YAZIKKKK
Aslında hiç yazmadım. Genelde hep klavyeyle yazarım. Ya da mikrofona söylerim. Kağıt üzerine kalemle hiç yazmadım.
Sayfa 110
Aynen
Çünkü onun güzelliğini fark ettin ve günümüzde bu nadir rastlanır bir şeydir. Artık iktisadi ya da sosyal değeri olmayan hiçbir şeye kıymet verilmiyor.
Sayfa 107
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
4 Temmuz 1187'de Hıttin Muharebesi'nde 30.000 kişiye liderlik eden Selahaddin, Kudüs Haçlı Krallığı ordusunu yok etti. Kısa bir süre sonra Kudüs şehri de ele geçirildi. Yapılan yeni seferlere rağmen Haçlılar asla toparlanamadı. Sürecin tamamlanması bir yüzyıl alsa da şatoları teker teker düştü, toprakları yavaş yavaş ellerinden alındı.
Yordam Kitap | Avrupa Feodalizmi·Kitabı okuyor
Araştırma-İnceleme
Rabbimiz şöyle buyurur: "Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, (küçük) kusurlarınızı örteriz." (Nisâ,4/31)
Sayfa 241 - Sufi Kitap
Din
Akşam 10'dan sonra içki içemiyoruz, ulu orta öpüşemiyoruz, aynı evde kızlı erkekli öğrenci olamıyoruz, parklarda sarılıp sevgilimize hayal kuramıyoruz, ama 60 yaşında bir orospu çocuğu 18 yaşında kıza tecavüz edip, imam nikâhlı olarak 4 taneye kadar kadınla evlenebiliyor. Çok ahlâklı bir toplumuz çok.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Winston Churchill, Mustafa Kemal için bunlar yazmıştı;"Türk, budalalıkların şu altında ezilmiş kuşlarla lekelenmiş kötü Yönetim yüzünden çürümüş savaşta yenilmiş bitmez tükenmez felaketler savaşlarla çökmüş çevresinde imparatorluğu paramparça olmuştu. Ama o hala canlıydı. Göğsünde dünyaya meydan okumuş ve yüzyıllar boyunca bütün istilacılara karşı başarı ile savaş vermiş bir ırkın kalbi çarpıyordu. Elinde yine modern bir ordunun donanımı ve başında kendisi hakkında bildiğimiz kadarıyla kıyametin 4 ya da 5 olağanüstü insanıyla boy ölçüşebilecek kıraatta bir başkumandan vardı. Dünya yasasına düzen verecek adamlar Paris'in duvarları kumaş kaplığı yaldızlı salonlarında toplanmışlardı. İstanbul'da itilaf filolarının topları altında çalışan bir kukla hükümet bulunuyordu. Ancak Türk'ün ana yurdu Anadolu'nun Sarp tepeleri üzerinde bir avuç yoksul insan kaderlerinin bu şekilde tayin edilmesini kabul etmiyorlardı. Şu anda bir açık ordugah ateşi önünde bir mültecinin eski püskü elbiseleri altında oturan yüce bir şövalyelik ruhuydu."