1828282

1828282
@2728393_
"Mümkün sanardım sevdiğinin okyanusunda boğulmadan yüzmeyi"
Sinema
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
‘Atatürk düşmanı bir babanın oğluyum!' Maalesef babam (Allah rahmet etsin) ve çevresi Atatürk düşmanıydı. Ben büyük önder Atatürk’e ilişkin akıl almaz sığ ve adi hikayeler dinleyerek büyüdüm. On iki yaşımdan itibaren de Atatürk’e karşı yapılan bu haksızlıkla mücadele ettim. Burası çok ilginç değil mi? Böylesine yoğun Atatürk düşmanlığına rağmen nasıl oldu da karşı duruşuma izin verdiler. İşte bu konuyu yazma nedenim de budur. Ayrıntıya babamın nasıl biri olduğunu anlatarak gireyim. Hani belgesellerde duyduğumuz nesli tükenme ifadesi var ya, işte babam tam da öyle nadir bulunacak dürüst bir insandı. Asla, ama asla yalan söylemezdi… * * * Atatürk düşmanlığının en önemli nedeni, onun yaptığı devrimlerin içerisinde, dindeki Kuran dışılıkların düzelmesi için yaptığı uygulamalardır. Tabii bu devrimler yüzlerce yıllık geçmişi olan ve dinden nemalanan şeyhleri, hocaları harekete geçirmiş! Atatürk’ü milletin gözünden düşürmek, ona düşman etmek için akıl almaz iftiralar uydurup gizlice yaymışlar, milletin inanç hassasiyetini kullanarak, kışkırtmışlar. Bunun için Kuran’ı da alet etmekten çekinmemişler!.. * * * Yirmili yaşlardaydım. O zamanlar babam ve arkadaşları sık sık bizde toplanırlardı. Yine böyle bir toplantıda konu Atatürk’e geldiğinde her zamanki gibi ona Deccal (Kıyamette ortaya çıkacak, yalancı ve kötü yaratılışlı kimse) diye hitap ettiler. Ben bunu duyunca zorunlu olarak itiraz ettim: “Bakın!” diye söze başladım “Savaşta bile insanca düşünen, esir aldığı askerlere “Üzülmeyin savaşta olur böyle şeyler” diyen, ölen düşman askerlerinin ailelerini “Çocuklarınız bize emanet” diye teselli eden, “Yunan bayrağını bir milletin simgesidir” diye çiğnemeyen asil, erdemli ve yüksek bir karakterle savaş kazanmış bir komutana Deccal diyemezsiniz. Bunu diyen ya bu geçeği bilmeyen
Tarih
"Ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi, Tırnaklarıyla düzeltemiyor insan.”
Didem Madak
Edebiyat
"Aklıma suyun intiharı geliyordu hep Şelale deyince"
Edebiyat
"Pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin,  Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi...  Tüy, kan ve hiçbir salgıyı düşünmeden,  Kesmeliyim soluğunu doğmuş olmanın!  Nasıl da biçilmiş kaftan ölüm  bu solgun yürek için.  Sevinçlerle sevinçleri bağlamayan zaman bir.,  bir boz köprü ve onun dayanılmaz gölgesi.  Yitiyor işte gözardı edilen bedenim,  Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi.."
Edebiyat