Kamuya Ders Kitabı
Puan vermedi·512 syf.··
2026 16. kitabı
Muhtemelen uzun ve oldukça kişisel bir inceleme yazısı olacak. Siddhartha Mukherjee gerçekten çok iyi bir hikaye anlatıcısıdır. Bu hikayelerini de iki ana örgü (bazen üç ana örgü) ile bize sunuyor. Bir hiyerarşi barındırmadan dilin imkanları çerçevesinde birinci ve ikinci demek durumunda kalacağım lakin; bu durum bir beğeni ya da önem farkına benim açımdan işaret etmeyecektir. Birinci olarak bilimsel bilginin günümüze nasıl geldiğinin anlatıcılığında çok kıymetli bir iş yapıyor Siddhartha. Kitabın içindeki her başlığın akademik yazındaki ilk noktasından günümüzdeki bilgi birikimine ulaşana kadar emek sarf eden her bir bilim insanına işaret ediyor ve okuyucuyu da bu kümülatif bilgi artışında aktif bir izleyici olarak ağırlıyor. Diğer kısım ise okuyucu çektiği duygusal sayfalardır. Bir ders kitabı okurken okuyucu kendisini adı-sanı bilinen bir hastanın yanında Siddhartha'nın odasında şikayet dinlerken buluyor ya da hekim ile birlikte çare ararken... Aslında bu durum da duygusuz akademik bilginin omuzlarında yükselen romantize edilmiş güçlü beyaz önlüklülerin yükselmesine yol açıyor. Hastayı kurtarabilecek olan bilim insanları ya da hekimler... Örgüdeki bir üçüncü kısım ise çok daha nadir de olsa önemli yerlerde Siddhartha'nın kendisidir. Onun duyguları, boş yollarda yürüyüşleri ya da kişisel aile işlerine dair satırlar. Yani, bu kitabın yazarı da bir insan olarak ve okuyucusuyla insani ilişki kurmaya devam ediyor. Buraya kadar olan kısım kitabın nasıl kurgulandığı ile alakalı olsun. Devamı içinde Siddhartha taktiği kullanalım, durup durup farklı konulara sekelim. *** Siddhartha bilimsel olarak anlaşılması zor konuları berraklaştırmada gerçekten iyi bir iş çıkarıyor. Tabii ki, bu yorum taraflıdır. Ben bu kitabın muhtevasındaki her bilgiyi en azından bir kaç kere ders
Hücrenin Şarkısı: Dönüşen Tıp ve Yeni İnsanSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 202437 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·94 syf.··
2026 45. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 13:30
1.ölüm; 30.03.2018, 2.ölüm; 30.11.2018, 3.ölüm; 30.05.2025. Hayatımızdaki ölümlerin hepsinin gidenden ötürü bize de bir nasihatı oluyor. Bu üç ölümün dışında ölüm görmemiş değilim ama düşünürken bunun sadece tarihsel bir uyum olmadığını, hepsinin benim için can alıcı anlamları olduğunu fark ettim. 1. ölüm Erkutum. Erkut öldüğü gün tamam dedim, çocuklar da bu işin içinde. Bundan başka bir de hayatımda çok önemli bir karara varmama yardımcı oldu. Acıyı paylaşamamak insanı zehirliyormuş, ben o gün dedimki bu memlekette kalırsam hep böyle hissedeceğim, o zamana kadar kafamda olumladığım her şeyi kendi haline bıraktım, haliyle Bitlis'i de geride bırakmış oldum. Canım benim, 8 yıl olmuş ama sen benim için hep aynı gülüşünle zihnimde taptazesin... Dünya yalan var biraz da sen oyalan dedirttin. Ve Allah inancı olmasa bir anne babanın kaldıramayacağı acılar olduğunu da ben şahsen idrak ettim. Ve ömrü billah unutmayacağım şey, kendi acısıyla birlikte beni teselli eden amcamdı. Allah mekanını cennet etmiş ve bunu da babacığına göstermiş Erkutum. Ne güzellik. Elhamdulillah. 2. ölüm çok sevdiğim bir öğretmenim. Tam 40 yaşındaydı ve bence o yaş bir erkeğin görüp göreceği en güzel yaşı. Benim öğremenim için de öyleydi. Yeni doğmuş bir bebeği vardı. Vefat etmeden bir hafta önce beni arayip bütün hayırsızlığımı vefasızlığımı saydıktan sonra, Konya'ya gel tiyatro gör kızım demişti böyle övmüştü sergileyecekleri oyunu. Gelirim dedim vallahi. Giderdim. O bana okulda çok şeyler öğretti ama vefatıyla da az şey öğütlemedi. Hayatının baharında gitmek de var dedirtti... Öldükten sonra fırsatınız olsa, ben bile gittiysem kızım derdiniz. Hızlı yaşadım genç öldüm. Tam size göre. Ben hala sizi omzunun üstünden küçümsemeye çalışan büyük bakışlarınızla hatırlıyorum. Çok sevdiğim öğretmenim
Edebiyat
Üç ÖlümLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 20247,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 4. kitabı
. “Watch Dogs Tokyo 03”, “Watch Dogs” serisinin üçüncü kitabı. Seri “Watch Dogs” evreninden esinlenen bir manga uyarlaması. Yazarı Seiichi Shitato, çizeri Shuhei Kamo. Watch Dogs: Tokyo 03, teknoloji ve suç dünyasını Tokyo atmosferiyle birleştiren tempolu bir seri. Bu bölümde olaylar daha da derinleşiyor; karakterlerin hem sistemle hem de kendi geçmişleriyle yüzleşmeleri ön plana çıkıyor. Hikaye, siber güvenlik, gözetim, dijital manipülasyon gibi temaları işlerken aksiyonu hiç düşürmüyor. Çizimde Tokyo’nun kalabalık ama yalnız hissettiren atmosferi iyi yansıtılmış, karanlık bir şehir estetiği var. Bu ciltte karakterlerin psikolojik yönü biraz daha açılıyor. Sadece hacker değil, duyguları ve zaafları olan genç insanlar olarak gösterilmeleri de hikayeyi güçlendiriyor. Bilgisayar oyunundan uyarlama olmasına rağmen sadece “oyun fanlarına” hitap etmiyor. Aksiyon, teknoloji, gençlik draması sevenler için sürükleyici bir seri. #WatchDogsTokyo03 ^ ^ ^ #doğanyayınları #manga #Watch Dogs #bloghemsire
Watch Dogs Tokyo, Vol. 3Seiichi Shirato · LoveLove · 20252 okunma
Hayal kırıklığıydı.
4/10
·%63 (275/432 syf.)·
Kitapları yarım bırakmama gibi bir huyum olmasına ve 274 sayfasını okumuş olmama rağmen bu kitaba daha fazla dayanamadım. Kitabın ilk 100 sayfası iyiydi, kitap hakkında heyecanlandım güzel olacak gibi geldi, güzel alıntıları tespitleri de var ama sonrası da bir o kadar kötüydü. Anlamsız ve saçma hareketler, gerçekçi hissettirmeyen diyaloglar, o gereksiz uzatılmışlık... Bu kadar sayfa böyle bir şey okumaya gerek yok, bana göre anlamsız bir kitap. Ne çerezlik, ne eğlenceli, ne sürükleyici... Bir kitaptan ne bekliyorsanız hiçbirini karşılamayacak muhtemelen. Birkaç yaşama, insana ve kimliğine dair tespit ve alıntı için bu kadar okumaya gerek yok, ki zaten onlar da toplasan 3 sayfa etmez. Yazar eminim ki güzel bir şeyler anlatmaya yazmaya çalışmış ama olmamış. Kalan sayfaları da inceledim hiçbir şeyin değişeceği yok. Kitapla ilgili şaşırmamız gereken o bilgiyi de öğrenip sonunu okudum ve bıraktım. Göz gezdirerek bile katlanması zordu. Görüntüsüyle beni büyüleyip, başlangıcıyla iyi gidiyor sanki dedirtip sonrasında bu kadar bunaltmasına hâlâ inanamıyorum. 02:02 ve 03:03 kitaplarını da aşırı merak ediyordum ama artık yazardan bir daha okumayı düşünmüyorum. Daha önce saklambaç kitabını da yazım diline katlanamadığım için daha başlarındayken bırakmıştım, sanırım bu yazarla frekansımız tutmadı.
00:00 Biri Sizi DüşünüyorN. G. Kabal · Ephesus Yayınları · 20208,6bin okunma
02:02 Ayçiçeği Karnavalı (N.G. Kabal)
8/10
·360 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2025 22:26
Dışarıdan bakınca ikiz gibi görünen ama hayatları siyahla beyaz kadar farklı olan iki kız kardeş, Dolunay ve Çiçek. Dolunay zengin bir ailenin evlat edindiği bir kız. Her şeyi hazır, ama baskı altında. Çiçek ise maalesef yetimhanede büyümüş, hayatı tırnaklarıyla kazımış. Hayatı yaşayış biçiminden zorlu olduğu için karakteri de ona göre şekillenmiş. ​Bir noktada bu iki kız yer değiştiriyor ve asıl macera orada başlıyor. ​Dolunay, lüks hayatını bırakıp kardeşinin o zorlu dünyasına giriyor ve orada sadece zorlukları değil, aynı zamanda gerçek dostluğu, fedakarlığı ve kalbinin ilk defa hızlı atmasını sağlayan o aşk kıvılcımını da buluyor. Kitap boyunca Dolunay'ın o "güvenli kozasından" çıkıp nasıl değiştiğini, nasıl çiçek açtığını okumak çok keyifliydi. Kitapta bir yandan para ve konforun bile mutluluğu garanti etmediğini görüyorsunuz, diğer yandan da zor şartlarda bile nasıl güçlü, umutlu ve neşeli kalınabileceğine şahit oluyorsunuz. Bu kitapta Dolunay'ın, Çiçek'in kendine zorlaştırdığı hayatını okuyoruz. Muhtemelen 03.03'te de Çiçek'in, Dolunay'ın yaşadığı hayatı nasıl deneyimlediğini okuyacağız. Çapraz okuma yapmadığım için yer yer pişmanlık duysam da artık çok geç olduğunun kanaaitine vararak bitirdim kitabı. Bir şans verilmesi gereken kitaplardan birisi bence. Tavsiyemdirr <3 02:02 Ayçiçeği Karnavalı (Cep Boy) N. G. Kabal
Roman
02:02 Ayçiçeği Karnavalı (Cep Boy)N. G. Kabal · Martı Yayınları · 20225,6bin okunma