6/10
·496 syf.··
2026 29. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:52
Kitabın konusu: Hokey camiasının çapkın çocuğu Carter daha önce kimse tarafından reddedilmemiştir ta ki en yakın arkadaşının kız arkadaşının en yakın arkadaşıyla tanışana dek... İşte şimdi dengeler değişmektedir. Yani ben yazarları cidden anlamıyorum. Neden son sayfalara illa bir ayrılık koymak zorunda hissediyorlar ki, barıştıktan sonra ilişkinin daha çok güçlendiğini hissettiğimizi falan mı düşünüyorlar? Hayır, ben böyle düşünmüyorum. Neyse, konuya çok genel olarak bodoslama daldım ama bu durum beni romantik kitaplardan o kadar soğutmaya başladı ki yeni yazarları okumaktan cidden çekinmeye başladım. Gelelim kitabımıza, aslında çok klasik başladı. Klasik çapkın bir bad boy ve herkesle birlikte olmayan masum kız. Aslında bu durumu sevdim ve sanki aşkları daha yavaş işlemiş gibi hissettirdi. 350 sayfaya kadar her şey güzeldi. Kitap akıcı ilerliyordu. Carter'ı ve Olivia'yı çok sevmiştim. Keza yan karakterleri de. Hank, Dublin, Cara, Emmett, Garrett, Jenny... Çocukları hiç sevmem ama Olivia'nın yeğeni Alannah'ı bile sevdim. Tek bir sorunum vardı. Kitap 485 sayfaydı. Herkes mutluyken okumam gereken 135 sayfa vardı. Ve kitabın aşırı derecede +18 olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Yazar bi yerden sonra cidden abartmıştı. Sıktı ve bi olayları yok gibiydi. Spoi olabilecek yorumuma gelirsek 350. sayfaya kadar aslında rahatsız olduğum olaylar da vardı. Mesela aşırı +18, Cara'nın ikili arasındaki ilişkiye gereksiz müdahalesi falan. Ancak puan olarak daha fazla bir puan düşünüyordum. 400. sayfaya kadar sadece aşk okuduk, dediğim gibi tek güzel yanı akıcı olmasıydı ama elim kitaba gitmediği zaman hiç de akıcı olmuyordu. Kalan 85 sayfada gereksiz bir ayrılık oldu. Aslında ikilinin tutumlarını çok beğendim. Carter her zaman her şeyin konuşularak halledilebileceğini biliyordu ama
Bana Şans VerBecka Mack · Martı Yayınları · 202638 okunma
NE AŞKMIŞ AMA
8/10
·524 syf.··
2026 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 14:49
·
Yaklaşık dört sene önce almış olduğum Masumiyet Müzesi’ni dizisi çıktıktan sonra spoiler yememek izleyeceksem de önce okumalıyım diyerekten şimdi okuyabildim. 1950’ler Türkiyesini özellikle İstanbulu burjuva sınıfından Kemal’in ağzından okuyarak deneyimle şansımız oluyor. Her ne kadar takınlı bir aşık olup karın ağrısı yaratacak derecede bir acı çekilmiş olsa da her ne kadar bu aşk değil aptallık bu kadar da olmaz desek de her ne kadar Füsunun kırılmayan inadına değişken ruh hallerine maruz kalsak da kitaptaki karakter yoğunluğu İstanbul geceleri yıllar için de değişen hayatları okumak eski bir Yeşilçam filmini seyretmek gibiydi… Roman için de roman olayını da Orhan Pamuk’un kendini hikayeye dahil edişi de ustaca bir yazarlıktı. Aşk üzerine olması ve olmaması gerekenleri düşündürten bir düşünce romanı da diyebiliriz. Yer yer kızıp yok artık desemde İnci Pastanesi bölümünde bi oh çektim tam artık mutlu olun be derken başka bir olayla karşılaşıp hüzünlendim. Kitap müze olayı ise gerçek bir sanat işi takdir edilesi harikulade bir olay. İlk fırsatta kitabımı da alıp 485. Sayfadaki giriş kartımla gezeceğim..
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dünya cennete yakın, ama yarı karanlık bir yerdi
9/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 13:30
Ağlıyorum, gözyaşlarımın dökülmesi gibi dökülüyor kelimeler de parmaklarımdan. “Masumiyet Müzesi her şeyden önce aşk hakkında bir düşünmedir. Aşkı hepimiz kendi sınıfımız, cinsimiz, kültürümüz, ülkemiz, hatta dinimize göre yaşarız.” s.500 Aşk tam da böyle bir şey işte. O duygu, o his.. 500 küsür sayfalık bir kitapla tarif edilen ama tarifsiz.. Birçok okuyucunun aksine ben kızamadım Kemal’e, hiç hem de. Bazen yaşananlara, hissedilenlere müdahale edilemez, edemeyiz. Belki azaltırız, ama yok edemeyiz. Yaşarız, fark edemeyiz. Fark ederiz, ama bulamayız diye uzanır gider liste. Ben çok naif bir aşk romanı okudum. Evet çok kızdım, evet çok sinirlendim. Ama sonunda yüreğimin ta derininde hissettim. Müze olacak kadar masum bir aşk. Müze gerçekten de İstanbul Çukurcuma’da. Kitabın 485. Sayfasında da bir adet ücretsiz giriş bileti mevcut, kitabı yanınızda götürmeyi unutmayın. Kafamı en çok meşgul eden sorulardan birine yazarımız bir açıklama getiriyor: "Orhan Bey siz Kemal misiniz?" " Hayır, ben Kemal değilim! O benim uydurduğum bir kahraman," demek kolay. Ama Kemal'in mahrem duygularının ayrıntılarına giren, inanan okuru bu duyguları benim hayatta hiç yaşamadığıma inandırmak daha zor. Zaten romancı olmak kendi duygularınızdan bir başkasının duyguları gibi ve başkalarının duygularından da kendi duygularınız gibi söz edebilme hüneridir. Ben Kemal'in ne kadar hayali bir kahraman olduğunu söylersem söyleyeyim, okurlarımın yazdığım aşk hikâyesini benim yaşadığıma inanmalarını da isterim, her romancı gibi. s.500 “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” diye başlıyor kitap. O kadar derin ve kitabın tamamını barındıran bir cümle ki. Aynı zamanda o kadar da bizden. Hangimiz biliyoruz ki!
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
10/10
·712 syf.··
2025 24. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 20:48
YORUMUM Harika bir evren. Sanki yaşıyormuşum gibi okudum. Çok ilgi çekiciydi ve bazen gerçekten onların arasında olmayı istedim. Okurken neredeyse hiç sıkılmadım. Serinin diğer kitaplarını da okuyacağım. Bu serinin artık bir fanı olduğumu söyleyebilirim. ÇIKARIMLAR Bu kitapta dinlerin nasıl kullanıldığı açıkça görülebilir. Örneğin Fremenlerin dini inançları onları Paul etrafında toplamaya iterek Paul'un bu zaferi kazanmasında büyük rol oynadı. Bu dinin ise daha önceden Bene Gesseritler tarafından efsaneler ile orada yayılması sağlanması ise bunun bilinçli bir olay olduğunu göstermektedir. Kitapta çok detaylı stratejiler bulunmakta. Bunu kitapta sıkça geçen "hamle içinde hamle içinde hamle" ifadelerinden anlayabiliriz. Savaşta geleceği tahmin edebilmek çok önemlidir. Atreides Hanedanında mal kayıplarından çok her zaman can kayıpları önemli olmuştur. Kral Leo da her zaman maldan önce adamlarının canını korumaya çalışmış ve can kayıplarında her zaman çok üzülmüştür. Bu da asıl önemli olan şeyin ne olduğunu göstermek açısından güzel bir örnektir. İÇERİK (SPOILER!) Ana karakter Paul Atreides. Babası Leo ve annesi bir Bene Gesserit olan Jessica. Kral Leo'nun mentatı Thufir Hawat ve en yakın adamlarından biri Gurney Halleck. Arrakis denen çöl gezegeninde geçiyor olayların çoğu. Arrakis'te yaradan da denilen dev solucanlar var. Bu solucanlar ile baharat(melanj) üretiliyor. Arrakiste çöllerde yaşayan yerliler Fremenler. Kral Leo Doktor Yueh tarafından bayıltılarak Harkonnenlerin eline geçiyor. Yueh ise Baron Vladimir Hartkonnen'in ajanı. Yueh öldürülüyor sonrasında. Paul ve Jessica ise çöllerde kaçmayı başarıyor ve Fremenlerin arasına karışıyor. Fremenler onu efsanelerindeki Muad'dib peygamber olarak düşünüyor ve sonrasında Paul kendinin peygamber olduğunu onlara
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
Bazı sırlar, kötü sonuçlar doğurabilir
8/10
·496 syf.··
2025 3. kitabı
Ardı ardına gelen genç kız cinayetleri ve bu cinayetlerin ortak kümesinde bir araya gelen birbirinden alakasız bir çok insanin hikayesi sessiz kızlar. Açıkçası başlangıcı gayet güzelken ortalarda çok fazla detaya girilerek hem konu uzatılmış hem de merak uyandırmaya çalışılmış. Bu durumun çok başarılı olduğunu söyleyemem ancak sonlara doğru konu çok iyi bağlanmıştı. Özellikle son 10 sayfa 'hayır hayır hayır' diyecek okudum. 4 puan ı 485 sayfaya 4 puanı son 10 sayfaya veriyorum. Okumanızı öneririm gayet güzel bir kurgusu olan polise gerilim romanıydı.
Polisiye / Gerilim
Sessiz KızlarEric Rickstad · Agapi Yayınları · 2015148 okunma
Amcanın Düşü
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Amcanın Düşü Bir çırpıda, sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Tarz olarak Molière'in eserlerini hatırlattı. Krakterlerin o dönem Rusyasının belirli siyasilerini ya da onların kalıplaşmış görüşlerini temsil ettiklerine dair zorlama çıkarımlarda bulunmak istemiyorum. Dostoyevski eserinde siyasi bir gönderme yapmak istememiş, para kazanmak, eğlenmek ya da sürgün günlerinin tatsız anılarını unutmak için de bu kitabı yazmış olabilir. Sonuç olarak Dostoyevski kalitesi bariz ortada. İyi okumalar.
1000k
Amcanın DüşüFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20174,353 okunma