TBMM geçiş dönemi içinde, 24 Kasım 1934'te kabul ettiği 2587 sayılı özel bir yasayla Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadını verdi.
Meclis, iki gün sonra 26 Kasım'da kabul ettiği "Lakap ve Ünvanların Kaldırılmasına Dair Yasa"yla süreci tamamladı ve "Efendi, Bey, Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Hanımefendi" gibi tanımlamaları yasakladı.
Ebu Hureyre radıyallahu anhdan rivayet edildiğine göre, Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Birbirine söven iki kişinin söylediklerinin günahı, mazlum olan haddini aşıp ileri gitmedikçe, küfretmeyi başlatana yazılır."
Müslim, Birr 68, nr. 2587; Ebu Davud, Edeb 39, nr. 4894; Tirmizi, Birr 51, nr. 1981.
İbni Kayyım Zadü'l-Meaď da şöyle zikreder: "O gün Ukkaşe bin Muh- san'ın kılıcı kırıldı. Peygamber (sav) ona bir odun parçası vererek şöyle dedi: 'Bu sana yeter.' Ukkaşe onu alıp salladığı anda elinde uzun, sağlam ve beyaz bir kılıç haline geldi. Ebûbekir zamanındaki mürtedlerle yapılan savaşta öldürülünceye kadar bu kılıçla savaşıyordu. "2587 Rifaa bin Rafi de- di ki: "Bedir günü bana bir ok isabet etti. Bir gözüm patladı. Allah Resû lü (sav) o gözüme tükürerek bana duâ etti. O gözümden dolayı artık hiç- bir acı duymadım."288
287 Zadü'l-Mead, 3/186, Muhakkik dedi ki: "İbni İshak bunu senet olmadan zikret- miştir."
288 Age, 3/186 Bu eserin sahih veya zayıf olduğu konusunda anlaşmazlık vardır.·Kitabı okudu