Kıyamet Suresi
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla 1. Hayır, öyle değil! Kıyamet gününe yemin ederim ki, 2. Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim. 3. İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor? 4. Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz. 5. Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister. 6. "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar. 7. Göz şimşek çaktığında, 8. Ay tutulduğunda, 9. Ve Güneş'le Ay bir araya getirildiğinde, 10. Der ki insan o gün, "Kaçılacak yer nerede?" 11. Hayır, yok sığınacak yer! 12. Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün. 13. Haber verilir insana o gün, önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da. 14. Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
Sayfa 47 - Yeni Boyut Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
•| Siz şükreder ve iman ederseniz Allah sizi ne diye azaba uğratsın! Allah şükredenlerin mükâfatını veren, her şeyi hakkıyla bilendir. Allah’ın verdiği sağlık ve her türlü nimetlerine karşı şükür, üzerimize bir vecîbe olduğu gibi vücûdumuzdaki uzuvların şükrünü yerine getirmemiz de bir vecîbedir. Sağlık ve nimetlerin şükrü, tam iman, ibadet, itaat, nefsin tezkiyesi ve infaktır. Uzuvların şükrü de, onlarla başkalarına zarar vermemek, onları haram ve günaha sebep olan yerlerde kullanmamaktır. Çünkü kalp, göz, kulak, dil, el, ayak, mide vb. bütün uzuvlardan Allah’a karşı sorumluyuz. Bunları Allah’ın rızasına uygun olarak kullanmazsak, sorumlu tutulur, cehennem azabını hak etmiş oluruz. Şükrün karşılığında bol nimet ve mükâfat, nankörlüğün karşılığında da azap vardır. [bk. 7/179; 17/36; 41/20-22; 36/65]
Nisa Sûresi, 147·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ipuwer Papirüsü
Ipuwer Papirüsü¹ (IP) ya da Ipuwer’in Nasihati olarak bilinen papirüs yazısı Kadim Mısır’daki açlık, kuraklık, ölüm ve şiddetli bir kaos ortamını ağıt diliyle anlatan tartışmalı bir metindir. Bazılarına göre bu papirüs kutsal metinlerin Çıkış anlatısındaki musibetlerden bahsetmektedir.Papirüs metninin başlangıç ve sonuç kısımları korunamadığı için Mısırbilimcileri metni tarihlendirmekte, içeriğini yorumlamakta ve anlattığı olaylar hakkında nihai bir kanaate ulaşmakta güçlük çekmişlerdir.Papirüste belirli bir dönemde Kadim Mısır’da meydana gelen şiddetli doğal afetler anlatılmaktadır. Büyük ölçüde Tevrat’teki Çıkış dönemi musibetlerini hatırlatan bu afetler arasında oldukça ilginç bir şekilde Mısır halkının ilk doğanlarının öldüğü de kaydedilmiştir. Ipuwer Papirüsü’nde kaydedilmiş felaketler ile Çıkış sırasında yaşanan musibetler şu şekilde ilişkilendirilebilir: 1. Musibetler bütün ülkeyi kuşattı. Her yer kan oldu (IP 2:5). İşte, nehir kana döndü; herkes susuzluk çekmekte (IP 2:10). Nehrin bütün suları kana dönüştü (Çık. 7:20). Mısırlılar içecek su bulmak için nehir kıyısını kazmaya koyuldular; çünkü nehrin suyunu içemiyorlardı (Çık. 7:24). 2. Ağaçlar yerlere devrildi, dalları koptu (IP 4:14). ... ve dolu bütün ağaçları yıktı (Çık. 9:25). 3. Her yerin tahıl ürünleri kaybolup gitti (IP 3:10). ... keten ve arpa mahvolmuştu (Çık. 9:31). 4. Kuşlar ne bir meyve ne bitki bulabildi (IP 6:1). ... (çekirgeler) toprağın her otunu ve doluların bıraktığı ağaçların bütün meyvelerini yediler (Çık. 10:15). 5. Ülkenin her yanında inleme sesleri ağıtlara karıştı (IP 3:13). ... ve Mısır’da büyük bir feryat koptu (Çık. 12:30). 6. İşte, ölüler nehre gömüldü; nehir mezar, mezar nehir oldu (IP 2:6), her yer kardeşini toprağa veren insanlarla doldu (IP 2:13). Mısırlılar ilk doğanlarının
¹“Papyrus Leiden 344" olarak adlandırılan papirüs, İsveç diplomat Giovanni Anastasi tarafından ele geçirilmiş ve 1828 yılında Hollanda, Leiden Müzesi'ne satılmıştır. Papirüs metninin ilk kez tam tercümesi 1909 yılında İngiliz Mısır-bilimci Alan ·Kitabı okudu
Din
Kırmızı Üçgen /Bülent Gökgöz
Soykırıma, işgale, murdar gaspçılığa, adeta yeryüzündeki son zeytin ağacına denk kalanı kutsal görev bilen Siyonist bilince 7 Ekim'de atılan tokat'ın izi oldu, kırmızı üçgen. gücü ve şiddeti işgalcinin kalbinde hissettiren cihadın sembolü. Öyle bir sembol ki yalnızca günlük Filistin davası ile hemhal olanları değil, işgalci düşmanı bile taklit etmeyi yönelten bir etkiye sahip oldu. Aksa Tufanı’nın hemen akabinde işgalci İsrail askerlerinin hedef noktalara mavi üçgen kullandığını gösteren videolar medyada dolaşıma sokuldu ancak kısa bir süre sonra kullarından vazgeçtiler. GAZZE’NİN HAFIZASI KIZIL KAPI SEMBOL / sayfa 36
"... Hêz, hêz her tişt e... Ez dijî cîhanê me, ez dijî xwe û dijî her kesî me!.. Ez di felsefa xweşewitandinê de difikirim... em wek dûpişkan e, dora me jî ev xêza agir çêkirine... Ev xelk çawa min bêhiş û beredayî dibînin, ez jî wan wilo dibînim! Ew jî rast in, ez jî rast"im" Helîm Yûsiv-[TBD(tirsa bê diran), 36-7]
Sayfa 109
Kurdî
Fatiha 1.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Kovulmuş, taşlanmış şeytandan rahman ve rahim olan Allah’a sığınırız. Daha önce rabbimizi isimlerinden tanıyalım, sevilmeye neden layık olduğunu bilelim ve onu, onun muamelesini sevelim diye sohbetlerimizi yapmıştık. Şimdi de hep beraber Fatiha Suresi’ni Kur’an’ın özü olarak nasıl anlayabileceğimizi, Fatiha’yı anlamasak olur mu, Fatiha’nın bize ne kazandıracağını, Fatiha’nın kulluğumuzdaki yerinin ne olduğunu öğrenmeye, anlamaya çalışacağız inşallah. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde; “benim rabbim rahman ve rahimdir, bana karşı merhamet sahibidir. Bana yaptığı muameleler rahmetinin eseridir, rahmetinin sonucudur. Beni yaratan, seven, rahmetiyle bana muamele eden odur. Allah bana nasıl bir muamelede bulunursa bulunsun, onun muamelesi güzeldir, ben onun muamelesini beğeniyor, kabul ediyorum; çünkü o benim rabbimdir” demiş olur. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn:(Fatiha /1) “Hamd, övme ve övülme âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” Bu ayeti namazda Allah’a söyler, dua olarak okuruz. Namazda bu ayeti okuduğumuzda; “ya rabbi! Hamd, övme ve övülme senin içindir, sana layıktır. Övgüye layık olan sensin, ben de seni övüyorum ya rabbi! Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, ben seni överim; çünkü senin her işin övgüye layıktır. Bütün kâinatta ve varlıkta her ne varsa hepsini kâmil olarak, eksiksiz ve noksansız olarak yaratmışsın, bana da kâmil insan olayım diye dünya sahnesinde bir hayat tanımışsın. Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, senin o muamelen hamda, övülmeye layıktır; yani güzeldir, benim kazanabilmem için en
Sayfa 155·Kitabı okuyor