6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Niviskarê xwedî yê xelata Nobelê ( 1962)John Steinbeck berî 25 salan ( 1937) ev berhem nivîsiye. Ango em dikarin bêjin hîn dema xeşîmiya niviskariya xwe de ev berhem nivîsiye. Mişk û Mirov di her aliyê xwe ve balkêşe: Nivîskar sazka bernema xwe li ser têgeha "Xewna Emerîkayê" ( American Dewam) avakiriye . Mişk û Mirov piştî çend salên rudana vê têgehê hatiye nivisîn. Qaşo li Emerîkayê hemî mirov xwediyê heman derfetêne . Bes bila bi kêreke baş hewl bidin.Lê niviskar bi vegotineke hûr û kûr diyar dike ku rastiya wê xewnê tuneye xewn tenê xewne.Em dibinin ku ew qas hewildana herdu hevalan d tiştekî qenc naçe serî. Ew xeyala ku wan avakiriye yekcar hildiweşe. Wekî hêlina mişka helbesta Helbestvanê Îskoçî Robert Burns (1785). Erê Stenbek navê vê berhemê û hizra wê ji helbesta Ji Mişk re( To a Mouse) standiye. Û diyar dike ku hizra baş u hewildana baş mirov serfiraz nake. Wekheviyeke derfetan tuneye. Di nava vê çerxa mezin an Emerikayê de takekes û komên piçûk dihêrifin . Axirî herdu hevalên dilsoz tevî xeyala xwe têk diçin. Berhem bo Emerîkayê rexneyeke tuj û edebiye . Ji bo dinyayê jî şiyariye. Hindurê xewna Emerîkayê vala ye. Emerîka xwediyê çerxeke diran stur a wek Alane. Û çi dikeve ber dihêre.
Edebiyata Cîhanê
Mişk û MirovJohn Steinbeck · Lis Yayınları · 2010211,9bin okunma
Bitmemiş Hikâye
6/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Bu kitap bir garip Bu kadar nesini abartmışlar asla anlamadım. Yine yahudilerin kötü zamanlarına değinen bir hikaye. Olay bir köylü çocukla başlıyor gemiye kadar da çocuk üzerinden gidiyor sonra birden bir adam çıkıyor ve hikayenin başı çöp oraya kadar geçen her şey gereksiz oluyor öncelikle sonra mevzu gemideki 25 senedir santranç oynamamış ama dünya şampiyonunu yenebilecek seviyedeki bu travma yaşamamış adam üzerinden yürüyor ve yaşadığı alman sorgulamaları falan anlatılıyor psikolojik işkence daha çok e tamam diyorsun tam olay kızışıyor adam kriz geçiriyor falan derken hop kendine geliyor ve hikaye öylece bitiyor Yani Mother(2017 yapımı) filmi vardı garip bir şekilde sonlanan aaa ne oldu ya bitti mi neden diye söylendiğim bu da kitap olarak o filmle yarışır öyle diyeyim. Hikaye başları hariç gemideki soylu adamın hikayesi kısımları açısından iyiydi lakin kitaplığımda yer almaz ama dinlediğime/okuduğuma pişman değilim diyebilirim.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·335 syf.··
2026 60. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 20:31
#gölgekatil #alexnorth #theshadows herkese merhaba yine güzel bir korku kitabıyla geldim. yazardan okuduğum #fısıltıadam baya güzeldi. bu kitap da beni yanıltmadı. Ama rabi fısıltı adam kadsr sürükleyici değil. Paul arkadaşlarının sebep olduğu bir cinayet sebebiyle kasabayı terk eder ve annesi ona ihtiyaç duyana kadar geri dönmez. o zamanlarda işlenen cinayette arkadaşları rüya aleminde sonsuza kadar yaşayabilecekleri ancak bunun için birini kurban etmeleri gerektiğini düşünüyorlardı. arkadaşlarından Billy hapse girer ancak o gün ortadan kaybolan charlie 25 yıl sonra hala bulunamamıştır ve benzer bir cinayet işlenir. Paul durumu deştikçe akıl sağlığını sorgulamaya başlar. polis memuru Amanda ve ortağı ise bu esnada mevcut cinayetlerle ilgili gizemleri çözmeye çalışırlar.  bir geçmiş bir geleceği okuyoruz. iki bakış açımız var. yazar karakterleri oldukça iyi oluşturmuş. eğer dedektif gibi okursanız çözmenizin olası olduğu dönüm noktaları var ama daha rahat okuyucuysanız bence size sürpriz olacaktır.  kitap boyunca olaylar paranormal mi değil mi diye kafayı yiyorsunuz. Kitapta işlenen dostluk, manipülasyon ve travma temaları ile hikaye sadece korku ve gerilim olmaktan da öte oldukça derin işleniyor. fısıltı adama göre biraz daha psikolojik korku diyebiliriz.
Gölge KatilAlex North · Epsilon Yayınevi · 202416 okunma
7/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 198. kitabı
Ilk kez okuduğum bir yazarla geldim bugün. Adını çok duyardım ama okumak bu zamana kısmet oldu .Ben okuyana kadar kitabın üçüncü cildi çıkmış. Ne kadar hızlıyım Kitabın kapağnda ki kurma bebek gibi duran genç kadın ve onu yukarıdan kontrol eden iplerden, başkalarının yönlendirmesiyle hareket ettiklerinin düşünmüştüm hep ama bu kadar da degil .. Farah Tozlu ..Zengin bir ailenin ,zengin olmaktan hoşlanmayan kızı.Giyimi kuşamı son derece sıradan. Çünkü o zekasıyla !öne çıkmak isteyen bir kız. Gurur Kalender de zengin bir ailenin oglu .Mafyatik tipli bir birey .Leyla Mahlaz la nişanlı.. Bu Tozlu lar ve Kalender ler birbirine düsman iki aile.Gurur un nişanlısının bir depoda cesedinin bulunmasıyla iki aile arasındaki savaş tekrar alevleniyor . Öncesinde Farah kuzeni Seçille Kalender lerin sahibi oldugu Avm ye gittigi bir gün kendisini Tozlu ailesinin hizmetçisi olarak tanıtıyor (tam bir Yeşilçam klişesi ) Gurur nişanlısını öldürenin Tozlu lar oldugunu düşündüğü için o da o aileden bir kız kaçırır. Bu kız Farah tır .İntikam diye başlayan daha aşka dönüşüyor ama ikisininde haberi yok .. Yani Gurur çok da sevmiyormuş Leyla yı diye düşündüm. Öyle olsa hemen başkasına aşık olmazdı . Gurur tam bir bad boy ..Eminim yaş aralığı 20-25 arası kızlar bayılacak bu karaktere .Ama ben no... Oğlum manyak mısın? Asker misin ,polis misin? Suçluların cezasını vermek sana mı kaldı yani .. Wattpad kitabı hiç okumadım ben daha önce. Bu kitap da wattpad sanırım. Karakter bolluğu çok fazla .Kafam karıştı yani çoğu zaman .Farah tatli bir karakter. Gurur da iyi de işte cok sıkıldım bu mafya pozlarından ben ya.. Dark rom diyorlar galiba bu tarza .Bana göre değilmiş pek ,anlamış oldum ..Ama meraktan diger kitapları da okur muyum ?bakicezzz. .. Kitapla kalın dostlar. .. Sarkaç 1 Maral Atmaca
Sarkaç 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20251,074 okunma
"O'nu bilmek olmazsa...Varlık, yokluğa dönüşür."
10/10
·283 syf.·
2026 26. kitabı
Bismillahirrahmanirrahim Bir senedir kavuşmayı beklediğim ve coşkuyla elime aldığım bu eseri, her an ve her yerde yanımda bulundurup, arada sırada herhangi bir sayfasını okumak isterim. "İnsan, ebed için yaratılmıştır. Onun hakikî lezzetleri, ancak marifetullah, muhabbetullah, ilim gibi umur-u ebediyededir."(İşarat-ul İ'caz, Sure-i Bakara, 25.Âyetin tefsiri) Önsöz ve girişin ardından Allah'ı tanıma, Esma'ül Hüsna'nın güzellikleri, Rabbimizin isimlerini sevme ve bu isimlerin Kur’an-ı Kerim'de ele alınış biçimi gibi konular işlenmiş. 'İsm-i Azam' bölümünden sonra ise Rabbimizin isimleri, Üstad'ın eserleri ışığında, kısa ve net bir üslupla tek tek ele alınarak Esma'ül Hüsna gibi mühim bir konu gayet itidalli bir şekilde işlenmiş. Allahu Teâlâ'yı tanımaya çalışmak, kulluğumuzun bir gereği. Dünya hayatıyla O'nun rızasına uygun baş edebilmenin en temel yolu Rabbimizi bilmek. Bu sebeple Esma'ül Hüsna okumaları/çalışmaları yapmalıyız. Dualarla Rabbimizle iletişime geçerken O'na Esma'ül Hüsna ile hitap etmeliyiz. "Evet, O'nu bilmekle acılar, lezzetlere dönüşür. Evet, O'nu bilmek olmazsa, ilimler korku ve kuruntulara dönüşür. Varlık, yokluğa dönüşür. Hayat, ölüme ve nurlar, karanlıklara ve lezzetler, günahlara dönüşür." (Zeyl-ül-Hubab) "Allah’a hakikî abd (kul) olan, başkalara abd olamaz." (Hutbe-i Şâmiye) Şu fâni yolculukta, O'nun yolunda sabit kalmak ve O'na tüm acizliklerimiz ve kusurlarımızla kulluk olma gayretinde bulunurken, Esma'ül Hüsna'ya aşina olmadan olmaz... Ve bu hususta bu eserden kesinlikle istifade edinilebilir... cânıgönülden tavsiye ediyorum. Not: Bu kıymetli eserin en sevdiğim yönlerinden biri, Risale-i Nur'dan yapılan alıntıların kaynaklarını cümle ya da paragrafın hemen ardına yerleştirilmesi oldu. Ve içimden bu kitabı tüm sevdiklerime
Risale-i Nur Işığında - Esma-i HüsnaGülşen Gazel · Gündönümü Yayınları · 20062 okunma
Sanılanın Aksine Mehmet Akif Ersoy
Puan vermedi·296 syf.·
2025 377. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) O sıkça rastladığım kafalardaki Mehmet Akif Ersoy ile okuduğum Mehmet Akif Ersoy'un arasında dağlar var... Sözü uzatmadan virgülü virgüle ataçlamadan konuya dikey dalış yapacağım. Hoş geldiniz. =) İlk olarak 2. Abdülhamit'e yazdığı şiiri sunmak isterim: YILDIZ'DAKİ BAYKUŞ "Çoktan beridir vardı benim bir derdim: Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim. O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani' ne? Giderim ben, diyerek, vardım onun cami'ine. Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid, Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid." Belki kırk elli bin askerle sanılmış Yıldız; O silahşörler, o al fesli herifler sayısız. Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı! Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma, Dedim ki: "Bunca zamandır nedir bu gizlenmek? Biraz da meydana çıksan da hasbihål etsek. Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden; Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden. Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın; Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın. Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!" NOT: Birçok tarihçi şunda hemfikirdir Mehmet Akif Ersoy, hayatının sonuna kadar pişman olduğunu dile getiren bir beyanı olmamış, hatta 1926'da Safahat adlı bir kitabının yeni baskısında bu şiire yer vermiştir. Bir diğeri... İstibdâd şiirinden: Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse, "Bu bir câni!" dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse. Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
VaizSinan Meydan · İnkılap Yayınevi · 2015209 okunma