Her şeye sahip olsanız da hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz. @NoraLabyrinth, 74,8B Retweet, 485,3B Beğeni.
Sayfa 169
Ordovisyen devrinde (485,4-443,8 milyon yıllar arası) bir yok oluş yaşanır, bu fauna biçilir ve ortadaki canlıların sayısı dramatik olarak düşer. Deniz seviyesi muazzam bir şekilde yükselir. Burada bir Gama ışını patlaması olduğu sanılmaktadır. Bu, kainattaki bilinen en büyük enerji patlamasıdır. Kamu işini patlaması, bugün dünyaya örneğin altı- yedi bin yıllık ışık yılı uzakta olsa bile, bizi anında kavurur.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
1960 sonrasının Kürt sürgünleri
1 Haziran 1960'ta MBK, doğu ve güneydoğu illerinde mukim toprak ağalarından, aşiret reislerinden, şeyhlerden ve Kürt milliyetçisi olarak yaftalanmış aydınlardan oluşan 485 kişiyi tutuklatarak Sivas-Kabakyazı'da kurulan açık bir kampa topladı. Sürülenler arasında günümüzde bir süre AKP içinde siyaset yapan Dergir Mir Mehmet Fırat'ın dedesi Zeynel Turanlı, Alevi liderlerinden Prof. Dr. İzzettin Doğan'ın babası Hasan Doğan, Sedat Bucak'ın babası Hakkı Bucak ile amcası Mehmet Bucak, o yıllarda yeraltında faaliyette bulunan Barzani sempatizanı Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (TKDP) lideri Faik Bucak, THKO davasının savcısı Baki Tuğ'un babası, Şeyh Said'in oğulları, Van'daki Buruki aşiretinin lideri Kartal ailesinin fertleri, Hakkari'deki Ertuşi aşiretinin önderleri, Diyarbakır'daki Ensarioğulları'na mensup kişiler ve Said Nursi'nin müridlerinden 22 kişi bulunmaktaydı. Kampa sürgün edilen kişilerin bütün mal varlığına el konuldu. Kampta bulunanlardan 55'i, çıkarılan bir kanuna göre seçilerek Batı illerinde zorunlu ikamete mecbur tutuldular. Seçilenlerin sürülmesi ile "Doğu'daki feodal düzenin ortadan kaldırılacağı, ağalık, şeyhlik gibi Ortaçağ kalıntısı müesseselerin yok olacağı" umuluyordu. 21 Kasım 1960'ta sürgünlerden 193'ü tahliye edildi. Kalanlar 9 ay daha Sivas kampında kaldıktan sonra, 2,5 yıl süreyle çeşitli illere dağıtıldılar. Ancak sürgünler, aralarından özel olarak seçilen 55 kişi de dahil olmak üzere, 1963 Ekim'inde çıkan af kanunu kapsamına alınarak serbest kaldılar.
Sayfa 111·Kitabı okudu
Tarih
Sofist Protaqor (e.ə. 485-410) deyirdi: "İnsan hər şeyin ölçüsüdür". Bununla onu nəzərdə tuturdu ki, bir şeyin doğru, yaxud yanlış, pis və ya yaxşı olduğunu bilmək üçün həmişə o şeyin insan ehtiyacları ilə münasibəti nəzərə alınmalıdır. Yunan tanrılarına inanıb-inanmadığı haqda suala o, belə cavab vermişdi: “Sual mürəkkəbdir, həyatsa qısa”.
Sayfa 65 - Qanun
Alıntı
Sultan Alparslan 455 yılında Selçuklu tahtına geçtiğinde "Nizâmülmülk" ismiyle bilinen Hasan b. Ali b. İshak et-Tûsiye (ö.485/1092) İsmailî tehditle askerî ve siyasî açıdan mücadele etme emri verir. Nizamülmülk, Selçuklu Devleti sınırları içerisinde propaganda faaliyetlerini yürüten Şiî İsmailîleri engellemek için Nizamiye Medreselerini (459/1067) inşa ettirir. Bu dönem aynı zamanda Nizâmiye ile el-Ezher Medreselerinin karşılıklı mücadele dönemidir. Nizâmiye Medreselerinde Şii yayılmacılığına karşı duracak Ehl-i sünnet âlimleri ve davetçileri yetişirken Mısır'daki el-Ezher Medresesinde ise İsmailî mezhebini yaymak için yetiştirilen propagandacılar eğitim görür. Bu dönem İmam Gazzâli (ö. 505/1111) gibi âlimlerin Şii propagandacılara karşı ilmi mücadele dönemidir.
Sayfa 419 - Sallabî, Selçuklular, 171-203.·Kitabı okudu
Din
Hasan Sabbah Nizamülmülk’ü öldürüyor.
Hasan Sabbah suikastın planlarını en ince ayrıntılarına kadar bizzat hazırladı. Reşidüddin, İsmaili kaynağında şüphesiz dinini abartarak şöyle diyor: “Nizamülmülk gibi eşsiz bir avı ağa düşürmek için tüm tuzakları kurmuş ve eylemleriyle namı dilden dile yayılmış. Hileli manevraları, kurnazca yalanları, haince tertipleri ve ikiyüzlü şaşırtmacalarıyla fedailerin adeta kitabını yazmış ve üstüne şöyle demiş: ‘Nizamülmülk belasını hanginiz temizleyecek?’” Ebu Tahir Arani adında birisi işi üzerine aldığını gösteren bir hareketle elini göğsüne vurmuş ve ölümden sonra saadete ulaşacağını umduğu günah yolundaki yürüyüşüne başlamış. 12 Ramazan 485 (16 Ekim 1092) Cuma gecesi, sahneye bir günlük mesafedeki Nihavent’te sufi kılığında, Nizamülmülk’ün cariyelerinin çadırına taşınan tahtırevana yaklaşmış ve bıçağını sapladığı gibi Nizamülmülk’ü şehadet mertebesine ulaştırmıştır. Nizamülmülk, fedailerce öldürülmüş ilk kişi olma unvanına sahiptir. Efendimiz, Nizamülmülk’ün ardından şöyle demiş: “Bu İblis’in katli, saadetin başlangıcıdır.”
Sayfa 86 - Kapı yayınları
Alıntı