10/10
·48 syf.··
2026 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
Aziz Misafir Kiminleyim? Beşerin Hükmü Yok Hakk'tan fani olmak Gerçek alışveriş Nasihat yerine gelsin Şeytanın işi parçalamak Şeytanın Vesvesesi Muvakkat Nimetler Ayırım Noktası Dünya hayatının misali Hakiki Dost Hüsn-ü zan Muhabbetle yapılan ibadet Ruhun hayatı Öyle bir Allah ki Gerçek terhis Faydalı evlat Allah yolunda azim ve sebât Manevi reçete Aranan O'nun rızası Hiçliğin erimesi Rüya Hakk'a vuslat
Din
Hakikat - Sayı 378 (Mart 2025)Hakikat Dergisi · Hakikat Yayıncılık · 20255 okunma
Çiçeklerin Unutulan Dili
Puan vermedi·262 syf.··
2026 41. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:21
Güller Kitabı, Beşir Ayvazoğlu’nun çiçekler üzerine yazdığı naif ve ruhu besleyen bir eser. Kitaphaber Okuma Grubu sayesinde tanıştığım bu kitabı iyi ki okumuşum diyorum. Yazar, bizleri Orta Asya bozkırlarından Osmanlı bahçelerine uzanan bir yolculuğa çıkarıyor. Türklerin çiçek kültürünü, İslam bahçe anlayışını ve Osmanlı bahçelerinin zamanla Batı etkisiyle geçirdiği değişimi anlatıyor. Özellikle o bölümlerde, Batı karşısındaki aşağılık kompleksinin izleri hissediliyor. Kitapta gül, lale, nergis ve daha birçok çiçeğin kültürümüzdeki ve edebiyatımızdaki yeri oldukça etkileyici şekilde aktarılmış. Özellikle nergis çiçeğinin mitolojik anlamı dikkat çekiciydi. Yazarın şu sözleri ise kitabın yazılış nedenini özetliyor bence: “Çağdaş dünyanın eşya kalabalığında, kendilerine bile yer bulmakta zorlanan insanların hayatlarında çiçeğe ayırabilecekleri yer çok sınırlı.”(S.365) Gerçekten de modern insan doğadan ve incelikten giderek uzaklaşıyor. Güller Kitabını neden mi okumalısınız, onu da Mustafa Kutlu'nun kitap hakkında yazdığı ve kitabın sonunda paylaşılan yazısından okuyalım. " Ballıbabaların baharı müjdeledikleri şu günlerde, çiçek açmış bir erik dalı görerek içimizin ürperdiğini hissedebiliyorsak, hayatın binlere varan dağdağası arasından bize uzanan Güller Kitabı'nı okumayı ihmal etmeyelim. Kim bilir, böylece belki bir çocuk başı okşar, bir dosta gülümseyerek selam verir, hasta ziyaretine gider, mektup yazar, sadaka verir ve dua ederiz." (S. 378)
Güller KitabıBeşir Ayvazoğlu · Kapı Yayınları · 2021577 okunma
Reklam
10/10
·536 syf.··
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 19:34
İç içe geçmiş birçok hikayenin, birçok kişi ve nesnenin bir arada olduğu sarmal hikayelerden oluşuyor. Aslında buna yazarın tarzı da diyebiliriz. Ayfer Tunç'un tarzını bir baklava dilimine benzetiyorum çoğu zaman. Bir noktadan başlayıp sonra genişleyen ardından en son kısımda bir başka noktada biten cinsten. Romanda olayların merkezi sırtını denize dönmüş bir hastane. Hastane = Türkiye Labirent yapısı → karmaşık tarih İç içe geçmiş hikâyeler → toplum “Deliler” → dışlananlar / uyumsuzlar “Düzen” → aslında görünüşte düzen Yani burası sadece metafor değil, neredeyse ülkenin minyatürü Bu labirent şeklindeki akıl hastanesi, sarmal hikayelerle birleşince bir nevi ülkenin tarihini simgeliyor. Sayfalar ağır ağır akıyor hissine kapılırken, ülkeye ve tarihin birçok noktasına işaret edişi ile Türkiye’nin modernleşme tarihinin anlatımı, modernleşme hesaplaşması ve dahası aktarılıyor. Bunu tarih kitabı gibi değil de Türkiye’nin tarih anlatma biçimini, gerçekle ilişkisini, toplumsal zihniyetini dolaylı ve ironik şekilde eleştirerek anlatıyor. Anlatımı doğal akışla okumak okuyucuda ayrı bir keyif bırakıyor. Ayrıca kitapta olaylar tek bir günde geçiyor: 14 Şubat 2007. Hemen her paragrafta romana yeni bir karakter ekleniyor. Hastanenin tarihinde olan ya da hastane ile uzak yakın bağlantısı bulunan kişiler kitapta yer alıyor. Ayfer Tunç’un, romanın bir sesi olsaydı "gürültü ve kakafoni" olurdu diye ifade ettiği tek bölümlük romanda, bir ana karakter yok. Birçok kişinin hikâyesi derinleştirilmeden anlatılmış. Gerçek hayatta karşılığı olan karakterleri ekleyince, romanda 378 adet karakter; bunları çıkarınca 289 karakter kalıyor. Romanda çok kişi olmasına rağmen normal hikayesi anlatılan kişi sayısı 150 civarında. Düşündüğü sona ilerlemesi için bu karakterlerden 50 kadarını Ayfer Tunç
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa TarihiAyfer Tunç · Can Yayınları · 20195,5bin okunma
Titanik bu, batacak elbet
Puan vermedi·360 syf.··
2026 10. kitabı
Beyin yakan kafa açan bir hatta birkaç eseri bir arada okudum galiba, çok da emin değilim. İsim, olay ve cümleler Murat Menteş' im ben diye bağırırken o gürültüde neler döndüğünü anlamak biraz zor oldu. Şu an dünya üzerinde 378.498 kedi, insanının okuduğu kitapla ilgili fikirlerine katılır. Bu arada Titanik yine batıyor, üzgünüm.
Antika TitanikMurat Menteş · April Yayıncılık · 20186,8bin okunma
10/10
·382 syf.··
2026 5. kitabı
Kitaptan bir alıntıyla başlıyorum. "Okumalısın, çünkü felsefe tüm bilim dallarının ana kaynağı. İşimize geldiğinde felsefenin damarlarını koparıp, işimize geldiğinde kullanmak çok etik değil. Objektif olmak için nötr olmalısınız. Bilimin en üst mertebe olduğuna inanmak da bir tür bağnazlık değil mi. Nötr olmadan bilim yapılamaz." sayfa 318 Her sayfasından eşsiz kadim bilgileri hatırlatan muhteşem bir eser. Mavi Küre Dünya gezegeninin ilk sakinlerini, ilk bilinirliğini anlatıyor değerli yazarlarımız. Mitolojilerden-dinlere, dinlerden-tarihe uzanan bir yolculuk bekliyor. Pek tabii şunu söylemem gerekir: Bilgi hüzmeniz içerisinde biraz mistik ve biraz da semavî okumalarınız varsa kitabı anlamanız kolaylaşacaktır. Yazarlarımız Ece ÖzbaşEce Özbaş ve Atilla AğırbaşAtilla Ağırbaş farklı bir dille karşılıyor okurları: ATEŞ DİLİ. Günümüzde yaşayan Milan ve Miray başrolleri paylaşıyorlar. Bir arkeoloji çalışmasıyla başlayan bu süreçte ân'a ulaşmak için dünü hatırlamaları gerekiyor. Biz de köklerine kadar inerlerken eşlik ediyoruz. İncil bağırıyor bazen, bazen Tevrat ve bazen Kur'an susmuyor. Zerdüştleri bastırmak ne mümkün? Hepsi yaratımı anlatıyor. Adımı görmekle en büyük mutluluk duyduğum yer oldu, sayfa 378. Çünkü, ben de kadim bir ize rastladım ve bunu Gizli Kabile'nin doğuşuna borçluyum. İpek Övgü'den birkaç dizin not var bu kitaba: "Yeryüzünde mahzenler var Mahzenlerin içinde mabetler Ölüler için mezarlar var Mezarların içinde diriler Belki tekrar hayata dönecek Tanrılar da belki bir gün ölecek."
Duygu ve Düşünce
Gizli KabileEce Özbaş · Narsist Kitap · 20252 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 00:59
Bir deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihi, ben ona kısaca deliler evi diyorum. Kitapta bahsedilen deliler evi bir akıl hastanesi ve kitabın kahramanı da aynı zamanda yine aynı akıl hastanesi. Bir yerde okumuştum kitap toplamda 378 karakterden oluşuyormuş ben başlarda her karakteri yazmaya ve aklımda yutmaya çalıştım ama baktım ki bu bir delilik her iki sayfada bir yeni karakter giriyor baş edemeyeceğimi anladım ve vazgeçtim. Bahsedilen kişiler bir şekilde olay örgüsünde yolları kesişiyor. Hikayelerin akışı ve birleşimi güzel olsa da kitabın isli,sisli,pis havasından ziyade Ayfer Tunç için beyninin incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Nasıl bunca karakter yaratıp onlara hikayelerle süsleyebildin ? Nasıl aklında tutabildin bunca yalan yanlış hikayeyi Amacın ne ? bizim aklımız bize zor yetiyor neden zorluyorsun bizi ? Tavsiye eder miyim ya da bu kitabı birine hediye eder miyim bilmiyorum. Delirmeye yüz tutmuş birine destek olmak istiyorsam belki evet :)
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa TarihiAyfer Tunç · Can Yayınları · 20195,5bin okunma
Reklam
Reklam