nişantaşı'lı zengin bir adamın fakir bir akrabasına duyduğu tutkulu aşkı anlatıyor kitap. ama aynı zamanda biriktirmek, saklamak ve müze* kurmakla ilgili bir kitaptır. bu kitabı yazabilmek için dünyanın bütün ilginç ve tuhaf müzelerini gezmiş pamuk. gustave moreau, marcel proust'un hayran olduğu sembolist bir ressamdır. pamuk için ilginç olan şey moreau'nun oturduğu evi yaşarken müzeye çevirmesidir. pamuk'un romancılığında eşya sevgisi, insanları görerek ve eşyalarla anlatmak esastır. masumiyet müzesi hikayeyi eşyalarla anlatma üzerine*.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
karlı dokuz kış gününde geçen orhan pamuk romanı.kanaatimce orhan pamuk'un en kolay okunan kitabı olmasına rağmen pamuk'un kitabı dört yılda tamamladığını ve bunun 2 yılını hiçbir şey yazmadan sadece araştırma yaparak geçirdiğini düşünürsek okunduğu kadar kolay yazılmadığı açıktır.(nispeten) kolay okunuyor oluşunu da kitabın geneline hakim olan (nispeten) iyimser havayla açıklamak mümkündür sanıyorum.
zaman zaman içinden rastgele bir bölümü açıp okuduğumda romanın bütününden bağımsız olarak aldığım edebi keyifle bana yine aynı keyfi aynı şekilde fakat daha yoğun ve daha karamsar olarak yaşatan pamuk'un başyapıtı kara kitap'ı hatırlatmakta bu yönüyle de her daim baçucumda bulunmayı hak eden bir kitap olmaktadır.
nabokov'un kendi yasamiyla bir cok paralellik gösteren bir kahramana sahip kitap. eser bir coklarina göre "yüzyilin en absürd, komik kitabi" olarak gecse de, malesef sahsen cok güldügümü hatirlamiyorum.