Ne var ki insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her gurup kendilerinde bulunan (fikir ve davranış) ile sevinip böbürlenmektedirler. Mü'minûn 23/53
Sayfa 23 - Sufi yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
23.58 TL + 8.95 TL 8.95 TL, 9 TL'den 5 Kuruş eksik olduğu için İlk önce 23.58 ile 9'u toplarız daha sonra 5 kuruş çıkarırız. Yani problemi 32.58 TL - 0.05 TL = 32.53 TL haline getirip çözeriz.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Selçukluların Devlet Olma Süreci
​1. Serahs Zaferi ve Selçuklu Devleti'nin İlk Temelleri (Mayıs 1038) Serahs zaferinin ardından üçlü şeflik sistemi (Tuğrul, Çağrı ve Musa Yabgu) devam etse de Tuğrul Bey "Sultan" olarak öne çıkmış ve Nişabur'a girerek Sultan Mesud’un tahtına oturmuştur. Selçuklular burada halkı korumuş ve yağmacılığı yasaklayarak meşru bir devlet gibi davranmaya başlamışlardır. Tarihçinin Anlatımı: "Selçuklular, kazandıkları bu ikinci zaferden sonra, hemen bir kurultay toplayıp Tuğrul’u başlarına hükümdar seçtiler. ... Nişabur, Horasan’ın merkezi ve aynı zamanda en mühim bir şehriydi. Bundan dolayı Selçuklular, kurdukları devlete payitaht olarak Nişabur’u seçmişlerdi." 2. Karşılıklı Aldatmaca: Mütareke ve Diplomatik Savaşlar (1039) İki taraf da aslında barış istemiyordu. Sultan Mesud çölde savaşacak teçhizat (at, deve, altın) toplamak için zaman kazanmaya çalışırken; Selçuklular da mütarekeyi hiçe sayarak çevre bölgeleri (Cürçan, Belh çevresi) istila etmeye ve yeni müttefikler (Börü Tekin gibi) bulmaya devam ettiler. "Gazneliler düştükleri çıkmazdan kurtulmak için Selçuklularla mütareke akdine mecbur olmuşlardı. ... Selçuklu şeflerinin de anlamış olmalarıdır. Selçuklu şefleri bu karşılıklı aldatmaca oyununda Gaznelilerden hiç de aşağı kalmamışlardır." 3. Dandanakan'a Giden Yol: Açlık, Susuzluk ve Nihai Bozgun (1040) Sultan Mesud, Tuğrul Bey’i yakalamak için Nişabur’dan Bâverd’e, oradan Nesâ’ya sürekli hareket etti. Ancak Selçuklular "vur-kaç" yaparak Gazneli ordusunu çöle çekti ve su kuyularını tahrip etti. 23 Mayıs 1040’ta Gazne ordusu Dandanakan Kalesi'ne ulaştığında susuzluktan ve iç rekabetten (komutanlar arası çekişme) dolayı savaşamaz haldeydi Tarihçinin Anlatımı: "23 Mayıs'ta Gazne ordusu savaşa savaşa Dandanakan Kalesi'ne ulaştı ve burada durdu. ... Selçuklular dört
Alıntı
Şüphesiz zan hakikat namına hiçbir şey ifade etmez .
Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ ın izniyle , dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar . Şüphesiz ahirete iman etmeyenler , meleklere dişi isimleri veriyorlar . Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur . Onlar sadece zanna uyuyorlar . Şüphesiz zan , hakikat namına hiçbir şey ifade etmez . ( NECM : 53/ 23)
Hiç akletmez misiniz?
Aşırıya kaçanların akla karşı tutumları: Bunlar da akla güvenmekte o kadar aşırıya gitmişlerdir ki, sonunda aklı şerîat koymanın, güzel ve çirkin hükümlerini vermenin kaynağı haline getirmişlerdir. Onların akıllarının güzel gördüğü her şey haktır. İsterse bu Allah'ın Kitabına ve Rasûlünün sünnetine aykırı olsun. Bundan dolayı da bid'atler çoğalmış, dalâlet yayılmış, fitneler ortaya çıkmış, sünnetler ölmüş, ümmetin birliği darmadağın edilmiş, Kitâb ve Sünnet'in nasları tahrif edilmiştir. Gerçekte akıl konusundaki bu karışıklığın nedeni, yukarıdaki gibi aklın konumunu doğru değerlendirememek yanında, akla değil, hevâ ve hevese tâbi olmaktır. Örneğin Kur'ân'da, müşrikleri, akıllarına tâbi olmaları sebebi ile kınayan tek bir âyet yoktur. Zira tam tersine, Allah-u Teâlâ onları akıllarını kullanmamakla nitelemiş, hevaya ve zanna tâbi olmaları sebebiyle kendilerini kınamıştır. إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَاءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ الْهُدَى )) [ النجم : ٢٣] Halbuki kendilerine Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir. Onlar ancak zanna ve nefislerinin arzusuna tabi oluyorlar. (Necm, 53/23
Sayfa 204·Kitabı okudu
Alıntı
25 Mar 23:53
"En geç 2050 yılına kadar su anki konuşmamızı anlayabilecek tek bir kişinin kalmayacağını düşündün mü?"
Sayfa 63·Kitabı okudu