(5776)- Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz mağarada iken müşriklerin ayaklarını görüyordum. Onlar bu sırada başlarımızın üstünde idiler.
‘Ey Allah’ın Resulü!’ dedim, ‘Onlar ayaklarının aşağısına bir bakacak olsalar bizi mutlaka görürler!’ Bunun üzerine:
‘Ey Ebu Bekir!’ buyurdular, ‘Üçüncüleri Allah olan iki kişi hakkında ne zannediyorsun?’”
[Buhârî, Fezâilu'l-Ashâb 2, Menâkıb 45, Tefsîr, Berâet 1; Müslim, Fezâilu's-Sahâbe 1, (2381); Tirmizî, Tefsîr, Tevbe, (3095)]
Nüfusunun "en az" onda biri akıl hastası olan bir top-lum, dünya üzerinde bir açık hava müzesi demektir. En az onda biri hasta olan milletin yarın onda ikisi de hasta olunca siz artık bu devlete istediğiniz kadar süper devlet deyin. Demek ki bize ambargo koyan Amerikan Mecli-sinde en aşağı 45 deli var. Bu delilere ahmakları; Rum ve Yahudi asıllıları da eklerseniz koca devletin mukaddera-tının kimlerin elinde olduğu ve bu devlete güvenmekle eski Türk hükümetlerinin ne büyük bir millî hatâ işlediği ortaya çıkar. Amerikalıların nasıl sıvama aptal oldukları-nın bir delili de, ülkelerindeki zehirli madde kullanışının, Türkiye'de haşhaş ekimini yasaklatmakla biteceğine inanmalarıdır, inanırlar. Çünkü onlar dünyada haşhaş üre-ten bir İran, Efgan ve Uzak Doğu olduğundan habersiz yaşayacak kadar kızıl cahildirler. İstanbul'a gelip Boğaz'a bakarak "bu hangi nehir" diye soran coğrafya öğretmeni yalnız Amerikalılardan çıkar.