Petrikor
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:34
JONAH AXON - PETRİKOR Merhaba arkadaşlar Haziran ayına bu güzel kitap ile giriş yaptım. Sevgili @. kaleminden çıkmış bir eser. Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum.. ‘Mesajlaşma tarihinin en tartışmalı kelimelerinden biri, belki de küçücük bir kelime olan tamam’dır.’ ‘Sanki ne zaman bir araya gelseler, yağmur ‘Ben de geldim’ der gibi arkalarından koşuyordu..’ ‘Kadının okuduğu kitapları, kadının haberi bile olmadan, gizli bir ajan ciddiyetiyle kitapçılardan alıp okumaya başlamıştı. ‘’Bir cümlenin ağırlığı, söyleyenin kim olduğuna bağlıymış.’ Eser 254 sayfadan oluşuyor. Çok akıcı bir dili ve içine çeken konusu var. Petrikor nedir? Öncelikle bundan bahsedelim: PETRİKOR : Yağmur damlaları kuru toprak yüzeyine çarpar ve burnumuza çok güzel bir toprak kokusu gelir ya işte ona Petrikor deniyormuş. ( Bende kitap sayesinde öğrendim ) Size bir Yokluk Ülkesi’nden bahsedeceğim. Haritalarda bulunmayan bir ülke.. Bu hikayede isimler yok. Sadece Kadın ve Adam var. Sebebi; kendimizi onların yerine koyalım diye Olaylar da yok. Sadece his var. (Tabi bu his bana genel olarak sinir olarak yansıdı ) Hikayemiz genelde ofis ortamında geçiyor. Adam kadına aşık, kadının ne hissettiği (bana göre) belli değil Kadın ve adamın hislerine göre ise Lapis ve Oasis gezegenleri hareket etti… Kitap çok ilgi çekici, gerçekten farklı bir konusu var. Adam her zaman kadına yaklaşmaya çalışırken, kadın bir o kadar kalın duvarlar ördü, gururundan ölecekti…ve bu beni aşırı sinirlendirdi, kitabın başında gülerken birden üzüldüm birden kızdım..yazarımızın yapmak istediği tam da bu his değişimi Aşk için kendini bu kadar küçültmek sizce doğru mu İnsanın içinde yaşadıkları mı daha gerçektir, yoksa dışında yaşadıkları mı Yorumlara cevaplarınızı bekliyorum.. Yorumumu okuduğunuz için
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
Hayalet Avcısı
Puan vermedi
Hayalet Avcısı GERÇEKTEN HAYALETLER VAR MI, YOKSA HER ŞEY BİR ALDATMACA MI? Cahit Kaya'nın kaleme aldığı Hayalet Avcısı, okuru gizem, heyecan ve macera dolu bir serüvene davet ediyor. Hikâyede Tolga ve Kartallar Takımı, mahallede ortaya çıkan esrarengiz olayların peşine düşüyor. Yaşlı insanları kandıran ve kaybettikleri yakınlarıyla iletişim kurduğunu söyleyen gizemli bir "hayalet", herkesi korkuya sürüklüyor. Ancak çocuklar olayların görünen yüzünden fazlası olduğunu düşünüyor. Kitap boyunca hayaletler, fal, büyü gibi konular sık sık gündeme geliyor. oğlum 8 yaşında okurken biraz etkilendiğini gördüm ve küçük yaş için uygun olmadığını kendim okuyarak daha ne anladım Fakat hikâye ilerledikçe okur, bu gizemli olayların arkasındaki gerçekleri sorgulamaya başlıyor. Bu yönüyle kitap, sadece bir macera romanı değil; aynı zamanda okurlarını düşünmeye ve olayları farklı açılardan değerlendirmeye teşvik ediyor. 254 sayfalık bu sürükleyici macera; gizem, gerilim ve doğaüstü temalar içerdiği için özellikle genç okurların ilgisini çekebilir. Kitabın içeriğindeki hayalet, büyü, fal ve doğaüstü unsurlar nedeniyle 14 yaş ve üzeri okurlar için daha uygun olduğunu düşünüyorum. Siz olsaydınız gece yarısı çalan bir telefona cevap verir miydiniz? Yorumlarda buluşalım!
Hayalet AvcısıCahit Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20263 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 11:11
PETRİKOR ~ JONAH AXON İçerik; Roman Kadın-erkek dengesi İçsel hesaplaşma Gezegenlerin etkilesimleri Şaşırtıcı son 254 sayfa Selam… Son zamanlarda okuduğum en özgün eserlerden biriyle geldim.Yazar Jonah Axon’un #petrikor isimli kitabı insan ile gezegenlerin benzerliklerini ve etkileşimlerini şaşırtıcı bir kurguyla bize sunuyor. Petrikor, özellikle uzun süren kuraklığın ardından yağan ilk yağmurun,kuru toprakla buluşmasıyla ortaya çıkan o karakteristik,hoş toprak kokusuna verilen isimdir.Bilimsel olarak yağmur damlalarının topraktaki yağlar ve mikroorganizmalarla etkileşimi sonucu oluşur.İşte yazar da bu etkileşimi birbirine yaklaşmak isteyip bunu başaramayan,içlerini dökecekleri anda yine de sınırlarını koruyan,duygularını paylaştıkça ferahlayacakları zaman kabuğuna çekilen iki iş arkadaşının üzerinden anlatmış.Bu kitapta isimler yok, bulundukları yer Yokluk Ülkesi.Karakterlerden adam ve kadın olarak bahsedilmiş.Bu da kitabı evrenselleştiriyor.Duygularını dile döken,sorunları sorgulayan adam ama kendini sınırlayan, gelgitler yaşayan,geri çekilen kadın oluyor. Kitapta IONIX Döngüsü’nün etkisiyle Oasis ile Lapis gezegenlerinin birbirine yaklaşmasını ve birbirileriyle olan etkileşimlerini insanların, dolayısıyla adam ve kadının ilişkisi üzerinden ilişkilerdeki kafa karışıklıkları, içsel konuşmalar,kararlar,kararlardan dönmeler,aklın kalple mücadelesiyle aktarıyor yazar.Burada Oasis gezegeni adamın sakin,güvenli ve huzurlu ortamını temsil ederken Lapis gezegeni ise duygusal değişimleri ile kadını temsil ediyor.İkisinin buluştuğu,ortak paylaşımda bulunduğu anlar ise IONIX Döngüsü’nde gerçekleşiyor.Biz bölüm başlarında bir yandan gezegenlerin bu etkileşimini okurken devamında ikilinin ruhsal durumlarını ve ilişkilerini de okuyoruz. Sürükleyici ve merak uyandırıcı bir
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
9/10
·254 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 01:54
PETRİKOR.. Bitti 254 sayfa.. Merhaba kitap dostları.. Yağmurun ince ince yağdığı bir akşamda başlar hikâye… Toprağa düşen her damla, havaya o tanıdık kokuyu "petrikoru" bırakırken, baş karakterin içinde de yıllardır bastırdığı anılar yavaş yavaş yüzeye çıkmaya başlar. Kendi içine kapanmış, geçmişin izlerini hâlâ taşıyan bu karakter, hayatını düzene sokmuş gibi görünse de aslında derin bir boşluk içindedir. İnsanlarla arasında görünmez bir mesafe vardır. Ne tam anlamıyla bağ kurabilir ne de tamamen kopabilir. En büyük savaşı, kendi zihnindedir. Bir gün, beklenmedik bir karşılaşma onun dengesini bozar. Hayatına giren bu kişi, onun yıllardır kaçtığı duygularla yüzleşmesine neden olur. Başta kaçmaya çalışır… Çünkü hatırlamak acı verir. Ama her yağmur yağdığında, o koku tekrar ortaya çıkar ve onu geçmişine geri götürür. Zamanla, yeni tanıştığı insan sayesinde kendini açmaya başlar. İlk başta küçük adımlar… kısa konuşmalar… yarım kalan cümleler… Ama sonra duygular yoğunlaşır. İçinde sakladığı her şey taşmaya başlar. Bir gece, yağmur yine yağarken, artık kaçmayı bırakır. Tüm acılarıyla yüzleşir. Ağlar, hatırlar, kabullenir… Ve ilk kez gerçekten nefes aldığını hisseder. Sonunda anlarız ki petrikor sadece bir koku değildir. O, geçmişin izidir. Acının hatırlatmasıdır. Ama aynı zamanda temizlenmenin, yenilenmenin de simgesidir.
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
8/10
·752 syf.··
2026 9. kitabı
Bir Gün Tek Başına , Vedat Türkali ’nin hem bireysel hem toplumsal çözülmeleri iç içe geçirdiği, modern Türk edebiyatında önemli bir yere sahip romanlarından biri. Okurda bıraktığı “kararsız beğeni” hali aslında eserin bilinçli bir estetik tercihi gibi dursa da tam olarak sevdim kitabı diyemiyorum. Aslında kitabı sevdim karekterlerin yansıttığı ruha sinir oldum galiba… 1974 yılında yayımlanan ve Milliyet Roman Ödülü’ne layık görülen roman, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin hemen öncesindeki gerilimli atmosferde; hayalleri ile gerçekleri, idealleri ile konforu arasında sıkışmış küçük burjuva aydınının dramını ele alır. Romanın merkezinde, evli ve düzenin içinde pasifleşmiş Kenan ile devrimci coşkusuyla ona hayat veren Günsel yer alır. Kenan’ın içsel çöküşü ve kararsızlığı, aslında dönemin entelektüel kesiminin yaşadığı felce uğramışlık halinin bir yansımasıdır. Kenan, Günsel ve Nermin gibi merkez karakterlerle duygusal bir bağ kuramadım. Bu durum, romanın bilinçli bir tercihi olan anti-empatik karakter kurgusu ile açıklanabileceğini düşünüyorum. Özellikle Kenan’ın edilgenliği ve yaşam karşısındaki pasif duruşu, Oblomov karakterini aklıma getirdi. Ancak Oblomov’daki güçlü öz-farkındalık ve içsel eleştiri, Kenan’da aynı yoğunlukta hissedilmediği için karekter tahammül edilmesi güç bir figüre dönüştü. Nermin ve Günsel ise farklı bir problem alanı açar. Nermin’in tavır ve davranışları belirgin bir duygusal direnç yaratırken, Günsel’in karakterizasyonu yer yer yapaylık hissi uyandırdı. Romanın en güçlü yönü, Vedat Türkali ’nin bilinç akışı tekniğini son derece başarılı kullanması. Bilinç akışı tekniği öylesine güzel kurgulanmış ki romanı okurken kendi düşünce akışımı fark etmeye yöneltti. Eser, 27 Mayıs öncesi Türkiye’nin siyasal ve toplumsal atmosferini güçlü bir toplumsal gerçekçilik
Edebiyat
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
10/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 22:05
Tekrar okumak istediğim bir roman. Karakterler günlük hayatta karşımıza çıkabilecek “kötülerden” seçilmiş fakat durumun fotoğrafını, kötülüğün dışardan görünüşünü bize olduğu gibi anlatması çok etkileyiciydi. Kenan bey iyi bir solcu olmak isteyip olamamış, iyi bir eş olmak isteyip olamamış, iyi bir baba olmak isteyip olamamış… Çünkü kendini hayatındaki herkesin üzerinde bir yerde konumlandırmış, kendine olan sevgisi çirkin bir bencilliğe dönüşmüş. Kenan beye her sayfada öfkelendim. Nermin’e her sayfada üzüldüm. İşçi sınıfına ve emeğe değer verdiğini iddaa eden insanların; ailesine ve çocuğuna emek veren bir kadını incitip yok saymaları “ bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirttirdi.Hayatta çok fazla karşılaştığımız, sözü ve davranışı birbiriyle alakasız insanların, ne kadar incitici olduğunu Kenan ve Günsel ile gözlemlemiş olduk. Vedat Türkali Bir Gün Tek Başına
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma