Kıyamet Suresi
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla 1. Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki, 2. Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim. 3. İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor? 4. Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz. 5. Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister. 6. "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar. 7. Göz şimşek çaktığında, 8. Ay tutulduğunda, 9. Ve Güneş'le Ay bir araya getirildiğinde, 10. Der ki insan o gün, "Kaçılacak yer nerede?" 11. Hayır, yok sığınacak yer! 12. Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün. 13. Haber verilir insana o gün, önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da. 14. Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
Sayfa 47 - Yeni Boyut Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
23:24, 11:62, 11:87, 26:74, 28:36
Peygamberimiz’e karşı ise şöyle denilmiştir: ... Bu sizi atalarınızın kulluk etmekte olduklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başka bir şey değildir. 34-Sebe Suresi 43
Sayfa 368 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1+ 2 = 3 4 + 5 + 6 = 7 + 8 9 + 10 + 11 + 12 = 13 + 14 + 15 16 + 17 + 18 + 19 + 20 = 21 + 22 + 23 + 24 25 + 26 + 27 + 28 + 29 + 30 = 31 + 32 + 33 + 34 + 35 Hangi örüntüleri görüyorsunuz?
“Takvimlere göre sonbahar başlamış olmasına rağmen, 1982'nin 14 Eylül günü Beyrut'ta yazı aratmayan bir hava vardı. Kavurucu öğlen sıcağına rağmen, Eşrefiye semtinde bulunan Ketâib Partisi'nin merkez binasında bir hareketlilik yaşanıyordu. 23 Ağustos'ta Meclis'te düzenlenen oturumda cumhurbaşkanlığına seçilen parti lideri Beşir Cumeyyil, yemin ederek resmen görevi devralmasına dokuz gün kala, partili arkadaşlarıyla bir araya gelmek istemişti. Henüz 34 yaşında olan Cumeyyil, yedi yıldır devam iç savaşta aktif şekilde çatışmalarda yer alan Hıristiyan bir milis birliğinin de (Falanjistler) başkanlığını yürütüyordu. Cumhurbaşkanlığıyla hem partisine hem de askerlerine veda edecek olsa da, Lübnan'ın içinden geçtiği o bilinmezliklerle dolu dönemde, bunun tam anlamıyla mümkün olmayacağı ortadaydı.”
Sayfa 87 - Açık Bir Yara
Vefatından hemen sonra Âkif hakkında kıymetli ve hacimli bir eser neşreden Eşref Edip'in anlattıkları ve kanaatleri de bu istikamette akmaktadır: "Eğer Üstad sağ olsaydı bu tercümenin tab'ına [basılmasına] şimdi başlanmış olurdu sanırım. Ben Mısır'da iken bu hususta kendisinin fikri şu yolda idi: Bir kere daha okuyup tashih etmek, [açıklama] notlarını ilâve eylemek, ondan sonra bir heyet-i ilmiye tarafından tetkik edilmek, lazım gelen bazı âyetlere not şeklinde muhtasar birer tefsir ilâve etmek... Mevlâna Muhammed Ali'nin İngilizce Kur'an tercümesi gibi bir tarafa Kur'an'ın asıl metnini, bir tarafa da tercümesini, altına da şerh ve tefsirlerini yazmak. (...) Sonra gayet nefis bir şekilde ipek kâğıda bastırmak. Hatta bunun çok nefis olması için Londra'da tab'ını düşünüyordu".23 Tamamlanması bir tarafa mizanpajı, kâğıdı ve baskısı (gibi estetik yönleri) bile düşünülmüş bir meâl çalışmasıyla karşıkarşıyayız... Burada inkılaplar yahut kötüye kullanılmak gibi haricî tesirlerle meâli bitirmekten vaz geçmek veya onu kasd-1 mahsusla Ankara'ya teslim etmemek, yayınlamamak fikri baştan beri hiç yok gibidir. Kendi ifadelerinden, yakın dostlarının aktarma ve tahminlerinden açıkça anlaşılıyor ki bütün gecikme ve tehirlerin, mütemadi bekletmelerin, bir daha gözden geçirmelerin arkasında esas itibariyle Kur'an-ı Kerim'in mucize olan beyanına büyük ölçüde muvafik düşecek, büyük şairin içine sinecek, Türkçe dil hassasiyetlerine karşılık gelecek bir meâl seviyesine ulaşmak arayışı, arzusu, iradesi ve azmi bulunmaktadır. Mısır'dan ölüm hastalığıyla ayrılırken de buna ulaşamadığını düşünüyor ve yanında getirmiyor. Meâli emanet ettiği dostu İhsan Efendi'ye "sağ kalır dönersem tamamlarım, ölürsem bunu yakarsın" demesi de bundandır"s.34
Sayfa 34 - Dergâh Yayınları·Kitabı okuyor
Nisa Suresi'nden kendime notlar
1-)Akrabalık bağlarını koparma. 2-)Yetim malını kendi malına katıp yeme. 3-)Aklı ermeyene para verme, yerine kıyafet, yiyecek al ve güzel söz söyle. 4-)Cennet Allah katında büyük başarıdır. 5-)Zina edeni kına. 6-)Mehiri hakkıyla ver. 7-)Büyük günahlardan kaçın. 8-)İtaatkar kadın iyidir. 9-)Kibirlenme, övünme. 10-)Sarhoş veya cünupken namaz kılma. 11-)Allah yardımcı olarak yeter. 12-)Adil ol. 13-)Emaneti ehline ver. 14-)Münafıklara öğüt ver ve onlar hakkında etkili güzel söz söyle. 15-)Allah'ın öğütlerini tut. 16-)Allah yolunda savaş. 17-)Peygambere itaat et. 18-)Tevekkül et. 19-)Güzel işlere aracılık et. 20-)Selamı en güzel şekilde al. 21-)Münafık dost edinme. 22-)Kuran'ı iyice araştır. 23-)Gerekirse Hicret et. 24-)Gerekirse malınla ve canınla Cihad et. 25-)Namazı kılınca ayakta, otururken, yan yatarken Allah'ı an. 26-)Hainlerin savunucusu olma. 27-)Günahkar olma. 28-)Allah'tan bağışlanma dile. 29-)Sadaka ver, iyilik yap, araları düzelt. Ve bunları teşvik et. 30-)Allah'a asla ortak koşma.