Mustafa Kemal'den corinne'e yedinci mektup..
28 şubat 1914, Sofya Aziz Corinne, Kaymakamlığa (yarbaylığa) terfiim münasebetiyle yolladığınız çok sevimli tebrikler beni derinden derine mütehassıs etti ve bu vesileyle bana yazdığınız güzel sözler dosdoğru kalbimde yer aldı. Kendi kendime izah edemediğim sükutumun birçok amilleri vardı. Son zamanlarda Sofya, Belgrad ve Petinya ataşemiliterliklerine tayinim üzerine son derece meşguldüm. Bu bana o kadar iş yükledi ki o iki şehre de gidemedim. Beni bilhassa Sofya ile ilgilendiren bazı meseleleri tetkik etmek lüzumunu duyuyorum. Bundan başka büyük meşgalelerimden biri de, bana birçok sıkıntı ve rahatsızlık veren bu otellerdeki hayatımdan kurtulmak için bir ev aramaktır. Nihayet mevsim ortasında burada bulunduğumuz için modern hayata ait vazifeler zamanımızın büyük bir kısmını alıyor. İşte, maalesef beni sana uzun uzun yazmaktan men eden sebeplerden bazılarının hulasası. Birkaç kelimelik kartpostal yollamak, seni yalnız tatmin etmemekle kalmaz, aynı zamanda hayrete düşürürdü. Hem de bu vasıtayı ancak beni az ilgilendiren ve kendilerine birkaç nezaket kelimesi göndermek mecburiyetini hissettiğim kimselere karşı kullanırım. Küçük ve sevimli Edith'in, benim uzun ve irademin dışında kalan sükutum üzerine sana bazı şeyler söylemeyi vazife bilmesi beni hayrete düşürmekten hali kalmadı. Hakkımda beslediği iyi fikirden dolayı ona teşekkür ederim. Küçük nasihatleri evvela sana karşı büyük bir dostluğu ve benim samimiyetime de pek az itimadı olduğunu ve nihayet hayat işleri hakkında pek az tecrübesi olduğunu ispat ediyor. Rica ederim ona söyle, çok konuşan ve sayfalar dolusu yazan kimseler mi bu dünyada en hakiki ve samimi dostlardır? Çok hisseden, fakat uzun lakırdıların sevilen insanı nihayet yormasından korktuğu için hislerini gizlemeyi tercih eden bir insana kayıtsızlık ve
Sayfa 42·Kitabı okudu
Carmilla sf 28
Fakat tüm hayatlarda tutkularımızın en coşkulu ve en dehşetli biçimde uyandığın, güçlü duygularla yaşanan öyle sahneler var ki, bunlar diğer tüm sahnelerden daha belirsiz, daha bulanık anımsanıyor zannederim.
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Resûl-i Ekrem sözüne şöyle devam etti: “Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi-hamdihî derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi bağışlanır.   Buhârî, Bed’ü’l-halk 11; Daavât 64, 65; Müslim, Zikir 28. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 59, 62; İbni Mâce, Duâ 14
Belirli bir olayı yaşamak başka şey, o olayı sonradan öğrenmek, değerlendirmek başka şey. Sözgelimi, bizim kuşak 196o'da 28 Nisan öğ­renci olaylarını yaşadı. Çok daha sonra gelen kuşaklar bu olaylan gazeteler­den, dergilerden, kitaplardan, anlatılanlardan öğrendiler, araşhrdılar, in­celediler. Belki bizden daha iyi, daha doğru değerlendirdiler. Ama biz yaşadık. Sinemanın altın çağını da yaşadık biz. Gary Cooper film çevirirken, biz o dünyanın, o zamanın içindeydik. Beyazperdede beliren görüntüler, o dünyayı, o zamanı bütünlüyordu. Sinematek seyircisi değildik. Bir filmi, çekiminden yıllar sonra, serinkanlı, mantıklı, nesnel, eleştirel bir gözle izlemiyorduk. Oyuncular için ansiklopedilere başvurmuyorduk.
Sayfa 60·Kitabı okuyor
Ve 28 Temmuz 1914'te Saraybosna'da sıkılan bir kurşun, içinde yetiştiğimiz, büyüdüğümüz ve oturduğumuz o yaratıcı aklın güvenli dünyasını, tek bir saniye içinde içi boş bir toprak çömlek gibi bin parçaya ayırıverdi.
Sayfa 254·Kitabı okuyor
Alıntı
Rabbin, (peygamber olarak) dilediğini yaratır ve seçer. Onların (bu konuda) seçim hakkı yoktur. Allah onların (inkârcıların) ortak koştuklarından yücedir ve uzaktır. (Kasas 28:68) - kuranokuyan.com