Tekvir/ 27-28. O (Kur'an), bütün âlemlere (insan ve cinlere, özellikle de) içinizden doğru hareket etmek isteyen kimselere, bir öğüt ve uyarıdır.
Alıntı
Ey iman edenler! Kendinizi tanıtıp izin almadan ve içinde oturanlara selâm vermeden kendi evlerinizden başka evlere girmeyin. Sizin için daha iyi olanı budur; umulur ki düşünüp anlarsınız. Nûr Sûresi/27. Âyet
Sayfa 351·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kredi daralmasının etkisi sadece ekonomik değildi. Yazar Jeanette Winterson, The [Londra] Times gazetesindeki yazısında, “sözde uygar Batı'nın, bu en materyalist haliyle, üzerine düşeni yapmakta başarısız olduğunu... Korkunç bir karmaşa içinde olduğumuzu” öne sürdü ve “çıkış yolunun” da sanattan geçtiği sonucuna vardı. Aynı gazetede daha sonra yayımlanan bir makalesinde ise "değerleri olmayan, hiçbir şeye inanmayan bir toplum yarattık" diye yazmıştı. Yine The Times'ta yer alan ve krizin diğer veçhelerini vurgulayan bir habere göre, Faithbook'ta -Facebook'ta çok dinli yeni bir sayfa, yapılan bir anket, katılımcıların yüzde 71'inin bugün “spiritüel bir gerileme" içinde olduğumuzu düşündüğünü ve bunu maddî gerilemeden daha endişe verici bulduğunu gösterdi. (Başka bir anket, kredi daralmasının başlamasından bu yana ibadet edenlerin sayısında yüzde 27'lik bir artış olduğunu göstermiştir, ki bu da dinî davranışların varoluşsal güvensizlikle ilgili olduğunun başka bir delilidir.) 2008 yılının kasım ayında Britanya'da uzaylılara ve hayaletlere inananların sayısının Tanrı'ya inananlardan daha fazla olduğu bildirilmiştir: Ankete katılan üç bin kişiden (bu küçük bir örneklem değildir) yüzde 58'i doğaüstü varlıklara inanırken, Tanrı'ya inananların oranı yüzde 54'tür. Faithbook'un üyeleri “iman sahibi olmanın, hiç iman sahibi olmamaktan daha iyi olduğu” görüşündedir.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
Topluma Kayyum Atandı 27 Mart 94
Birileri daha güçlü ve yine birileri hiç hak etmediği şeylere çok kolay ulaşabiliyor.
Alıntı
Şri Bhagavăn konuştu
11. Kederlenmeyecek kişiler için kederleniyor ve bilgece sözler söylüyorsun. [Oysa ki] bilge kişiler ne yaşayanlar ne de ölüler için kederlenirler. 12. Aslında benim olmadığım, senin ve bu kralların olmadığı bir zaman hiç olmadı; bundan sonra da hepimiz bütün zamanlarda var olacağız. 13. Ölümlü bedenimizin ruhu nasıl çocukluk, gençlik ve yaşlılık çağında dolaşırsa, ruh da yeni bir beden arar, bu konuda bilge kişi kuşku duymaz. 14. Ey Kaunteya, duyular dünyasından sıcaklık ve soğukluk, zevk ve acı gibi şeyler gelir. Bunlar gelip geçicidir, bunlara değer verme, ey Bharata! 15. Ey büyük insan, bilge kişi için zevk de acı da birdir; ikisi de onu etkileyemez. O kişi ölümsüzlüğe lâyıktır. 16. Gerçek olmayan asla yoktur ama gerçek olan hep vardır; bu ikisinin gerçeği, onu görebilen kişilerce kavranmıştır, 17. Şunu bil ki herkesin içinde bulunan öz ölümsüzdür; hiç kimse ona bir son veremez. 18. Ölümlü olduğu söylenen bu bedenler, aslında dayanıklı, yok olmaz ve ölümsüzdür, o nedenle savaş ey Bharata! 19. Birisi öldüren diye diğeri de ölen diye düşünse, ikisi de doğru düşünmüş olmaz; çünkü o ne öldürür ne de öldürülür. 20. O doğmamıştır, ölmez, bir şeyden olmamıştır ve hiçbir şeye dönüşmez. O daimidir, ölümsüzdür, kadimdir; o, beden ölse bile öldürülemez. 21. Pārtha, onun doğmamış ve ölümsüz olduğunu, hep var olan, hiç yok olmayan olduğunu bilen kişi, nasıl olur da onun öldürülebileceğini veya ölebileceğini düşünür? 22. Bir insanın eski elbiselerini bırakıp yenilerini giymesi gibi, ruh da ölümlü bedeni bırakır ve yeni bir bedene girer. 23. Silahlar onu kesemez, ateş onu yakamaz; sular onu ıslatamaz, rüzgârlar onu kavuramaz. 24. Bu kesilmez, yanmaz, ıslanmaz ve kavrulmaz olan şey süreklidir, her yere gider, sabittir ve ölümsüzdür. 25. Bu görünmez ve kavranmaz, bunun her zaman
Sayfa 39·Kitabı okudu
Doğum
Bazıları sağır, dilsiz ya da kör doğar. Bazıları ise nahoş bir şaşılıkla, tavşan dudakla ya da suratlarının tam ortasında iğrenç bir doğum lekesiyle ilk çığlıklarını atar. Bazılarının da çarpık bir ayakla, hatta yaşamadan ölmüş bir uzuvla dünyaya geldiği de olur.
Sayfa 11 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı