8/10
·368 syf.··
2020 310. kitabı
Oxford Üniversitesi’nde Sekreter Yardımcısı ve British Academy Başkanı olarak görev yapmış Anthony Kenny, dört ciltten oluşan Batı Felsefesinin Yeni Tarihi serisinin ilk cildi: Antik Felsefe. Kenny, Thales (MÖ. 585) ve Pythagoras (MÖ. 530) gibi ilk filozoflarla başlayıp, Plotinos (MS. 205) ve Aziz Augustinus (MÖ. 387) değin devam bir felsefeyle yön bulma çabasını ele alıyor. Gerek incelemenin kapsadığı geniş alan, gerek bilgi doluluğu olsun, muhtevası yerine maalesef biçimini ele alabileceğim, uyarmak istedim. Antik Felsefe’yi neden okumalıyız? Kuşkusuz bilimsel ve düşünsel her çalışma okunmaya değerdir, bazı öncelik vereceklerimiz, yolumuzdaki taşları temizleme babında epey iş görür olduğunu düşünüyorum. Antik Felsefe’de Kenny, kronolojik bir yol izlemiş ve mantıklı olanı seçtiği de aşikar. Bu araştırmayı diğerlerinden ayıran, tüm bilgileri üst üste yığmamış olması. Bir açıklık getirelim gize: Örneğin Stoacılık anlatılıyor ve Stoacıların “Tanrı, etik, evren, madde, ruh” üzerine düşünceleri üst üste verilmek yerine, konunun ana bağlamına bağlı kalarak, yeri geldiğinde “tanrı” hakkında görüşleri ve karşıt görüşlerle beraber bağlamında verilmiş. Diğer açımlanmayı bekleyen “felsefe konuları” için de geçerli. Bu sayede, karşılaştırmalı bir felsefe kaynağının kanlı canlı örneğinin değerini anlamış oluyoruz. Bilgi yığılması, hafızanın taşıyamacağı kapasiteyi aşınca, edebiyat metnine dönüşebiliyor. Kenny mantık konularındaki örnekleri de anlamanızı kolaylaştıracak şekilde. Felsefe Tarihi’ni bilmeden, felsefenin gelişim tarihine katkıda bulunan filozofları okumak büyük bir hatadır. Öncelikle tüm bilginleri bağlamı içerisinde, dönemin şartlarına ve gerekirse biyografisi okunmalı, ardından çağdaşları olan düşünürlerle etkileşimleri bilinmeli. Genel harita öğrenilince,
Antik FelsefeAnthony Kenny · Küre Yayınları · 201755 okunma
Bir kimlik okuması
10/10
·96 syf.··
2026 20. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 19:56
Bilge Kağan’ın Yazıtı’nı temel alan bir çalışma. Sadece yazıt değil, Bilge Kağan’ın dediklerini daha iyi anlamamız için dönemin siyasi atmosferini, devlet yönetimini ve sosyal yapısını da analiz ediyor. Bilge Kağan’ın vasiyetleri, öğütleri ise Türk devletinin nasıl ayakta kalacağını, halkın nasıl bir arada tutulacağını ve hangi hataların felakete yol açacağı üzerine odaklanır. Taşağıl, yazıtların orijinal ruhunu bozmadan, anlayacağımız bir akıcılıkla bize sunuyor. Bir tarih kitabı okuması değil, bir kimlik okuması. "Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe kimse Türk milletinin devletini ve töresini yıkamaz." Bilge Kağan’ın da aktarmak istediği gibi bölünmemek ve yıkılmamak için içten içe birbirimizi yememeliyiz, isyan etmemeliyiz. Bir olmanın yolunu bulmalıyız. Türk’ün Türk’ten başka dostu yok. Bunu bilerek dış devletlerin bağımlısı olmadan milli bilinç, milli şuur içinde vatan koruyucusu ve sevdalısı olmalıyız. Okumaya başlamadan önce Göktürkler'i anlamak mühim. Kitaptan Göktürklere ait bir kronolojik sıralama yaptım. Aşağı bırakıyorum. Aslında yaşanan isyanları, dışarıdan yapılan müdahalelerdeki tahminsizliği okudukça Bilge Kağan'ın Vasiyeti'ne daha fazla hak veriyoruz. I. Göktürk Devleti • Göktürklerin Kökeni: A-shih-na kabilesi efsaneye göre kurttan türemiştir. Bu nedenle sonradan gelenler kendilerini Börü (kurt) olarak isimlendirmiştir. • Juan-juanların kızını isteyen Bumin, küçük görülünce ani baskın sonucu Juan-juanları yenilgiye uğratarak İl Kağan unvanını aldı (552). Aynı yıl vefat etti. • 553: Yerine oğlu Kara Kağan geldi. Aynı yıl vefat etti. • 553: Kardeşinin yerine Mukan Kağan geldi. Devlete en parlak zamanını yaşattı. Çin imparatorlarına "oğullarım" diye hitap ediyordu. 572'de vefat etti. • 572: Kardeşinin yerine Taspar geldi. Budizm dinine
1000Kitap
Bilge Kağan'ın VasiyetiAhmet Taşağıl · Bilge Kültür Sanat · 2018546 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·656 syf.··
2025 40. kitabı
O KADAR YOĞUNDU Kİİİ !! İlk üç kitap bambaşkaydı, bu kitapla beraber bambaşka yöne çevrildi hikaye ve buna inanamadım .! İlk 100 sayfa sürekli, ya bir dk nasıl buraya geldik diye alışmaya çalıştım, gerçekten.. Detaylara gelirsekk, inanılmaazz kalbim kırılarak okudum, inanılmazz Nazlı’nın içsel düşüncelerini okumak çok parçaladı ve hissettiklerini içimde hissettim. Ama yaşadıklarının sonucunda dönüştüğü kişiye de aşık oldum.! Çünkü ilk üç kitapta hep Nazlı da Nina’yı aramışım aslında ve bu yüzden mutluyum Bora.. Üzülmekten canım çıktı, mideme kramp gire gire mide kalmadı artık yani aksksksks Bora için hissettiğim üzüntüyü nasıl bir cümle kullansam da size anlatabilsem diye düşünüyorum ama gerçekten bulamadım.! Onun için sevindiğim şey de şu, bu kitaba kadar beni korkutuyordu, kesin çizgileri vardı ki hala var ama artık Nazlı’yı kaybetmekten çok korktuğunu ve en azından ona karşı artık farklı Bora göreceğimizi düşünüyorum ve bu hissiyat için çok mutluyum Seri genel olarak zaten çok insan barındırıyordu ve ezberlemekte zorlanıyordum, bu kitapla ikiye katladık tşk.. Sergei.. Aşığım.!!!! Başından beri Nazlı’nın hayatında böyle biri olmasını istiyordum ve inanılmaaazz mutluyum ve bayılıyorum ona‍‍ Annie.. Çok küfür ettik reis hakkını helal et AKLXKSLSÖSÖZÖZÖZÖAÖ Aydın ve Gökhan.. inanılmaz öfkeliyim ikisine de ama onlar için bile ağladım, Nazlı gibi “duvarla bile empati yapıyorum” hissi yüzünden o da.. Konuştukça konuşasım geliyor ama sonlandırıyorum. Seride favori sahnem üçüncü kitaptaydı.. Hala favorilerimden ama yenisi eklendi, bu kitaptaki yılbaşı gecesi sahnesi‍‍‍‍ Bayıldımm ve ve vee 584/ 585/ 586. sayfalar.. YENİDENNN YANDI TÜM IŞIKLAARR YENİDENNN ohh be ohhh bebek adımları ama olsun, çığlık attırdı
Maça Kızı 8 - 4. KitapDilara Pamuk · Artemis Yayınları · 2025518 okunma
10/10
·434 syf.··
Beğendi
·
2025 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2025 01:47
Larende'nin Varisleri serisini okuduğum sevgili Deniz Canan'ın yeni kitabı Altın Krallık Lidya . Deniz Hanım'ın kalemine aşina ve hayran bir okur olarak elbette bu kitabını da okumasam olmazdı . Larende'nin Varisleri gibi Altın Krallık Lidya da tarihi bir kurgu . Lidya Medeniyeti'ni hepimiz biliyoruz,çok detaylı bilgiye sahip olmasak bile genel kültür açısından birazda olsa bilgimiz vardır mutlaka. Batı Anadolu’da Menderes ve Gediz Irmakları arasında kalan bölgeye Lidya, orada yaşayanlara ise Lidyalılar denilmiştir. Hint-Avrupa kavminden olan Lidyalılar bu bölgeye doğudan gelmişlerdir. Lidyalılar, Hititlerin daha sonra da Frigyalılar’ın egemenliği altına girmiştir.Frigler’in yıkılmasıyla Lidyalılar milattan önce 680 yılında bağımsız bir devlet kurmuşlardır. İlk kralları Giges’tir. Başkentleri Sardes’tir. Bu o dönemin en büyük ve en zengin kentidir. Giges çok güçlü bir ordu kurup sınırlarını doğuda Kızılırmak’a kadar genişletti. Kimmerlere karşı yürüttüğü savaşlar sırasında Asurlular’la işbirliği yaptı ve Kral Yolu’nu Asur’a kadar götürdü. Milattan önce 585 yılında Medler’le barış yapılarak Kızılırmak Lidyalılar’la Medler arasında sınır oldu.Son kral Kroisos zamanı devletin en parlak ve en zengin dönemi olmuştur. Ancak Pers İmparatorluğu’nun ani bir saldırısı sonucunda bu zengin devlet, tarihe karışmıştır. Ve kitabımızda Lidya'nın son kralı Kroisos'un son zamanları , büyük oğlu Atys ve küçük oğlu Pythos ile birlikte saray yaşamı , inançları , ritüelleri , savaşları , geçmişin karanlıkları ile birlikte Lidya'nın yıkılışını anlatmaktadır . Hiçbir taht kansız ,kavgasız elde edilememiştir ki Lidya tahtı da pek çok kişinin kanıyla gölgelenmiştir. Sadakât ve ihanetin gölgesinde yaşamlar ... Kroisos'un gördüğü kehanet rüya... Güçlü ve zeki kralın aldığı tüm tedbirlere rağmen
Roman-Edebiyat
Altın Krallık LidyaDeniz Canan · Sarmal Kitabevi · 202529 okunma
İnsanlar İçinde İnsan
Puan vermedi·112 syf.··
2025 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 23:29
Künye Bilgileri Kitabın Adı : Fareler Ve İnsanlar Özgün Adı : Of Mice And Men Kitabın Yazarı : John Steinbeck Türkçesi : Ayşe Ece Yayınevi : Sel Yayıncılık ISBN : 978-975-570-585-9 Birinci Baskı : Eylül 2012 Altıncı Baskı : Şubat 2015 İnsanın varoluş savaşını, tüm gerçekliğiyle ele alan; Steinbeck beni inanılmaz derecede sarstı. En son ne zaman bu kadar etkilendim; Albert Camus'un Yabancı'sında bu denli sarsılmıştım ve bir o kadar da üzülmüştüm ki inceleme yazmayarak -bireyin o denli yabancılaşmasını- kendimce protesto etmiştim. Fareler Ve İnsanlar kitabı bitti ama hüznü uzun süre benimle kalacak. Kendimi tuttuğumdan belki de bunca huzursuzluğum ağlasam belki rahatlardım bilmiyorum. Öyle her eser insanın yüreğine dokunmuyor iyi ki okudum. Sürükleyici ve akıcı anlatım özelliğine sahip, bir oturuşta bitiyor, bu da üzdü. Çevirisi de oldukça kaliteli; sade ve yalın bir dil özelliğine sahiptir. "Bizim gibileri, yani çiftliklerde ırgat olarak çalışanlar, dünyanın en yalnız adamlarıdır. Aileleri yoktur. Hiçbir yere ait değildirler. Çiftliğin birine kapılanır, kısmette ne varsa cebe indirirler. Sonra kente gidip o paranın dibine darı ekerler. Bundan sonra yapacakları ilk iş, başka bir çiftliğin kapısını çalıp kuyruk sallamak olur. Hayattan bekledikleri hiçbir şey yoktur." (sf: 19) Lennie ve George, insan olmanın doğasını, tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Çıkarsız dostlukları ve birbirlerine bağlılıkları beni fethetti. Onca imkansızlık içinde onları hayata bağlayan belki de hayallerini gerçekleştirmelerine dair umutlarıydı. William Shakespeare , “Önce hayaller ölür, sonra insan!” demiş. Lâkin insanın bir kör kurşuna denk gelme ihtimalini de göz ardı etmemesi gerekiyor. İnsanın bu dünyada yakıtı hayalleridir. Biri öldüğünde şöyle denilir : "rahmetlinin daha ne hayalleri vardı..."
İnceleme
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,7bin okunma
6/10
·592 syf.··
2024 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2024 02:37
Başta kitabın yazarının sağlam bir yazar olduğunu söylemeliyim.Wattpad de yıllardır okuduğum kitaplarını takip ettiğim yazarlardan biri. Tanıdığım karakterlere kitapta yer verilmiş olması beni çok mutlu etti. Ama wattpad in uygulama olması gereği çok uzun olmuyor genelde.Bu yüzden tadını çıkara çıkara okuyorum açıkçası. 585 sayfa olunca haliyle bana çok uzun geldi. Konu olarak bakarsakta konusu güzel ama bu kadar uzun anlatılacak bir konusu yoktu. Romantizm kitapları bu kadar uzun olmamalı. Kitabın Türkçe yazılmış olması okurken çok keyif veriyor açıkçası. Su gibi akıp gidiyor. Her Türk yazarın kitabı böyle değil bu da yine kalemi güçlü bir yazardan gelen bir kitap olduğunu gösteriyor. Ben büyük beklentiyle başladığım için bu puanı verdim. Bana göre diğer kitaplarına göre düşük kaldı. (Spoi içerir) Aşkları yüzeysel geldi bana. Sürekli Kristy nin güzelliğinden bahsedilmesi, Bradley' i sadece birkaç kere görmüş olan Kristy' nin Bradley' e yıllardır aşıktım moduna girmesi.Ve en en önemlisi Bradley in tavırları....Kristy den güzelini görmediğini söylüyor bu yüzden sevgilisi varken Kristy e geliyor. Ama aynı zmanda evliyken sevgili ya da sevgililer yapıyor .Ya Kristy' den güzeli çıkarsa...Kristy yaşlanınca çirkinleşince ne olacak? Romantizm kitaplarında okuduğum en kötü erkek başrollerden birisiydi. Hem kızı evlendiğin gibi terketmişsin. Yüzüne bile bakmamışsın. Ben burada nedenleri umursamıyorum aynı nedenler Dave' de de var ama İskoçlarla bir problemi yok. Evlenmeseydin kontluktan mahrum kalsaydın o zaman kızın ne suçu var?Karşına çıkıp hesap soruyor hatılamıyorsun bile. Kolyeyi çalıp kızı hırsızlıkla suçlaması. Bu basit birşey mi Allah aşkına... İftira attı resmen Kristy çözmezse ve hırsızlık damgası ömür boyu alnında kalacaktı. O kadar çok şey var ki
Beni Sev DiyeAsude · Ephesus Yayınları · 2015613 okunma