Hayal kırıklığı
3/10
·976 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 13:45
Diğer bir hayal kırıklığı oldu... dediğim gibi bu ay neredryse hiç kitap okumamıştım ve elime aldığım iki kitabın biri alchemised diğeri buydu. Şimdi kitapta tam 4 tane anlatıcı var ama diğer 3 anlatıcıya kıyasla hikâye bence ead ve kraliçe sabran üzerinden ilerliyor. simyacıya girmiyorum bile anlatıcı sayılabilir mi bilmiyorum ya loth daha çok anlatıcı ona göre ve loth'un varlığı hikâyeyi biraz olsun kurtarıyor çünkü ana karakterleri bir araya getiren adam bu. bizim kilit noktamız yani. Tané'nin bir anlatıcı olması ama EN AZ onu görmemiz beni şok etti. Kitabın başlarında hikayenin tane ve ead üzerinden yürüyeceğini yani 2 anlatıcı olacağını düşünmüştüm. Biri batı biri doğu olmak üzere ama öyle olmadı. Ne tane'nin eğitimi gördük doğru düzgün ne de ejderhasıyla bağ kurmasını, onların konuşmalarını...size şöyle diyeyim en azından bir 70 80 sayfa bu kızcağızın eğitimine bir 50 sayfa da ejderhasıyla bağ kurmasını anlatabilirdi. Zaten yazmışsın 1000 sayfa bence 1100 olsa sorun olmazdı. Bir de sonda SONUNDA bütün ana karakterlerin bir araya gelmesinden dolayı derin bir nefes vrdiğimi itiraf edeceğim. Hani odamda SONUNDA BEE diye bağırdım. Yalnız ne doğru düzgün strateji yaptılar ne de sürekli bahsedip durdukları kafir zart zurt olayı bunların birleşmesinde yazdılar. Yani şahsen en azından bir iki espri şeklinde laf sokmalar görmek isterdim. Ya da o strateji kurma aşamalarını yuvarlak masayı vs bence kararsızlığa düşüp tartışsalar ya da iki taraf da benim dedigim olacak düşüncesine girseler çok tatlı olurdu çünkü tam olarak öyle bir vibe almıştım ben. Toplantılar yuvarlak masalar strateji oluşturma kısmını ben 100 200 sayfa da olsa okurdum çünkü epik fantastik romanları epik fantastik yapan bu oluyor. Sonu inanılmaz derecede aceleye getirilmişti ve bundan gerçekten nefret
Edebiyat
Portakal Ağacı ManastırıSamantha Shannon · Pegasus Yayınları · 202524 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 00:00
ugultulu tepelerle dogru zaman dogru insan iliskisi yasadık. yıllardır erteledim, elli sayfa okudum bıraktım sonra bastan basladım derken 2026ya kadar bitiremedim kitabı. demek ki bu seneye kısmetmis, hayatta daha görmem gereken seyler varmıs. ben ugultulu tepeleri nasıl anlatacagım ki? kalbimi dökmem gerekir, acıklayamam. hayatımda bundan daha fazla agladıgım bir kitap hatırlamıyorum. neydi beni etkileyen diye düşünüyorum, bir cevabı yok. fakat her sayfasında kalbimin agrıdıgını hissettim, bu kitaptan nasıl ayrılacagım? gercek hayata nasıl dönecegim? catherine ve heathcliffi nasıl unutacagım? her kitap elestirisinde "aradıgım ask bu degil." yazıyordum, sanırım bu sefer buldum. ben bu kitabı unutmamak istiyorum. sonsuza kadar... tanrım, bize ingiliz edebiyatını bagısladıgın icin tesekkür ederim.
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 13:23
Özgür Bacaksızı sevdim galiba ben. 2026ya onun diğer kitabını okuyarak başlamıştım. Onu daha çok sevdim ama. Sakinleşmek adına söylediklerini çok kıymetli buldum. Bunu hayatımda yapmaya çalışıyorum her ne kadar çoğu zaman başarılı olamasam da. Kitaplarını okurken hep şöyle dedim içimden "benim şu an bu cümleleri duymaya ihtiyacım varmış" O yüzden iyi geldi belki de. Okunması çok kolay bir metin. Çoğu sayfa birkaç paragraftan oluşuyor. Algılama ve dikkat süremizin aşırı düştüğü bu zamanlar için biçilmiş kaftan olabilir :) Hayatla mücadele etmemenin, bir şeyleri kabullenmenin, teslimiyetin insana ne gibi faydalarını anlatıyor genel olarak. Dönüp dönüp okunabilir bu bilince evrilme sürecinde. Hayat bizi her şeyle savaşma haline getiriyor, mecburen böyle oluyoruz aslında. Ama bir durup bakmanın faydası var sanırım. Benim gibi düşünüyorsanız belki size de faydası olabilir.
1000Kitap
Her Şeyle SavaşamazsınÖzgür Bacaksız · İndigo Kitap · 2025493 okunma
Dante’nin Cehenneminde Kendimizle Karşılaşmak
Puan vermedi·299 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
2026’ya güçlü bir başlangıç yapmak istedik ve Ocak ayı kitabı olarak Dante’nin İlahi Komedya’sının ilk kitabı olan Cehennem’i okuduk. Daha önce neden okumadığımızı birlikte sorguladık ve şuna karar verdik: Bu kitap kesinlikle konuşulmalı ! Serinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğümüz için asıl yorumu muhtemelen mart ayında, Araf ve Cennet’i de okuduktan sonra yapacağız. Şimdilik bu ilk kitap ve seriyle ilgili izlenimlerimizi paylaşalım. Kitabın 14. yüzyılda yazılmış olması ve şiir formunda olması nedeniyle dili ağır ve akıcılığı zor olabilir diye çekinmiştik. Ancak beklediğimizin aksine oldukça akıcıydı. Ayrıca kitabın başındaki açıklamada, Dante’nin o dönemde Latince yaygın olmasına rağmen eserini İtalyanca yazmasının, bir dilin yaratımı açısından ne kadar önemli olduğuna vurgu yapılıyor. Biz kitabı Altın Kitaplar Yayınları’ndan okuduk ve çevirmenin kapsamlı bir giriş yazısı vardı. Bu yazı, Dante’nin yaşamı ve dönemin politik, toplumsal yapısı hakkında güçlü bir arka plan sunarak metni çok daha anlamlı kıldı. Normalde önsözleri sona bırakmayı tercih ederim, fakat bu kez Aydanur’un ısrarıyla başta okudum ve iyi ki de okumuşum. Dante’nin hayatını ve ilham kaynaklarını bilmeden okumak, metni çok daha zorlayıcı hale getirebilir. Bu yüzden yeni okuyacaklara küçük bir ön araştırma yapmalarını özellikle öneririz. Konu, karakterler ve olay örgüsüne geldiğimizde, kitabın döneminin çok ötesinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Dante’nin hayal gücü ve kurduğu sembolik dünya bizi gerçekten hayran bıraktı. Baş karakterimiz Dante ile birlikte, ölen büyük aşkı Beatrice’i bulmak için Cennet’e uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculuğun ilk durağı ise Tanrı’nın buyruğuyla Cehennem oluyor. Cehennemin tüm katlarını adım adım gezerken, günahkâr ruhların
Duygu ve Düşünce
İlahi Komedya - CehennemDante Alighieri · Altın Kitaplar · 20233,986 okunma
10/10
·559 syf.··
2026 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 23:07
2026’ya Notre Dame’ın Kamburu ile başladım. Bu kitap bana, dışarıdan bakıldığında çirkin görülen bir bedenin içinde ne kadar büyük, ne kadar saf bir kalbin atabileceğini bir kez daha hatırlattı. Quasimodo… Çanların arasında büyümüş, yalnızlığa alışmış, sevilmeyi hiç öğrenememiş bir adam. İnsanlardan çok taşlara, çanlara, duvarlara ait gibi. Ama Esmeralda’yı gördüğü an, hayatında ilk defa gerçek bir merhamet, gerçek bir sevgiyle tanışıyor. Onu sahiplenmeden, karşılık beklemeden seviyor. Belki de en güzel sevgi biçimiyle… Bu eser sadece bir aşk hikâyesi değil; yargılanmanın, ötekileştirilmenin, “farklı” olanın nasıl acımasızca dışlandığının hikâyesi. Ve aynı zamanda, iyiliğin bazen en beklenmedik yerde filizlendiğinin… Kitabın bir de karanlık yüzü var. Yargılayanlar, korkularını kötülüğe dönüştürenler… Frollo, inançla iktidarı birbirine karıştırmış; bastırdığı arzularını şiddetle, zulümle örten bir karakter. Kendini “haklı” görerek en büyük kötülüğü yapanlardan. Phoebus ise gücü elinde tutarken vicdanını kolayca susturabilenlerden. Victor Hugo burada kötülüğü, şeytanlaştırmadan anlatıyor. Kötüler canavar değil; zaaflarına yenilmiş, gücü yanlış kullanan insanlar. Ve belki de bu yüzden daha ürkütücüler. Kitabı bitirdiğimde içimde bir hüzün kaldı. Ama o hüzün, insan olmayı hatırlatan türdendi. Görünene değil, kalbe bakmayı öğreten cinsten.. ️1831 yılında yayınlanan bu roman klasik edebiyatın şaheserleri arasında yer alır.️ #reklamdeğil
1000k
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Sözcük Hokkabazı: Salâh Birsel
10/10
·118 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 08:04
1919 doğumlu Salâh Birsel, edebiyat hayatına şiirle başlayıp sonradan yazdığı günlük ve deneme türlerindeki eserleriyle nam salmış sanatçılarımızdan. Onun eserlerini “Şiirleri”, “1001 Gece Denemeleri”, “Salâh Bey Tarihi” ve “Günlükleri” olmak üzere dört grupta toplamak mümkün. Tüm yazarlar için öyledir belki ama Salâh Birsel’i okuruna sevdiren yegâne özelliği dilidir. Onun taklit edilemez, öncesiz-sonrasız üslûbu Salâh Bey’i edebiyatımızın çok özel bir yerinde konumlandırır. Hareketli, yerinde duramayan, kıpır kıpır cümlelerle okurunu sürekli dikkat üstünde tutan Birsel, kendine özgü tabirleri -âdeta okura ateş açar gibi- özellikle denemelerinde üst üste kullanır. Sanatçıya has, başka hiçbir yazarda görmediğimiz bu ifadeler, yazarın konu skalasının genişliğinde kaybolup gitmemizi de engeller. Zira Birsel, çokbilmiş tavrına bürünmeden uç uca eklediği konularla okurunu harman eder. Sekiz on sayfalık bir denemesini okuyup bitirdiğinizde resimden felsefeye, sinemadan tiyatroya, tarihin kıyısında kalmış olaylardan ünlü tarihî kişiliklere kadar bir dolu bilgiyi de önünüze sermiş olduğunuzu görürsünüz. Bunu bilinçli yaptığını okurun da fark etmesini ister: “Aferinler bize ki bu konuyu nereden alıp nereye getirdik.” Ona alışık olmayanlar Birsel’i ilk kez okuduklarında konudan kopma tehlikesini yaşasalar da Birsel, okurunun yakasını bir an olsun bırakmaz. 13 ciltten oluşan 1001 Gece Denemeleri’nin bir kısmını daha önce okumuştum. En meşhuru, Kurutulmuş Felsefe Bahçesi. Geçen seneki kitap fuarından başta günlükleri olmak üzere Salâh Birsel’in yedi kitabını aldım. 2026’ya havalı bir giriş yapmak için yılın ikinci kitabını 1001 Gece Denemeleri serisinden seçtim: Hafiyeler Önde Gider. Kitap, çeşitli konularda yazılmış 11 denemeden oluşuyor. Daha filmin ilk dakikasında Salâh Bey
Edebiyat
Hafiyeler Önde GiderSalâh Birsel · Sel Yayıncılık · 201773 okunma