Yanılsama gibi... (Bana öyle geldi.)
Puan vermedi·88 syf.··
2026 17. kitabı
Bir erkeğin istemeden evlense de erişemedigi karısının hal ve hareketleri karşısında şekillenen hayatıymıs gibi görünüyor kitap okurken. Ama benim aklımdan: O erkeğin halk; "kahpe"nin ülkenin o devir ki yöneticileri ve kalemdan üzerine endamıyla çizilen rüya mı gerçek mi anlayamadığı o güzel kızın, bir yönetim rejiminde hasret duyulanları içeriğinde barındıran hayalleri temsil ettiği geçti... Gösterip elletmeyen o "kahpe"nin en sonunda gözünü çıkarmış olması da halkın bir yerde baskıcı yönetimi alt edeceğine inanışı olsa gerek dedim. Çünkü (syf.37) "Ne mal dârem ki dīvān behored / Ne din dârem ki şeytan bebered" ~ne malım var kadıya yedirecek, ne dînim var şeytana verecek.~ verecek diyordu kahraman. Yazarın hepi topu 69 sayfaya sığdırdığı felsefi sayılabilecek düşündürücülüklerle dolu bu kitabı bana daha ziyade siyasi geldi. Düşüncelerimiz her konuda uyuşmasa da okunmaya değer bir kitaptı.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Wtf
5/10
·162 syf.··
2026 26. kitabı
Neyle başlasam bilemiyorum... Öncelikle höst ulan! Ehem... evet, neyse... Seri katil ve FBI ajanı aşkı dediler geldik ama bence inanılmaz ergence ve ZAVADANAK önümüze fırlatılmış bir çiftle karşılaştık. Logan denilen sözde FBI ajanı etrafına karşı sıfır görüş ve farkındalıkta. Lana isimli sözde seri katil sıfatı taşıyan hatun ise geçmişindeki kötüleri avlıyor. Bu ikilinin arasında romantik bir şey olmasa ve etik çatışma olsa inanın daha harika olurdu. Çünkü o romantik çekim resmen insanın suratına vurulan ıslak mop gibi bir etki yaratıyor. Ben anlamadım abi, ne alaka birden birbirlerinin "sözde profillerini" çıkarmaları. Birinin direkt suratına bakınca ne kadar yakınlık aradığını ama bunu uzun süredir tatmadığını uzattığı 20 dolardan anlayabiliyor musunuz? Lan mal mısınız? Gelelim Lana'nın çok zeki bir seri katil oluşuna... Hasbinallah... Sevgili kızçeler, siz hiç ayağınıza haddinden fazla büyük bir ayakkabı giyip onunla yürümeyi denediniz mi? Diyelim ayaklarınız 36-37 numara, bu Lana hanımefendi 46 numara ayakkabı giyiyormuş. Ayakkabılarında oluşan boşluğu doldursa bile ağırlığın eşit dağılması için ve o ağırlığı bacaklarının hareketiyle kontrol etmesi gerektiğinde sizce nasıl bir hareket akışı olur? Rica ediyorum bir deneyin. Sonra "Vay canına Lana çok zeki," yorumunu yapın. Ve sakın sırtına koyduğu ağırlıktan bahsetmeyin çünkü dağılan ağırlıkla sırta alınan ağırlık aynı şey değil. Her şey fazla tesadüfi bir şekilde meydana geliyor ve nedense Lana bir nedenle işi kotarıyor. O KADAR KAMERALAR FALAN VARKEN VESSELAM. Arkadaşının sisteme sızması da ilginç, o kadar kuvvetine laf edilmeyen bir beyefendi ki arkasında siber ayak izi falan da bırakmıyor. FBI siber konuda ya benimle aynı seviyede ya da bu Jake denen herif ilah seviyesinde siber bilgiye sahip. Normal bir
Mindf*ck 1: RiskS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026548 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
2025 Booker Ödülü'nü kazanan “Beden”, bitirdiğimde uzun süre zihnimde dönüp duran kitaplardan biri oldu. Bu, büyük olaylarla değil; insanın içindeki boşluklarla, arzularıyla ve hayatın onu sürüklediği yönlerle etkileyen bir roman . Kitap, Macaristan'da mütevazı bir yaşam süren István'ın gençliğinden başlayıp yıllar boyunca değişen hayatını takip ediyor. Kitabın ilk 37 sayfası bazı okuyucuları rahatsız edebilir. István ilginç bir karakterdi. Çok konuşan, duygularını açıkça ortaya koyan biri değil. Hatta çoğu zaman hayatın onu sürüklediği yöne doğru gidiyor gibi görünüyor. Ama tam da bu yüzden gerçek geldi bana. Çünkü bazen insanlar seçim yapmaktan çok, başlarına gelenlerin içinde yaşamaya çalışıyorlar Kitabı okurken en çok düşündüğüm şey şu oldu: Bir insanın hayatını gerçekten kendi kararları mı şekillendirir, yoksa karşısına çıkan insanlar ve tesadüfler mi? István'ın gençliğinde yaptığı bir seçimden sonra hayatının bambaşka yönlere savrulmasını izlemek oldukça etkileyiciydi. Roman boyunca sınıf farkları, güç, para, aidiyet ve erkeklik üzerine sessiz ama güçlü bir sorgulama var. Macaristan'daki sıradan bir hayattan Londra'nın zengin çevrelerine uzanan yolculuk aslında sadece ekonomik bir yükseliş değil; insanın kendini arayışının da hikâyesi gibi geldi bana. En sevdiğim tarafı ise yazarın anlatımı oldu. Çok sade bir dili var ama o sadeliğin altında büyük bir ağırlık hissediliyor. Bazı cümleler sayfalarca anlatılabilecek duyguları birkaç satırda hissettirebiliyor. David Szalay daha önce de Booker adaylığı yaşamış bir yazar. Bu romanıyla 2025 Booker Ödülü'nü kazanarak ödülü alan ilk Macar-Britanyalı yazar oldu. Kısacası: “Beden”, olaylardan çok insanın iç dünyasını anlatan; başarı, arzu, yalnızlık ve aidiyet üzerine düşündüren bir roman oldu benim için.
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026280 okunma
Kusursuz Yabancı Kitap Yorumu
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Sezin Karameşe Kitaba bugün kargom bkmden gelir gelmez başladım ve 6 saatte bitirdim aralıklarla, çok akıcıydı gerçekten bir solukta bitti. Bende bir Sezomun ilk kitabı olan 37 var bir de bu son kitabı. Gerçekten o kadar gerildim ki başlarda ve ortasında. Zaten direkt konuya giriyor o yüzden uzun uzadıya süren betimlemeler yok. Olayların başlamasını fazla beklemiyorsunuz. Konusu zaten kapağın arkasında yazıyor ve tam da yazan gibi fazlasını söylemeye pek de gerek duymuyorum ben. SPOİLER aslında pek spoiler değil ama yine de uyarı koymak istedim. Kısaca ana karakterimizin evine taşınan bu “kusursuz yabancı”nın pek de kusursuz olmaması ve bunu uzunca bir süre sadece ana karakterimizin fark edip tek başına halletmeye çalışmasını okuyoruz ve sonu.. sonunu ben anlamadım flsşdlfşşsşsid ya tahminlerim var ama emin olamadım Sezinime sordum o da söylemedi Okuyucuya bıraktığını söyledi.. Kitabı da bitiren çok az insan var kimseyle konuşamıyorum acil birilerine sormam lazım lütfen hızlı okuyun da konuşalım
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202638 okunma
İnancı olmayanın erdemi yoktur!
8/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Karamazov Kardeşler, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin son romanı ve dünya edebiyatının en büyük başyapıtlarından biri olarak kabul edilen önemli bir eserdir. İlk kez 1880 yılında yayımlanan bu roman, yalnızca bir aile hikâyesi ya da cinayet kurgusu değil, insan ruhunun derinliklerini, inanç ile şüphe arasındaki mücadeleyi, ahlak anlayışını ve toplumların çözülüşünü ele alan büyük bir düşünce romanıdır. Romanın olay örgüsü, bir miras meselesiyle başlayan baba-oğul çatışması üzerine kurulmuş. Ailenin babası Fyodor Pavloviç Karamazov, sorumsuz, ahlaki değerlerden uzak ve çocuklarına karşı ilgisiz bir karakterdir. Büyük oğlu Dmitri Karamazov ile arasındaki miras kavgası, hikâye ilerledikçe bu çatışma had safhaya ulaşır ve bir süre sonra Fyodor Pavloviç öldürülür. Bütün işaretler Dmitri’yi göstermektedir. Dmitri, ilk sorgulamalar sırasında babasına karşı büyük bir öfke duyduğunu ve onu öldürmeyi düşündüğünü saklamaz; ancak aynı zamanda cinayeti işlemediğini de ısrarla söyler. Dostoyevski’nin kurgusu olağanüstü olaylara dayanan hayali bir dünya değil, gerçek hayattan alınmış izlenimi veren güçlü bir toplumsal zemine sahiptir. Bu yönüyle roman, insan psikolojisini ve dönemin Rus toplum yapısını dikkat çekici bir gerçekçilikle ortaya koyar.Romanın başlıca karakterleri farklı düşünce dünyalarını temsil eder. Büyük kardeş Dmitri Karamazov, tutkularının peşinden giden, savruk ve zaman zaman ölçüsüz davranan bir karakterdir. Ivan Karamazov iyi eğitim almış, sorgulayıcı, aklı önceleyen ve inanç meselelerine eleştirel yaklaşan daha çok ateist bir karakterdir. Küçük kardeş Alyoşa Karamazov ise manevi yönü güçlü, sevgiyi ve merhameti temsil eden, kendisini dini yaşantıya adamış bir gençtir. Evde uşak olarak çalışan Smerdyakov ise (babanın 4. Oğludur, ancak sokakta yaşayan bir
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
9/10
·640 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:43
Bir İnsan şimdiye kadar okuduğum en iyi politik metin. Yunan devrimci Alekos Panagulis'in 37 yıllık kısa ama çok çarpıcı hayatını sevdiği kadın İtalyan yazar Oriana Fallaci anlatmış. Panagulis'in yaşamı bir ibret tablosu. Tokat gibi bir kitap . Mutlaka okuyun.
Bir İnsanOriana Fallaci · Akılçelen Kitaplar · 201776 okunma