8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:01
“Tabii ki bu roman geleneksel anlamda Gece Yarısı Kütüphanesi'nin devam kitabı değil. Aynı konsepti geliştiren bir kitap. Gece Yarısı Kütüphanesi yaşamla ölüm arasındaki bir kütüphaneydi. Bundaysa ölüm sonrasında yaşamın içinden geçen bir tren var. Bu kez iki romanın yaşamanın en iyi yoluna dair ateşli bir tartışma içinde olduklarını hissediyorum. Fakat her ne olursa olsun, ilkini okuyan insanlar sayesinde var olabilmiş bir roman oldu bu.“ s.294 diyor Matt Haig kitabını bitirirken. Öncelikle bir önce çıkan kitabı “Radley Ailesi” beni biraz hayal kırıklığına uğratmıştı. O sebeple az da olsa temkinli yaklaşarak okudum bu kitabını. Tam da “Gece Yarısı Kütüphanesi” tadında bir eser olmuş. Ortalara ve sonlara doğru merak ivmesi yükseliyor. Zamanla oynamasını ben zaten çok seviyorum. Elbette bilimkurgu tadında olması da beni mutlu ediyor. Ama bir “İnsanlar” ya da “Hayat İmkansız” kadar da lezzetli değildi sanki. Beğendim beğendim ama biraz da “hadi bi kitap yazayım” düşüncesine yenik düşmüş izlenimi yarattı. Bunların yanında eğer yazardan okuduğum ilk kitaplardan olsaydı sanırım çok daha bayılırdım. Bu benim beklentimle de alakalı olabilir tabi. Biraz arafta bıraktın beni meslektaşım, ama yine de hem seni hem kitaplarını çok seviyorum ;)
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026194 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2026 37. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 12:37
İlk sayfalarda bir aşk hikâyesi okuduğumu sandım. Oysa David Nicholls aşkın içinden geçerek bana zamanı anlatıyormuş. Kitabın dili sade, akıcı ve duyguyu zorlamadan aktarmayı başarıyor. Karakterler kusurlarıyla gerçek hissettiriyor; bu da hikâyeyi daha etkileyici kılıyor. Ancak bazı bölümlerde yıllar arasındaki geçişler nedeniyle karakterlerin dönüşümünü daha derin görmek isterdim. Özellikle bazı kırılma noktaları biraz daha detaylandırılabilirdi. Yine de Bir Gün , bende bir aşk hikâyesinden çok, zamanın, pişmanlıkların ve kaçırılmış ihtimallerin romanı olarak kaldı.
Bir GünDavid Nicholls · Epsilon Yayınevi · 20206,7bin okunma
Reklam
Alışılmamış bir sevdalanma
9/10
·725 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 03:21
"Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz." Böyle yazmıştı Tomris’e Turgut Uyar; böyle anlatmıştı sevdiğini. Ben de alışılmış şeyler söyleyerek Büyük Saat’in kıymetini alçaltmak istemem. Kitabı belli aralıklarla okudum. Bazı yerlerde şairin özgün diline henüz alışık olmadığımdan, dizeleri anlamakta ve anlamlandırmakta güçlük çektim. Bunun, şairin hayatına ve yaşadığı döneme ait bilgimin eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Yine de kitabın içinde defalarca okuduğum, beni büyüleyen şiirler mevcuttu; öyle ki bunlar beni terk ettiğim, geride bıraktığım şeylere tekrar döndürdü. Tam da hayatımdaki her şeyi düzeltmeye çalıştığım bir dönemde, şairin "Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği..." dizesiyle karşılaşmak, her şeyin ne kadar da açık olduğunu bana tekrar tekrar düşündürttü. Kitaba başlamadan önce şairin hayatını, yaşadığı dönemin büyük kırılmalarını ve dostluk ilişkilerini önceden okursanız, bazı şiirlerin kapılarını size çok daha rahat açacağına inanıyorum. Dünya bir sunaktır Sonunda kalemlerin bile sunulduğu İşte benim kanım ortada (s. 437) İçinde öyle şiirler, öyle mısralar mevcut ki; her mevsim sıcak, ılık bir rüzgarın ikindi vakti esmesi gibi... Ya da gece yarısı üşürken üzerinize sevgiyle örtülen bir battaniye gibi... Nereye gitsem, nereye baksam Sevdalı sevdalıdır gözlerim. Anlarlar diye herkeslerden, Bakışlarımı gizlerim. (s. 98) İnsanın bitmemiş şiirleri vardır; işte bu kitap da o bitmeyen şiirlerden bir tanesi. Herkesin hayatta bitiremediği veya bir türlü başlayamadığı şiirleri vardır elbet. Kalemin kağıda dokundukça kan ağladığı şiirler... Ancak biliriz ki o şiirler bitmez, bitmeyecektir de. Çünkü Turgut Uyar’ın da dediği gibi, dize dize 'biri öbürüne kan verir'. 'yaralı olmak yerinde olmamak uzun gecikmesi son kesinliğin bir sabah
1000Kitap
Büyük SaatTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20199,3bin okunma
10/10
·296 syf.··
2026 44. kitabı
HİT GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE HIZLI İYİLEŞME TEKNİKLERİ DR. Türker PABUCCU 𝗨𝘇𝘂𝗻 𝗬𝗮ş𝗮𝗺 İç𝗶𝗻 𝗕𝗶𝗹𝗶𝗺 𝗧𝗲𝗺𝗲𝗹𝗹𝗶 𝟭𝟱 𝗔𝗱ı𝗺 Kitabımız klasik bir “sağlık kitabı” değil… Daha ilk sayfalardan itibaren bunu net bir şekilde hissediyoruz çünkü burada amaç sadece bilgi vermek değil; insanın kendi bedenini yeniden tanımasını sağlamak. Dr.Türker Pabuccu’nun kaleminden Hızlı İyileşme Teknikleri, bedenimizin aslında ne kadar güçlü ve mesaj dolu olduğunu hatırlatan bir rehber niteliğinde. Ağrılarımızın, yorgunluklarımızın ya da uykusuzluklarımızın aslında birer “sinyal” olduğunu anlatırken, onları bastırmak yerine anlamaya davet ediyor. Kitabımızın en sevdiğim tarafı, karmaşık tıbbi bilgilerin sade ve uygulanabilir bir dile dönüştürülmüş olması oldu. Kalpten bağırsağa, beyinden bağışıklık sistemine kadar 15 adımda ilerleyen bu yolculuk, biz okurları yormadan ama derinleştirerek ilerliyor. Üstelik sadece teoride kalmıyor; gerçek hasta hikâyeleriyle de destekleniyor. Bu da okurken “ben de yapabilirim” hissini güçlendiriyor. Bir diğer dikkat çekici yanı ise, kadim şifa yöntemleriyle modern tıbbın bir arada sunulması. Ne tamamen geçmişe yaslanıyor ne de sadece bilimsel verilerle sınırlı kalıyor. İkisini dengeli bir şekilde buluşturuyor. Kitabımız egzersizlerden nefes tekniklerine, beslenmeden günlük alışkanlıklara kadar hayatın içine dokunan küçük ama etkili adımlar öneriyor. Ama en önemli mesajı şu: İyileşme tek seferlik bir mucize değil, sürdürülebilir bir süreçtir. İşte tam da bu yüzden kitabımız okunup rafa kaldırılacak türden değil… Zaman zaman dönüp yeniden açılacak, ihtiyaç duydukça yol gösterecek bir başucu kitabı. Eğer bedeninizi daha iyi anlamak ve onunla gerçekten “iş birliği” yapmak istiyorsanız, kitabımız hepimiz için iyi bir başlangıç olabilir. Syf: 294 Türker Pabuccu Hit - Hızlı İyileşme Teknikleri
Hit - Hızlı İyileşme TeknikleriTürker Pabuccu · Nemesis Kitap · 20261 okunma
Bir Kitaba Geri Dönmek
Puan vermedi·339 syf.··
2026 20. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 18:16
Bu Ülke ile tanıştığımda henüz 16 yaşındaydım. Hayranlıkla ve büyük bir iştahla okumuş, bilmediğim kelimelerin anlamlarını çıkarmış, yeni kavramlar öğrenmiş, bahsettiği düşünürler hakkında bilgi edinmiş ve kütüphanede çok uzun zaman geçirmiştim. 24 yıl aradan sonra eski dostum Bu Ülke’ye ve bana hocalık eden Cemil Meriç’e “merhaba” demek isteği doğdu içimde. Nereden öğrendiğimi unuttuğum birçok düşünce ile karşılaştım. Meriç’in ezberlediğim cümlelerine tesadüf etmenin mutluluğunu yaşadım. Kabul etmem gerekir ki 16 yaşındaki şaşırmak için fırsat kollayan o kız çocuğu değilim artık ama Samson’u, Hürmüz’ü, Tantalos’u nereden öğrendiğimi hatırlamak keyifliydi. 40 yaşına basmış yetişkin Zeynep’le Meriç’in fikir ayrılıkları var evet. İyi ki de var, onu olduğu gibi benimsemek kendime ve okuduğum nice büyük düşünüre haksızlık olurdu ama bu durum, Meriç’in bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük aydınlarından birisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. O kendisini ülkesine adamış bir fikir işçisi, çok büyük ve ışığı ile aydınlatan, gölgesinde serinleten bir hoca. Onun entelektüel kapasitesini “Light, much more light” cümlesi ile tarif etme cüretini gösteriyorum. Çünkü biliyorum ki kendisi ışığa daha yakın olabilmek için masanın üstüne sandalye koyup kitap okuyan, yokluk içindeyken bile yılmadan kendini yetiştiren bir büyük insan. Talihsizlik ki gözlerini erken denilebilecek bir yaşta kaybediyor. Okumaya gönül vermiş, hayatını ilim ve irfana adamış bir insan için ne büyük yaradır bu, tahmin etmek pek de güç değil. Arkadaş ortamlarında bir tiradı seslendirir gibi söylediğim şu pasaj 24 yıl geçse de benim için eşsiz bir anlama sahip: “Kendimizi tanımak… Ruhumuzun mahzenlerinde bizden habersiz yaşayan bir alay misafir var. Berhanenin bazen bir bazen birkaç odası aydınlık. Işık binanın üst
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Puan vermedi
Aşk Köpekliktir, Ahmet Ümit’in kısa öykülerinden oluşan bir kitabıdır ve özellikle insan ilişkileri, aşk ve yaşamın çelişkilerini işler. Kitap, bir roman gibi tek bir olay örgüsüne sahip değildir; bunun yerine bağımsız kısa hikâyelerden oluşur. Her hikâyede: Aşkın farklı yüzleri ve insan psikolojisi, Toplumsal ilişkiler ve insan davranışlarının incelikleri, Hayatın sürprizleri ve bazen trajikomik yönleri ön plana çıkar. Ahmet Ümit burada, polisiyeye çok az veya hiç yer vermeden, insan ilişkilerindeki çelişkiler, tutkular ve beklentiler üzerinde durur. Kitap, aşkı, bağlılığı ve insan doğasının garip yönlerini sorgulatan bir atmosfer yaratır. Ahmet Ümit Aşk Köpekliktir
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201217,2bin okunma
Reklam
Reklam