646 nazire
Dört mevsimlik döngüde bir ad dahi koyamadığımız durumun geldiği nokta, Kış güneşine aldanan mimozaların şubatta, bir çocucuğun masumiyetince çiçek açması gibiydi; Martta, yiyeceği ayazdan habersizce! Cevahir Sevil 7.1.2026/Ö.Ö.12.08
645 - Peygamberler dünyâ işinde cebrîdirler; kâfirler de âhiret işinde cebrîdirler. 646 - Peygamberler için âhiret işi ihtiyârîdir; câhiller için dünyâ işi ihtiyârîdir. 647 - Zirâ her bir kuş, kendi cinsi tarafınadır; o geriye ve can ileri ileri uçar. 648 - Kâfirler siccîn cinsi geldiklerinden, dünyâ zindanı için de hoş-âyîn geldiler. 649 - Peygamberler illiyyîn cinsi olduklarından, illiyyîn tarafının cânı ve kalbi oldular. Mesnevi-i Şerif Şerhi - 1 Mevlana Celaleddin-i Rumi Ahmed Avni Konuk
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Babam gençliğinde medrese talebesiyken iki ciltlik Sahihi Buharinin Sahih-i Buhari Muhtasarı (3 Cilt Takım) birinci cildini camide okuduğu zamanların birinde çaldırmış. Sonraki günlerde kaptırdığı kişiyi fark edince kendisini ayıplamadan ve farkettiğini farkettirmeden "Kitabımın birinci cildini götüren bari ikincisini de götürseydi. Eksik kaldı seti" diye ortaya söylemiş. Diğer gün geldiğinde ikinci cildi de yokmuş. :)
İnsan ve Hayat
Allah sonra bir örnek veriyor; Vellezî ahracel mer’â:646 “Sonra Allah merayı (yeşillikleri) çıkardı.” Fe cealehu gusâen ahvâ:647 “Sonra onu kupkuru bir çer çöp haline çevirdi.” Allah, ayetleri anlayacağımız en basit, şekilde anlatıyor. Allah “dünya hayatı budur” dedi. “Dünya hayatı en kısa ömürlü olan ottur, çayırdır, çimendir, meradır. İlk önce yeşeren odur, baharı müjdeleyen de odur. Sonra bir süre sonra bakarsın ki sararmış çer çöp haline gelmiştir. Dünya hayatı böyledir” dedi. Asıl mesele nedir? O kısacık hayatı yaşarken Allah’ın rızasını kazanmaktır. Allah’ın dostluğunu, cemalini kazanmaktır. Allah’ın Esmau’l Husna’sıyla Hz. insan olmaktır. Eğer derdimiz, gayemiz bu değilse hayatımızı çer çöp olmuş olarak harcamış; yani hayatımızı çöpe atmış oluruz. Bu hayat böyle kısacıktır. El Esmau'l Husna (7 Cilt Takım) sf. 438 Muhammed Hüseyin (R.A.) Muhammed B. Hüseyin
ulumama ramak kaldı
Çinliler bu devrede Türkleri Çinlileştirmek için çok uğraştılarsa da başarılı olamadılar. Türkler örf, adetlerini, dillerini kaybetmediler ve en parlak zaferlerini de hiç unutmadılar. Türkler bu zamanda “vaktiyle ben Ötüken’in hâkimi Göktürk Kaganının tebaasıydım, şimdi kime tabiyim, nedir bu felaket” diye düşünüyorlardı. Bu bakımdan Türkler aradan geçen elli sene zarfında yer yer bağımsızlık için direnmekten geri kalmıyorlardı. Öyle ki Türkler yer yer küçük devletler dahi kuruyorlardı. 646’da Dokuzoğuzların bir devlet kurma teşebbüsü oldu. 646-649’da kendisini Aşina hanedanından sayan Tegin Ch’e-pi Altay dağlarının bir köşesinde Göktürk Kaganı ilan edildi. Çin’e yerleştirilen Türkler de Çin topraklarında bir hanlık kurmuşlardı. İl Kagan’ın akrabasından olan bir Teginin idaresinde olan bu devletçik hemen Çin’e akınlara başlamıştı. Lakin sonunda bütün bu Türk istiklalcilerinin hepsi de kılıçtan geçirildiler. Bu vaziyet Türklük duygusunun büsbütün kamçılanmasına sebep oldu. Bütün bu hadiseler Türklerde yeniden bir toplanma ve dirilmenin şuurunu yaratıyordu. Bu savaşlarda enteresan bir iki müşahede vardır: Türklere karşı bir muharebeye hazırlanan Tai-tsund, kumandanlarına şöyle demektedir: ”Bütün bozkır şimdi bir denizden farksızdır. Akşam oluyor biraz sonra karanlık basacak, işte o vakit hücum zamanıdır. Göktürkler ancak yaylarını çektikleri zaman korkunçturlar. Tavsiye edeceğim şey kılıç ve mızrak elde olarak onları müdafaaya geçmeden bastırmaktır”. Bu devirde Göktürklerin hürriyet mücadeleleri arasında en dikkate değer olanı Kürşad ihtilalidir. Bu T’anglar’ın en kuvvetli devrinde Türklerin Çin’de ve bizzat Çin başkentinde giriştikleri ihtilal ve hürriyet hareketidir. Bizim edebiyatımıza Kürşad olarak geçen bu Göktürk ihtilalci Tegininin asıl adı Chie-shih-shuai
Tarih