Mürselât Suresi
Rahman Rahim Allah'ın Adıyla 1. Yemin olsun, o art arda gönderilenlere/meleklere/rüzgârlara/vahyin bölümlerine/kalplere inen doğuşlara, 2. Esip de büküp devirenlere, 3. Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere, 4. Fırka fırka ayıranlara, 5. Öğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara, 6. Özür yahut uyarı İçin, 7. Ki, size duyurulmuş olan, mutlaka gerçekleşecektir. 8. Yıldızlar silinip süpürüldüğünde, 9. Gök yarıldığında, 10. Dağlar un ufak edilip savrulduğunda, 11. Resuller vakte bağlandığında, 12. Hangi gün için vakte bağlandılar? 13. Ayrım ve hüküm günü için. 14. Ayrım ve hüküm gününü sana bildiren nedir?
Sayfa 49 - Yeni Boyut Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Bu çatışmalı süreci Celadet Alî Bedir-Xan son derece alegorik olan "Gazinda xençera Min" adlı öyküsünde ele alır. Öyküde siyasal alana (kılıç) dahil olmayıp kültürel alanı (kalemi) tercih eden aydın/ yazarın rafa kaldırdığı hançeri pas tutmuştur. Ben anlatıcının hakim olduğu öyküde, anlatıcı "uzun süredir bakmamıştım ona [hançere)"(33) diye baslar. Hançer kitaplginin uzerinde, karanlık, kuytu bir yerdedir. Yazarın kalemi körelince bıçağını arar, bıçağı bulamayınca da gözü örümcek ağlarının ördüğü hançere takılır. Hançeri alıp kınından çıkarınca nahoş, metalik sesler çıkarır. O kadar paslanmıştır ki bir kâğıda sarıp temizlemeye çalışır. Kalemi sivriltmeye, açmaya çalışınca hançerin kalemi kesemediğini fark eder. Hançer hükmünü yitirmiş, iktidarsızlaşmıştır. Rafa kaldırılmak hançer için bir nevi hadım edilme olarak düşünülebilir. Hançerine bakar, hançer kırmızımsı ("yarı-kırmızı" der) renginden kan kırmızısına dönüşür. Hançerine kendisine küsüp küsmediğini sorar. Hançer de ona küstüğünü söyleyip, yazarın onu çerçöp içine atmasına sitem eder. Hançeri yaralayan şeylerden biri de onu kalemtıraş ve sayfa açacağı olarak kullanmasıdır. Hançer anlatıcıya "sen eşek yükünü aslana yüklemeye çalışıyorsun" (34) derken kalem ile hançer arasındaki karşıtlığın alegorisi okunmaya başlanır. Kalem işleri "eşekliktir", aslolan yiğitlik savaşmaktır. Hançer kendini "asil bir çelik" olarak tanımlar. Öyleyse neden pas tutmuștur? Anlatıcının yani yazarın ataları hançeri yiğit, kahraman erkeklerin kalurgası, eti, yüreği ve ciğeriyle beslerken anlatıcı onu ağaç, kabuk ve samanla beslemiştir (34). Oysa hançer "dört ayaklı otobur değil[dir], etobur bir aslan[dır]"
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kıyamet Suresi
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla 1. Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki, 2. Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim. 3. İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor? 4. Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz. 5. Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister. 6. "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar. 7. Göz şimşek çaktığında, 8. Ay tutulduğunda, 9. Ve Güneş'le Ay bir araya getirildiğinde, 10. Der ki insan o gün, "Kaçılacak yer nerede?" 11. Hayır, yok sığınacak yer! 12. Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün. 13. Haber verilir insana o gün, önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da. 14. Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
Sayfa 47 - Yeni Boyut Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
"Evlerinizde okunmakta olan Kur'an ayetlerini ve elçisinin sünnetini devamlı hatırlayın, gündeminizden eksik etmeyin. "(33 Ahzab 34)
“Boşansaydınız,” dedim, “o kadar cesaretin yok muydu?” “Sende var mı o cesaret?” dedi. Sesi buz gibiydi. Acının insan ruhuna yayılması için ne kadar zaman geçtiğini o anda anladım. 1, 2, 3, 4… Bende de yoktu o cesaret… 8, 9, 10… Hiç olmadı… 12,13… Ayrılma kararını veren Melek oldu… 16, 17, 18… Ayrılmak istedi, beni ikna etmeye çalıştı, gözyaşlarıma göğüs gerdi, benimle ağladı, daha önce boşanmış olan arkadaşlarıyla yemeğe çıkmamı sağladı, yayınevinden benim için izin aldı, tatile çıkmam için baskı yaptı, ailesiyle konuştu, avukat ayarladı, boşanma terapistinin seans ücretlerini ödedi… 32, 33, 34… en sonunda bir not bırakıp gitti… 41, 42, 43… ve bitti… 50. Elli saniyelik bir şeydi.
Alıntı
Hicr Suresi
Allah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?" ﴾32﴿ İblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim." ﴾33﴿ Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin." ﴾34﴿ "Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir." ﴾35﴿ İblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi. ﴾36﴿ Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin." ﴾37﴿ "Allah katında bilinen vaktin gününe kadar..." ﴾38﴿ İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!" ﴾39﴿ "Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır." ﴾40﴿ Allah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur." ﴾41﴿ "Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur." ﴾42﴿ "Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir." ﴾43﴿ "Cehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır." ﴾44﴿ Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar. ﴾45﴿ Onlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir. ﴾46﴿ Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar. ﴾47﴿ Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir. ﴾48﴿ Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.
Alıntı