8/10
·272 syf.··
2026 38. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:19
Merhaba kitap severler Size gerilim türü bir kitapla geldim Ben bu tür okumayı çok sevdim Kilitli Kapı Freida Mcfadden 272 sayfa 10/8.5 Kahramanımız Nora, işiniz uzmanı bir genel cerrahtır. Sıradan bir hayatı vardır ama hayatını kimseyi alamaz, evlenip çocuk sahibi olma fikri onun için korkunçtur. Bir gün barda, eski bir hastasını görür ve onun tacizine maruz kalır. Olaylarımız ondan sonra başlar, belli bir fiziki özelliğe sahip kadınlar öldürür ve kurbanların elleri kesilmiş şekilde bulunur. Bu kurbanlar Nora nin bir şekilde hastasıdır. Bu insanlara 26 yıl öncesinden birini anımsatır 'Eli Becerikli' diye anılan bir seri katili hatırlatır. Bu katil Nora için unutmak istediği ama unutamadığı biridir. 26 yıldır görmediği babası.... Bütün oklar Nora yı işaret ederken, gerçek katil kimdir? Nora gerçekten bunu yapmış midir? Yoksa hiç bir suçu yok mudur? Alıntılar Babam her zaman, yanlış bir şey yapacaksan en azından kimsenin seni görmesine izin vermeyecek kadar akıllı ol der. Son on yıldır beni aklından çıkaramadığını söyleyen adam geçmişimi anlamıyorsa dünyanın geri kalanı nasıl tepki verirdi. Şeytanla konuşmaktan iyi bir şey çıkmaz. Bu imkansızdı. Onu böyle bir şey yapamayacağını bilecek kadar iyi tanıyordum.
1000Kitap
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,611 okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2026 414. kitabı
Düşünmek, varlığın huzurunda durmaktır.#y3252 Çok yönlü derin birikimli kalemi güçlü İbrahim Kalın 'in Heidegger'in Kulübesine Yolculuk 'ni okuduk, böylece Ben, Öteki ve Ötesi ile başlayan yolculuğumuz devam ediyor .. Batı düşüncesinin "Varlık" sorusunu unutup, onu sadece nesnelere indirgemesinin (varlıklara kurban etmesinin) eleştirisi yapılır. Varlığa Dönüş Çağrısı: İnsanın kendi özüne ve Varlık'a yeniden dönmesinin felsefi ve ahlaki zorunluluğu vurgulanır.Doğu-Batı Sentezi: Farklı felsefi geleneklerin (Doğu hikmeti ve Batı felsefesi) aslında aynı temel soruya cevap aradığı gösterilir. İbrahim Kalın Heidegger’in kulübesini ziyaret etmesiyle başlıyor. Kara Orman’ın eşsiz tabiatıyla bütünleşen bu kulübede yazar, Heidegger’le derin bir sohbete koyuluyor. Onu kimi zaman Nesimî’nin, Yunus Emre’nin, Âşık Veysel’in meclisine davet ediyor, kimi zaman da Molla Sadra ile yüzleştiriyor. Böylece Batı ve Doğu düşünceleri arasında felsefi bir temas alanı açılıyor ve farklı ufukların birbirini nasıl beslediğine tanık oluyoruz. Kulübede kâfi derecede vakit geçirdikten sonra Kara Or­manın iç taraflarına doğru yürüyüşe çıkıyoruz. Ağır ve sakin adım­larla ilerlerken tabiatın saf ve bakir hâlinin nasıl muhteşem bir mu­cize olduğunu düşünüyorum. Her an değişen ama hep kendi ka­lan; hiçbir rengi, dokusu, ışığı, gölgesi, dalı, yaprağı aynı olmayan; hem mikro hem makro düzeyde bakınca muazzam bir derinliğe, düzene, hayatiyete ve enerjiye sahip tabiatın bu sade ve dingin gü­zelliği karşısında aynı anda aklımın, zihnimin, kalbimin, duygu­larımın ve muhayyilemin nefes almaya başladığını hissediyorum. “Varlığa komşu olmak için bakir tabiatın en elverişli yer olduğu­nu biliyorum ama bunu tabiat romantizmine ve doğa mistisizmi­ne kapılmadan yapmanın imkânlarını araştırmak gerekiyor diyorum Kendi kendime.. S;26 İbrahim Kalın'ın
Felsefe-Düşünce
Heidegger'in Kulübesine Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2025186 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·78 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Aslında daha önce okumuştum ama “Ermiş’in Aşk Mektupları” Ermiş’in hikayesini okuyunca tekrar okumak istedim Bir çok konu hakkında felsefi içerikler var. “Sevinç ve kedere dair; Bazılarınız der ki , ‘neşe kederden daha yücedir’ ve bazılarınız da şöyle der, ‘ hayır keder daha yücedir.’ Fakat derim ki ben de , etle tırnaktır onlar. Birlikte gelirler ikisi, biri size eşlik ederken bilin ki diğeri yatağınız da uyumaktadır.”s.26
ErmişHalil Cibran · Karbon Kitaplar · 201985,2bin okunma
Vırgınıa wolf “Kendine ait bir oda” Kitap incelmesi.
Puan vermedi·127 syf.··
2026 7. kitabı
Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda bile zihninizde konuşmaya, tartışmaya ve anlamlandırmaya devam ederiz. Kitabın devamını oluşturmaya çalışırız. Odanın her tarafında yankılanmaya devam eder. Virginia Woolf’un 'Kendine Ait Bir Oda'sı da tam olarak böyle bir deneyim oldu diye bilirim. Woolf, eline kalemi alıp tarihin tozlu raflarında kadınların izini sürerken, okuyucuyu da kendi hayatındaki 'oda' ları ve 'özgürlük alanları' nı sorgulamaya davet ediyor. Kitapta en büyük metaforlardan biri “oda” kelimesidir. Neden bu kadar önemli bir hale getirmiş yazar bu kelimeyi. Aklımıza ilk gelen anlamından ziyada içinde bir gizli anlam barındırıyor. Kendi düşünceleriyle baş başa kalabilme hakkıdır. Woolf, kadının eve ait olan o dar alanından sıyrılıp, kendine ait, kimsenin müdahale edemeyeceği bağımsız bir bölge ilan etmesini ister. Oda, kadının toplumda "ben de varım ve burası benim alanım" deme şeklidir. Bir insanın düşünebilme, üretebilmesi için ekonomik bağımsızlık ve kişisel alana ihtiyaç duyduğunu savunur. Ve kendisi olabilme özgürlüğünü simgeler. O dönemde kadınların üniversiteye gitmesi bir yana üniversitenin çimenlerinden geçmesinin bile yasak olduğunu Woolf’un kitabında bir suç unsuru olarak ele alır ve bunu şu cümleler ile ifade etmektedir; “Ve birden kendimi çimenlerin üzerinde aşırı bir hızla yürüyor buldum. Ve o an, bir erkeğin görüntüsü yolumu kesti. Önce jaketatay giymiş bu garip görünümlü nesnenin el kol hareketlerinin bana yönelik olduğunu anladım. Yüzünden dehşet ve öfke ifadesi vardı. Akıldan çok içgüdü yardımıma koştu; o bir kilise görevlisi, bense bir kadındım. Burası bir çimenlik alandı, ileride de bir patika vardı. Çimenlerin üzerinde yürümeye yalnızca üniversite öğrencilerine ve öğretim üyelerine izin vardı; benim yerim çakıllı patikaydı.” (syf
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,1bin okunma
NO: 26 (YAZILMAK İÇİN YAZILMIŞ?)
4/10
·480 syf.··
2026 5. kitabı
No: 26 kitabını okudum, ancak bana göre çok saçmaydı. Kitap: çocukluğunda yaşadığı travmaların üstesinden gelmeye çalışan ve internette "Yeşil Küpeli Kız" adıyla gizli magazin haberleri yapan Mine Uysal ile Efe Duran adlı bir gencin yarım kalan duygularla ve sırlarla dolu aşk hikâyesini anlatıyor. İkinci kitabı Daire 7. ben ikisini de okudum ve yazılmak için yazılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim fikrimce, bu kitabı almak yerine daha yararlı ve faydalı eserler almanız sizler için çok daha iyi olacaktır. No: 26 Beyza Alkoç
Duygu ve Düşünce
No: 26Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202111,6bin okunma
Puan vermedi·568 syf.··
2018 39. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2018 00:00
#atlantisgeni elimde çok uzun zamandır dolanan bir kitap oldu. Kesinlikle kitabın akmadığından değil, benim okuma şartlarımdan kaynaklanan bir gecikmeydi malesef. Hakkını vermek zorundayım, çok beğendiklerim arasına girdi. Konusu, kurgusu, akıcılığı müthişti. Sürekli bir merak ve sır hakim oluşu daha çok hoşuma gitti. Kıyaslamak gibi değil kesinlikle ama bence Dan Brown okumayı sevenler (ki ben bayılırım) bu kitabı da mutlaka sevecektir. Onun kitaplarında ki gizemi, aksiyonu, eski tarihe değinmelerini anımsattı bana. Bu da ekstra sevmeme sebep oldu. Kitabın konusunda -yok- yok. Modern insan ve insanın dört alt türünden başlayan bilimsel belgeler, evrim, büyük sıçrama, akıl oynatan teoriler, gizemli bir günlükle ortaya çıkan lahitler, insan türünü kurtarmak için yine insanlar üzerinde yapılan ölümcül deneyler, tabletlerde bir günleri bir yıla denk gelen uyanmayı bekleyen atlantis genine sahip olanlar, yaratılış efsanesi mi yoksa bir tarihi belge mi diye düşündüren anlatımıyla, yok olmaya yüz tutan dünya nüfusuyla müthiş bir bilim kurgu... En sevdiğim tarafı yazar notunda kitabın kahramanlarını sayarak 'neler bekliyor göreceğiz' demiş. Seri olacağını bilmeden okuduğum için ayrıca sevindim Kısacası tavsiye ediyor, keyifli okumalar, huzurlu akşamlar diliyorum... 26.04.2018
Atlantis GeniA. G. Riddle · Pegasus Yayıncılık · 201879 okunma