Etiler
Çivi Yazılı Kaynaklara Göre TÜRKÇE-ETİCE-HURRİCE ARASINDAKİ BAĞLAR Üzerinde Yeni Araştırmalar Dr. MUSTAFA SELÇUK AR Türkçe-Etice-Hurrice arasında mevcut olduğunu gördüğüm bağların ve bu bağları ihtiva eden kaynakların bir kısmını anmış ve. ileri attığım fikirlerimi bundan sonra yapılacak tetkiklerle elde edilecek vesikaların kuvvetlendireceğini belirtmiştim. Bu arada bugün elimizde bulunan ve Boğazköyde elde edilmiş olan çivi yazılı tabletlerin büyük bir kısmının üzerine, yazılmış olan yazıtlarda kullanılmış olan dilin Eti devleti zamanında bir yazı dili olarak kullanılmış olduğunu ve Eti devletinin asıl konuşma, dilinin bu yazı dili üzerine tesir yaparak izler bırakmış olduğunu söylemiş, bu konuşma dilinin yazı dili üzerindeki izlerini nelerin teşkil ettiğini de izah etmiştim. Şimdi gerek bu noktaların ve gerekse Türkçe ile "Hurrice arasındaki bağların izahlarını daha, ziyade kuvvetlendirecek olan ve yeni araştırmalarımda elde ettiğim neticeleri burada ele almak istiyorum. Bundan sonraki, araştırmalarımda da fikrimi teyit eden misal ve delilleri buldukça onları da yavaş yavaş yayınlamak emelindeyim. a) Mevcut vesikalara göre Eti devletinin konuşma dilinin Türkçe olduğunu ve bu konuşma dilinin Eti hakanlarının icraatlarını yazdırmak için kullanmış oldukları yazı dili üzerine tesir ederek izler bıraktığını kabul ediyoruz. Bu izlerden biri, isimlerin "-in„ hallerinin teşkilinde kendini göstermektedir. Nasıl ki,.bugünkü Türkçemizde, isimlerin "-in„ hallerini teşkil etmek için kullandığımız ismin sonuna bîr "-in„ eki getirmekte isek aynı hali Etilerin yazı dillerinde teşkil etmek için de gene o ismin sonuna ''-an;, ekinin getirilmekte olduğunu görmekteyiz. Türkçemizdeki bu ''-in„ eki isimlerin gerek çoğul gerekse tekil hallerinde daima aynı kalır, hiç değişmez. Aynı
“Hiçbir şey her şey demektir! Güçlenmek istiyorsan, önce köklerini hiçliğin derinlerine gömmeli ve en yalnız yalnızlığınla yüz yüze gelmeyi öğrenmelisin.” (s.378) Nietzsche Ağladığında
Reklam
Leonardo da Vinci'nin el yazması *Codex Leicester* kitabı, 11 Kasım 1994'te New York'taki açık artırmada *Bill Gates* tarafından *30.802.500* ABD dolarına (1.378.873.912,50 Türk Lirası) satın alınarak dünyanın en pahalı kitabı ünvanını aldı. 72 sayfalık bu eser, suyun hareketi ve astronomi üzerine notlar içerir ve zaman zaman dünyanın çeşitli müzelerinde sergilenmektedir.
İSLAM’DA ŞİDDET: İSLAM’DA CARİYELERİN PAZARLANMASI
Ayşe anlatıyor: Üsâme b. Zeyd kapının eşiğine çarptı ve alnından yaralandı. Muhammed bana, “Ayşe, yardımcı ol; onun kanını temizle” dedi. Ayşe devam ediyor. Ben buna cesaret edemeyince, Muhammed onun yarasını emdi ve kanı tükürdü. Ardından şu ifadeyi kullandı: “Şayet Üsâme cariye olsaydı, onu giydirir, süsler ve sonra satışa sunardım. (Açıkçası pazara götürüp satardım).” Diyor. (Kaynak: İbn Ebî Şeybe-Musannef-No:32972, İbn Sa’d,-Tabakāt-C:4/57-No:378) Bir kadını “süsleyip pazarda satılacak bir mal” gibi görmek nasıl bir anlayışın ürünüdür? Bugün bu ifadeyi okuyan biri doğal olarak: ”Kadın onuru bu kadar mı değersiz olur!” diyecek, demeli? Bu basit bir cümle değil; İslam’da var olan bir düşüncenin yansımasıdır. Burada kadın, süslenen, giydirilen, pazarlanan ticari bir mal gibi muamele görmektedir. Tıpkı bir deveyi, atı, koyunu, ineği hazırlayıp satmak gibi. Onun değeri, estetik çekiciliği ve satış potansiyeli ile ölçülür; insan olarak aklı, iradesi, ruhu, haysiyeti ikinci plandadır. Bu, kadını insan olmaktan çıkarıp cinsel/ticari meta haline getirir. Cariyelik kurumu zaten kadını cinsel kölelik statüsüne indirger; rızası sorulmadan, özgürlüğü elinden alınmış halde kullanılabilir. Bu anlatı da ise bu statü, övgü olarak sunulur: “Keşke cariye olsaydın da seni böyle pazarlayaydım.” Bu, kadının aşağılanmasını normalleştirir. Bugün bu metni okuyan her akıl, ahlak ve vicdan sahibi kişi haklı olarak “Kadın onuru bu kadar mı değersiz?” diye haykırmalıdır! Özellikle de bilmeden İslam saflarında yer alan kadınlar demelidir ve inancını öğrenip sorgulamalıdır. Çünkü bu cümle, kadını erkeğin arzularına göre şekillendirilen, süslenen ve el değiştiren bir varlık olarak konumlandırır. Erkek çocuk bile bu “düşük” statüye özenerek övülürse, gerçek kadınların
İbn Mübarek (rahimehullah) şöyle demiştir: "Nice küçük amel vardır ki, niyet onu çoğaltır, büyütür. Nice çok amel vardır ki, niyet onu küçültür." [Zehebî, es-Siyer, 7/378]
Din
Gençler İçin Hadis-i Şerifler
01- Bir genç Peygamberimize gelerek: “Yâ Rasulullah! Bana zina yapmak için izin ver.” der. Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler. Onların aksine, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem, “O genci Bana getirin” der. Engin şefkatiyle önce genci dinledi ve: “Bu zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye sorar. Genç: “Anam babam sana feda olsun ey Allah Teâlâ’nın Elçisi! Asla istemem!” diye cevap verir. Peygamberimiz: “(Başka) insanlar da anneleri için bunu istemezler” der. Daha sonra, “Kızın için kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için.”, “Halan için.”, “Teyzen için bunu ister misin?” diye sorar ve her defasında, “Hayır” cevabını alınca, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem da, “Diğer insanlar da buna razı olmazlar” der. Sonra elini gencin üzerine koyup, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını affet, kalbini pak et, iffetini muhafaza et” diye dua eder. Genç ondan sonra böyle hiçbir menfi eğilim göstermez, zinaya yaklaşmaz. (Müsned, 5/256, 257) Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi Vesellem gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır. (Müslim, Nikâh 1) 02- Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah Celle Celâlüh ona musahhar kılar. (Tirmizi, Birr 75) 03- Allah Teâlâ Hazretleri kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine karşı üstün tutar. (Feyzul Kadir, 2/263, no: 1799) 04- Bir genç Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem’a gelerek: “Ya Rasûlullah! Senden beni kıyamet gününde şefaat ettiğin kimselerden biri yapmanı istiyorum!” dedi. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz:
Hayat ve İnsan
Reklam
Reklam