten (komutanlar arası çekişme) dolayı savaşamaz haldeydi
Tarihçinin Anlatımı: "23 Mayıs'ta Gazne ordusu savaşa savaşa Dandanakan Kalesi'ne ulaştı ve burada durdu. ... Selçuklular dört
Galip Usta-
tuhaf şeyler düşünmekle meşhurdur:
«Kaat helva yesem her gün» diye düşündü
5 yaşında.
«Mektebe gitsem» diye düşündü
10 yaşında.
«Babamın bıçakçı dükkanından
Akşam ezanından önce çıksam» diye düşündü
11 yaşında.
«Sarı iskarpinlerim olsa
kızlar bana baksa»
diye düşündü
15 yaşında.
«Babam neden kapattı dükkanını?
Ve fabrika benzemiyor babamın dükkanına»
diye düşündü
16 yaşında.
«Gündeliğim artar mı?» diye düşündü
20 yaşında.
«Babam ellisinde öldü,
ben de böyle tez mi öleceğim?»
diye düşündü
21 yaşındayken.
«İşsiz kalırsam«diye düşündü
22 yaşında. «İşsiz kalırsam» diye düşündü
23 yaşında. «işsiz kalırsam» diye düşündü
24 yaşında.
Ve zaman zaman işsiz kalarak
«İşsiz kalırsam» diye düşündü
50 yaşına kadar.
13 Kasım çarşamba günü ise İngiliz, Fransız İtalyan ve Yunan gemilerinden meydana gelen 61 parçalık büyük filonun İstanbul'a geldiği anlaşılmaktadır. Daha sonra gelecek gemilerle birlikte gemilerin sayısı 167'ye yükselecektir, bu gemiler 16 muharebe gemisi ,12 kruvazör 52 Muhip ve 11 denizaltı olmak üzere toplam 91 harp gemisi ve 10 gambot ,18 balıkçı gemisi, 25 nakliye , bir hastane depo ve 22'si mayın arama tarama olmak üzere 76 yardımcı gemiden oluşuyordu, aynı tarihte itilaf filosundan 2616 İngiliz , 540 Fransız ,470 İtalyan askeri olmak üzere toplam 3626 asker karaya çıkarılacak ve İstanbul'a asker çıkarılmayacağı konusunda verilen söz tutulmayacaktır.