9/10
·500 syf.··
2026 35. kitabı
Sema Soykan'ın, Cumhuriyet tarihinin en önemli eğitim hamlelerinden biri olan Köy Enstitüleri dönemini anlatan bir romanıyla geldim. Sabia(Nedret) ve Fikret öğretmen, Köy Enstitülerinde tanışıp birbirlerini severler. İkisi de birbirine karşı ne hissettiğini biliyor ama bunu açıkça söyleyen yok.Fikret içinde taşıyor, Sabia hissediyor ama bekliyor.İkisi de sadece âşık değil, aynı zamanda bir ideale bağlı. Köy Enstitüleri onların hayatında o kadar büyük yer kaplıyor ki duygular ikinci plana düşüyor.Sonra dönemin şartları,sorumlulukları gibi engeller onları ayırır. Aslında onları ayıran kader değil, kararsızlık ve zamanlama.Sabia ile Tarık’ın ilişkisi derinleşirken, Fikret’in hapisteyken yazdığı mektuplar ve geçmişin saklanan yüzü yavaş yavaş aralanır. Kitapta aşk,pişmanlık,fedakarlık,vatan sevgisi,eğitim,aydınlanma,toplumsal değişim gibi temalar işlenmiş. Yazarın bir çok bilgiyi de sıkmadan okura aktarması tarihe ve araştırmaya sevk ediyor:Köy Enstitüleri açılış ve kapanış süreci, Etimesgut ve Esenboğa, Devrim Yüzüğü, bulunmaz Hint kumaşı deyimi,Kırmızı Fes olayı, Anzakların hikayesi,Marshall planı,555K parolası, Nedret ve Fatmanın kaldığı 203 numaralı odanın sırrı..Yazarın dili akıcı, kurgusunda aşk ve idealler öyle bir düğümleniyor ki, karakterlerin yaşadığı pişmanlıklar kağıt üzerindeki birer kelime olmaktan çıkıp insanın göğsüne oturan bir ağırlığa dönüşüyor. Özellikle son sayfalara doğru o telafisi olmayan anların yarattığı burukluk çok baskın. Aslında sadece geçmişi okumadığını, bugünü de daha net görmeye başladığını fark ediyorsun. Çünkü kitapta anlatılan meseleler tamamen eskide kalmış değil sadece biçim değiştirmiş.Bu kitap ağlatmaktan çok, içini sessizce sızlatıyor.Öyle yüksek sesli bir dram değil de daha çok içten içe işleyen bir hikâye.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,979 okunma
Aşka aşık adam
8/10
·376 syf.··
2026 8. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 21:42
Aşık olmaya aşık bir adamdır Cemal Süreya. Şiirlerinde de bu hep böyledir tutkuyu, aşkı, bedeni, yalnızlığı, direnişi hatta ölümü bile bize o duyguları hissettirerek anlattı. Bir bakmışsın vazgeçilmez bir aşkı yaşatmıştır sana (Biliyorum Sana Giden Yollar Kapalı) #301942451 Bir bakmışsın ölümün ardında ki o soğuk boşluğu hissettirmiştir (Sizin Hiç Babanız Öldü mü?) #297889373 Ya da bir bakmışsın sana direnişin sesini duyurmuştur (555K) #301800372 Evet ben ilk kez şiir okuyorum ve şiirin tadı bambaşka bir duyguymuş, insanı ufacık yazılarla bambaşka yerlere, düşüncelere sürüklüyor gerçekten. Şiir okuyunuz, okutunuz efenim… Seven, sevdiğine şiir yazsın. Çünkü az sözle çok şey söylenmesi gereken meseleler var. ;) KÜÇÜK BİR NOT; Bakıyorum da bu şiir kitabını 4-5 günde hatta 20 saatte okuyan var. Arkadaşım sen hiç mi bir şiiri 10 kez 20 kez tekrar okumadın? Durup durup, dur bir daha okuyayım demedin? Bende 51 günde okudu diyor, elimden gelse 510 günde okurdum ahahah Sindire sindire tatlı tatlı okuyacaksın bu şiiri. Hızlı yemek yemeyi sevmediğim gibi hızlı kitap okumayıda hiç ama hiç sevmem. Size hızlı ve anlamsız okumalar. ^^ Bu incelemeyi podcast olarak dinlemek için Spotify open.spotify.com/episode/4syphPq... Youtube youtu.be/HCyZ96l5UXQ?si=... İYİ DİNLEMELER♡
Araştırma-İnceleme
Sevda SözleriCemal Süreya · Can Yayınları · 202032,2bin okunma
Reklam
8/10
·354 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2025 11:39
Cumhuriyetin 100. yılına istinaden geride kalan yüz yılda yaşanan toplumsal hareketleri inceleyen, tarihi bilenler için flashback etkisini yaratan akıcı bir kitap. Seçilen konular ilgi uyandıran ve güncelliğini koruyan konular. Mesela Kürt isyanları ile başlayan bir süreç var. Kurtuluş Savaşı döneminde Kürtler din kardeşimizken, Lozan Antlaşmasının imzalanmasıyla beraber ötekileştirilmiştir. 1924 Anayasası tüm vatandaşları Türk kabul ediyordu. 1921 ile 1938 yılları arasında tam 8 isyan yaşanıyor. Ve devlet tarafından güç kullanılarak bastırılıyor. Yüzlerce idam gerçekleştiriliyor, binlerce masum insan ölüyor. 1984 yılında PKK'nın Eruh baskınına kadar devlete silahlı bir girişimde bulunmuyorlar. Aradaki 50 yıllık süreçte Kürtler zaman zaman siyaset sahnesinde görünmeye çalışıyor. Türkiye İşçi Partisi ve SHP içinde yer alıyorlar. Bugün gelinen noktada eskisinden daha mı iyi durumdayız, yoksa son yıllarda ülkeye yaşanan göçler sayesinde Kürtlerin de asli vatandaş statüsüne ulaştığını düşünebilir miyiz? 1960 Anayasa'sının sağladığı özgürlükçü ortamda Marksist yayınlar çoğaldı, sendikalar kuruldu, işçiler örgütlendi, öğrenciler siyasallaştı. DİSK'in kurulması patronların kontrolündeki sarı sendikaları zor duruma soktu. İşçiler birçok demokratik ve ekonomik hakkını DİSK'in çabaları sayesinde elde etti. 1960 öncesi öğrenci hareketleri Türkçü ve milliyetçi iken, 1960 sonrası sol fraksiyonlar ön plana çıkıyor. 1960 darbesine gidilen süreçte 28 Nisan'da başlayan öğrenci hareketleri Demokrat Parti iktidarının sonunu hazırlamıştır. Özellikle 555K hareketi iktidarın ilk defa böylesine bir kitlesel nefret gördüğü bir olay olarak tarihe geçti. Son günlerde yaşananları göz önünde bulundurursak öğrenci hareketin ne kadar önemli olduğunu ve ne kadar etkili olabileceğini bir kez daha
Araştırma-İnceleme
Toplumsal Hareketlerin AsrıY. Doğan Çetinkaya · Tarih Vakfı Yurt Yayınları · 20241 okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 79. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 00:00
Dikkat spoiler içerir. Gazeteci yazardan güzel bir araştırma eseri. Sağ sol çatışmaların en yoğun yaşandığı 70ler gençliği ile ilgili detaylı bilgilerin verildiği bir kitap. İlk olarak 1550 yılı ve sonrasında Osmanlı medrese öğrencilerinin isyanları, Jöntürk hareketi, 2. Meşrutiyet gibi isyanların tarihçesi ile başlıyor kitap. Sonrasında 1940 yıllarında Mihri Belli ile ilk öğrenci hareketleri, Demokrat Parti döneminde 555K olayı, başbakanın yuhalanması, 60lı yıllar, Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan hareketleri ile devam ediyor. 1970 yıllarında yaşanan kaos, silahlı çatışmalar, sağ ve soldan idam edilenler, bir balyoz gibi inen 12 Eylül darbesi, ancak sorgu vb. olayların 1986 yılına kadar devam etmesi, Erdal Eren olayı, bu olayda bir hakimin 2 kere ret vermesi, ama askeri mahkemenin zorla idam kararı çıkarması, yazarın ilkokul öğretmeninin 70lş yıllarda öldürülmesi, Server Tanilli'nin vurulması, Abdi İpekçi cinayeti gibi olaylar anlatılıyor. Yunanistan'daki bir kasabada mülteci olarak göçen sol görüşlü insanlar ve bu insanlarla yapılan röportaj, mülteci olmanın sanıldığı kadar iyi bir şey olmaması, Deniz Gezmiş'in kardeşi ile röportaj, Ahmet Cemal'in gençliğe seslenişi, yabancı dilde eğitim ve yabancı paranın muteber oluşuna yapılan eleştiri, soldan öldürülen bir gencin babasının mücadelesi, Dev Yol davası, 1980 sonrası siyasal İslamcıların yükselişi, Mussolini, Hitler, Franco gibi isimlerin nasıl yükseldiği, İran devrimi ve her şeyin daha kötüye gitmesi gibi pek çok konu anlatılıyor. Dönemi merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
78'lilerMustafa Balbay · Cumhuriyet Kitapları · 201227 okunma
Üniversiteler ne kadar iyi ise!
9/10
·264 syf.··
2021 65. kitabı
Sol bakışlı olarak yazılmış, özellikle de üniversite eylemlerine değinilmiş. Çünkü bu kitap üniversite öğrencilerinin beğenmedikleri yozlaşmış yönetimine isyanını anlatıyor. Despotluğun ve yönetici zihniyetin bugünden farkı olmayan bir dönemdeki öğrencilerin bu dönemden bıkmışlığını kitap, arada dramatize ederek arada realize ederek bizlere sunuyor ve okurken okuru hiç sıkmıyor. Esasen her türden kitap okuyan biriyim bu nedenle alakalı olmadığım konuları da okurum. Bu kitap ise alakalı olmadıklarımdandı ve hiç sıkmadı. Mutlaka her Türk gencinin göz gezdirmesi gereken bir kitap. Unutmayın bu kitap 27 Mayıs darbesini anlatmıyor. 27 Nisan üniversite olayları ve 555k'yı anlatıyor. İyi okumalar
Edebiyat
Parola 555K: Bir Başkaldırının Sıradışı ÖyküsüBülent Ulus · Kor Kitap · 201930 okunma
Türkiye siyasetinin jargonu
9/10
·255 syf.··
2022 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 12:41
Yaşımın genç (28) olması sebebiyle Türkiye siyasetinde bulunan klişe/kült/mutat/muayyen söylemlere pek hakim değilim. Okumuş olduğum bu kitap vasıtasıyla Cumhuriyetin kurulduğu yıllardan başlayarak doksanlı yılların sonuna kadar yer alan süreçte toplum nezdinde karşılık bulan ifadelerin arasında âdeta bir gezintiye çıktım. Ve Türkiye siyasetinde yer eden kavramları ve başlıkları genel hatlarıyla öğrenmiş oldum. Türk siyasetinde iz bırakan aktörlerin sarf etmiş olduğu sözleri okuyunca siyasi kültürümüzün inşa edilişini, gelişimini ve yaşamış olduğu kısır döngüyü berrak bir şekilde gözlemleyebiliryorsunuz. Kitap içerisinde dikkatimi çeken bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum: *Bütçe Tamam Ordu'ya Selam(1956-1971); Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin görüşülüp kabul edilmesinden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Türk Silahlı kuvvetlerine güven, şükran, sevgi ve selamlarını ulaştırılmasına dair karar alması yolundaki gelenek "bütçe tamam orduya selam" olarak bilinir. Kısaca ordu'nun gölgesinde siyaset yapmaya çalışan politikacıların güçlü olana yaranmaya çalışma çabaları diyebilirim. *Devrim Otomobili; 1961 yılında devlet başkanı Cemal Gürsel'in isteği üzerine yapılan ilk Türk Otomobilidir. Üretilen "Devrim" isimli otomobil Türkiye Büyük Millet Meclisi binası önündeki törenle Gürsel'e sunuldu. Ancak "Devrim" birkaç yüz metre ilerledikten sonra durdu. Sinirlenerek otomobilden inen Gürsel'in söyledikleri gündelik konuşmalarda yıllarca yinelendi. "Batı kafasıyla otomobil yaparız, şark kafasıyla benzin koymayı unuturuz." *Kimseye Verecek Bir Avuç...; Türkiye'nin topraklarında birçok devletin gözü olduğu düşüncesi ve Türkiye'nin bölüneceği endişesi cumhuriyet tarihi boyunca hemen her dönemde varlığını sürdürdü. Sovyetlerin, Doğu Anadolu'yu İlhak
Araştırma-İnceleme
Popüler Siyasi Deyimler SözlüğüAlper Aslandaş · İletişim Yayınları · 200212 okunma
Reklam